Hamd Alemlerin Rabbi olan Allah'adır. Geceyi bize örtü yapan ve uykuyu dinlenme zamanı kılan, ve gündüzü de çalışma zamanı yapan Allah ne güzeldir. Selam o kutlu Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) efendimize olsun. O ki ümmetine çok merhametle yaklaştı. O halde biz Müslümanlar, Allah'a ve Resülüne itaat edelim ve böylece bize de merhamet edilsin.

Zamanımızın en büyük fitnelerinden biride tesettür hadisesidir. Kur'an-ı Kerim'in ve Sünnetin çizdiği tesettür çizgisinden çok uzaklaşmış ve modanın kurbanı olmuş bir vaziyette dolaşan insanların ben “Allah'ın ayetini üzerimde taşıyorum” düşüncesinin çok uzağından dahi geçmediğini görüyoruz. Zira Kur'an-ı Kerim de Allah Celle Celaluhu şöyle buyuruyor:

“Mümin hanımlara söyle: Gözlerini korusunlar, namus ve iffetlerini muhafaza etsinler. Görünen kısmı müstesna olmak üzere, ziynetlerini (süslerini ve süs taktıkları organlarını) teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtünsünler.

Bu ayeti kerime de Allah emrini açıkça bildirmiştir. Allah güzellik risaletini kadının üzerinde daha çok göstermiştir. Bu Allah'ın bir imtihanıdır. Bir başka Ayeti Kerim'e de Allah Celle Celaluhu şöyle buyurmaktadır:

“Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.”

Günümüzde Türkiye'de tesettür ile ilgili bir sorun kalmamıştır. Artık sorun; tesettürü, genç kızların daha çok süs-gösteriş ve moda akımına kapılmış, tamamen aslından uzaklaşmış bir olgu haline dönüştürmeleridir.

Sokaklarımız bunca Ayet-i Kerime ve bunca Hadis-i Şerife rağmen başörtülü mankenlerin gezindiği yerlere dönüşmüştür. Şurası muhakkak ki, tesettür ayeti önce erkeklerin göz kapaklarına gelmiştir. Bu doğrudur. Fakat sokakları ifsad eden en büyük tehlike; ayetlerin bile modaya dönüştürülmüş olmasıdır. Örneğin, bir bacımız kafasına renkli bir şal bağlar, üzerine renkli bir tunik (bunlarda son 20 yılın akımı), alt tarafta -erkek elbisesi- pantolon, ayakta bazen topuklu ayakkabı, başörtüsünün ya da şalının üzerine bir gözlük takar, ondan sonra da İslami bir oluşumda yer alarak, İslam'ın kadın savunucusu olduğunu zanneder. Sübhanallah. Bunca mücadeleler, çekilen sıkıntılar 5 para etmeyecek erkeklerin gözüne batmak için mi çekilmişti? Allah'ın ve Rasulü'nün emri bu muydu? Halbuki İslam kadını, namahrem olacak birine -sadece mecbur kaldığı zaman dahi- konuşmak zorunda olduğu şeyi keskin sert olması gerektiği kadar söyler, en ufak bir tebessüm ya da karşıdaki insanın hoşuna gidecek bir harekette bulunamaz. İslam kadını başımızın tacıdır. Ama tesettürü yerle yeksan eden bacılarımızdan bahsetmiyorum. Tesettürlü diyoruz ama sürdüğü koku 50 metre öteden hissediliyor. Ne diyor Rasulullah (sallallahu aleyhi vessellem) bu konuda, buyurun:

Ebu Musa el-Eş'ari radıyallahu anh'ın rivayet ettiğine göre Peygamberimiz sallallahu aleyhi vessellem şöyle buyurmuştur:

“Her göz yabancı bir kadına bakarak göz zinası işlemiştir. Bir kadın da güzel kokular sürünerek erkeklerin yanından geçerse o da aynen bakan erkekler gibi zina etmiş gibidir.”

Durumun ciddiyetini halen anlamamış kardeşlerim! Allah rızası için bu ayetlerle oyun oynamayalım. Durumun ciddiyetini kavrayalım. Resulullah (Aleyhisselatu vesselam) başka bir hadis-i şerif de şu şekilde buyurdu:

“Ateş (cehennem) ehlinden iki sınıf vardır, henüz onları görmedim. (Birinci sınıf) Yanlarında sığır kuyruğu gibi bir şeyler taşıyıp onlarla insanlara vuran kimseler… (İkincisi) Giyinmiş çıplak kadınlar ki, bunlar Allah'a itaatten dışarı çıkmışlardır. Bunlar hem kendileri baştan çıkmıştır, hem de başkalarını baştan çıkartırlar. Başları deve hörgücü gibidir. Bu gibi kadınlar, Cennet'e girmek şöyle dursun, onun kokusunu bile alamazlar. Halbuki Cennet'in kokusu şu şu kadar uzak mesafeden hissedilir.” (Hadîsin ravisi Ebu Hureyre hazretleridir.)”

Uyan ey İslam kadını! Durumun ciddiyetini anla, vallahi anla! ”Çünkü Kuran ve hadisi şerifin nassı ile sabit olan bir konuda asla taviz verilmez. Allah kapan diyorsa bitmiştir, kula itaat edilmez”. Bu dünya imtihan yeri, Resullah'ın bahsettiği garip kalma yeri. Bir İslam kadını,

Başı kapalı ama, bağrını açmaktan çekinmeyen, kollarının görünmesinden sıkıntı duymayan, sokakta güle oynaya erkekleri cezbederek yanındaki hanım arkadaşıyla konuşan, altına kot, üzerine vücut hatlarını belli eden şeyler giyen, bakışlarıyla namahremi tahrik eden, sürdüğü koku 5 metre öteden duyulan, renk renk şallarının üzerine markalı bir güneş gözlüğü takan biri OLAMAZ.

Sen kardeşim! Eğer tesettürünü Allah için yapıyorsan, kendine çeki düzen ver. Allah'ın ayetlerine sahip çık. Senin mahremin evindir, eşindir, çocuklarındır. Allah kadına annelik özelliğini verdi. En iyi insanı yetiştirende annedir, en kötü insanı yetiştirende… Cennet annelerin ayağı altında değil miydi? NEDEN, ayağının altındaki cenneti 500 yıllık mesafede kokusunu bile duyamayacağın kadar uzaklığa itesin ki? Özgürlük sandığın bu olgu, kapitalizmin oyuncağı olmaktan bir gram öteye geçemez.

Şimdide son moda sosyal paylaşım sitelerimiz oldu. Şeytanın fısıldadığı benlik hissini herkes iliklerine kadar hisseder olmuş. Hanım kardeşlerim! Tesettürlü bacılarım! Siz dışarıda size dakikalarca bakılsa, rahatsız olmaz mısınız? Belki de yolda adamın biri yaklaşsa, yüzünüze uzