MENU
  • MİZAH
  • ÖZEL HABER
  • RAMAZAN
  • BAYRAM
  • DİYANET
  • SİYASET
  • DUYURU
  • DİNİ BİLGİLER
  • BELDE
  • ORTAKÖY
  • TRAFİK
  • ASAYİŞ
  • AĞAÇÖREN
  • TANITIM
  • YEREL
  • EMNİYET
  • SARIYAHŞİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • VALİLİK
  • ESKİL
  • GÜLAĞAÇ
  • TSK
  • TEKNOLOJİ
  • GÜZELYURT
  • BELEDİYE
  • SEÇİM
  • KADIN
  • ANNE-ÇOCUK
  • ARAŞTIRMA
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • ETKİNLİK TAKVİMİ
  • RÖPORTAJLAR
  • GAZETE MANŞETLERİ
  • TAZİYELER
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
Aksaray Meydan Sondakika Haberleri
DOLAR32.8966
EURO35.3058
GR ALTIN2462.8
ÇEYREK4052.3
Aksaray
Aksaray Meydan Sondakika Haberleri
Aksaray Meydan Sondakika Haberleri
  • GÜNDEM
  • AKSARAY
  • EMLAK
  • OTOMOBİL
  • EKONOMİ
  • EĞİTİM
  • SPOR
  • SAĞLIK
  • DÜNYA
  • 3. SAYFA
Kapat

Küresel Güç Mücadeleleri ve Türkiye

Ana SayfaYazarlarProf. Dr. Kenan Arıbaş
23 Eylül, 2026, Çarşamba 20:58
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Dünya, ekonomik, politik ve askerî güç dengelerinin hızla değiştiği, uluslararası sistemin giderek daha belirsiz ve kırılgan hâle geldiği bir dönemden geçmektedir. Küresel ve bölgesel aktörler arasındaki çıkar mücadeleleri; enerji kaynakları, ticaret yolları, teknoloji, savunma kapasitesi ve jeopolitik nüfuz alanları üzerinden giderek sertleşmektedir. Bu süreç, yalnızca devletler arasındaki rekabeti artırmakla kalmamakta, aynı zamanda mevcut ittifakların ve geleneksel güç dengelerinin yeniden şekillenmesine yol açmaktadır.

Türkiye ise jeopolitik konumu nedeniyle bu güç ve çıkar mücadelelerinin kesiştiği kritik ülkelerden biridir. Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya, Karadeniz ve Doğu Akdeniz arasında bulunan Türkiye açısından küresel dönüşüm hem önemli riskler hem de yeni stratejik imkânlar ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle Türkiye, değişen güç dengelerini yakından izlerken kendi güvenlik, ekonomi ve dış politika önceliklerini korumaya yönelik çok boyutlu bir politika yürütmektedir.

Küresel Finansallaşma, Fon Birikimi ve Reel Ekonominin Kırılganlığı

Günümüzde küresel ekonomik sistemin en önemli kırılganlıklarından biri, sermaye birikiminin giderek reel üretim süreçlerinden finansal varlıklara ve büyük fonlara yönelmesidir. Emeklilik fonları, yatırım fonları, varlık yönetim şirketleri, hedge fonları ve benzeri finansal kuruluşların yönettiği devasa sermaye havuzları, küresel likiditenin önemli bir bölümünü kontrol etmektedir. Bu yapı içerisinde para yalnızca yeni fabrikaların kurulmasına, üretim kapasitesinin artırılmasına veya istihdam yaratılmasına yönelmemekte; hisse senetleri, tahviller, gayrimenkul, emtia, türev ürünler ve diğer finansal araçlar arasında yüksek getiri arayışıyla sürekli hareket etmektedir.

Buradaki temel sorun, finansal varlıkların değerindeki büyüme ile reel ekonominin üretim kapasitesindeki büyümenin birbirinden uzaklaşabilmesidir. Finansal varlık fiyatları reel üretimden, verimlilik artışından ve şirketlerin gerçek gelirlerinden daha hızlı yükseldiğinde spekülatif fiyatlamalar ve varlık balonları oluşabilmektedir. Özellikle düşük faiz ve bol likidite dönemlerinde fonlarda biriken sermayenin yüksek getiri arayışı, belirli varlık sınıflarında fiyatları ekonomik temellerin üzerine taşıyabilir. Bu nedenle küresel finans sisteminde ortaya çıkan bir sarsıntı, başlangıçta yalnızca finansal piyasalara ilişkin görünse bile kredi kanalları, yatırımlar, tüketim ve dış ticaret üzerinden kısa sürede reel sektöre aktarılabilmektedir.

Dolayısıyla çağdaş dünya ekonomisinin kırılganlığı yalnızca üretimin yetersizliğinden değil, finansal sermayenin büyüklüğü, hareket hızı ve reel ekonomiyle arasındaki ilişkinin zayıflamasından da kaynaklanmaktadır. Büyük fonların aynı anda riskten kaçınmaya yönelmesi, sermayenin belirli ülkelerden hızla çıkmasına; tahvil faizlerinin yükselmesine, borsaların gerilemesine ve döviz kurlarında sert hareketlere neden olabilmektedir. Böylece küresel finans sistemi, yüksek miktardaki sermayenin çok kısa sürelerde ülkeler ve varlık sınıfları arasında hareket edebildiği bir yapıya dönüşmektedir.

Türkiye Küresel Bir Finansal Sarsıntıdan Nasıl Etkilenebilir?

Türkiye açısından bu yapı özel önem taşımaktadır. Küresel ölçekte risk algısının yükseldiği ve uluslararası fonların daha güvenli kabul edilen varlıklara yöneldiği dönemlerde Türkiye gibi uluslararası sermaye hareketlerine açık ekonomiler birden fazla kanaldan etkilenebilir. Yabancı sermaye girişlerinin yavaşlaması veya sermaye çıkışlarının hızlanması Türk lirası üzerinde baskı oluşturabilir. Kur hareketleri ithal enerji, hammadde, ara malı ve yatırım mallarının maliyetlerini yükselterek enflasyon üzerinde ek baskı yaratabilir. Küresel faizlerin yüksek seyretmesi ise hem kamunun hem bankaların hem de özel sektörün dış finansmana erişim maliyetini artırabilir.

İkinci önemli aktarım kanalı reel sektördür. Finansal piyasalardaki dalgalanmanın kredi maliyetlerini yükseltmesi ve finansmana erişimi zorlaştırması, özellikle yüksek işletme sermayesine ihtiyaç duyan şirketlerin yatırım ve üretim kararlarını etkileyebilir. Küresel ekonomik yavaşlama aynı zamanda Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki talebi azaltabilir. Böyle bir durumda finansal şok; kur, faiz, kredi, dış ticaret ve beklentiler kanallarının birbirini beslemesi sonucunda üretim ve istihdama kadar ulaşabilir.

Bununla birlikte Türkiye'nin böyle bir sarsıntıdan ne ölçüde etkileneceğini yalnızca küresel gelişmeler belirlemez. Döviz rezervlerinin yeterliliği, cari işlemler dengesi, dış finansman ihtiyacı, enflasyonun seyri, kamu maliyesinin durumu, bankacılık sektörünün bilanço yapısı ve ekonomi politikalarına duyulan güven, dış şokların ülke ekonomisine ne ölçüde aktarılacağını belirleyen temel değişkenlerdir. Bu nedenle küresel finansal dalgalanmalara karşı dayanıklılık, yalnızca kriz ortaya çıktığında alınacak önlemlerle değil, normal dönemlerde oluşturulan makroekonomik tamponlarla ilişkilidir.

Ekonomik Güvenlik ve Üretim Kapasitesi

Yeni küresel güç mücadelesinde ekonomik güvenlik ile millî güvenlik arasındaki sınır da giderek belirsizleşmektedir. Enerjiye, kritik hammaddelere, gıdaya, savunma sanayisine, yarı iletkenlere ve ileri teknolojiye erişim artık yalnızca ekonomik değil, stratejik meselelerdir. Bu nedenle Türkiye açısından küresel finans sistemindeki dalgalanmalara karşı dayanıklılığın artırılması, reel üretim kapasitesinin güçlendirilmesiyle birlikte değerlendirilmelidir.

Burada temel mesele finansal piyasalar ile reel sektör arasında sağlıklı bir denge kurulmasıdır. Finans sisteminin temel işlevi, birikimleri yalnızca kısa vadeli ve spekülatif getiri alanlarına taşımak değil; üretken yatırımların finansmanını da sağlamaktır. Uzun vadeli sermayenin sanayiye, teknolojiye, enerjiye, tarıma, altyapıya ve ihracat kapasitesini geliştiren yatırımlara yönelmesi, ekonominin dış finansal şoklara karşı direncini artırabilir.

Sonuç olarak dünya yalnızca askerî ve politik bir güç mücadelesinden değil, aynı zamanda sermayenin nerede biriktiği, nasıl değerlendirildiği ve reel üretimle nasıl ilişkilendirildiği konusunda yaşanan büyük bir dönüşümden geçmektedir. Finansal varlıkların reel ekonomiden çok daha hızlı değer kazandığı dönemlerde oluşabilecek balonların çözülmesi, küresel ölçekte ciddi ekonomik sarsıntılar yaratabilir. Türkiye'nin böyle bir ortamda izleyeceği yol; finansal istikrarı korurken üretim kapasitesini, teknolojik yetkinliğini, enerji güvenliğini ve ihracat gücünü artırmak; dış finansman kaynaklarını çeşitlendirmek ve ekonominin ani küresel sermaye hareketlerine karşı dayanıklılığını güçlendirmek üzerine kurulabilir. Böylece değişen dünya düzeninde mesele yalnızca krizleri yönetmek değil, küresel finansal sistemde meydana gelebilecek sarsıntıların reel ekonomi üzerindeki etkisini sınırlayabilecek ekonomik direnç kapasitesi oluşturmaktır.

 

Yorum Yazın

Prof. Dr. Kenan Arıbaş

    iletişime geç

    Prof. Dr. Kenan Arıbaş

    Köşe Yazarları
    Prof. Dr. Kenan Arıbaş
    Prof. Dr. Kenan Arıbaş Küresel Güç Mücadeleleri ve Türkiye
    Muhammet Küçüker
    Muhammet Küçüker AKSARAY’DA SİYASET ZAMANI MI?
    Meydanın Sesi
    Meydanın Sesi Başınıza Gelseydi, Ne Yapardınız?
    Aksaray Meydan Sondakika Haberleri
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Aksaray Meydan 2020 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle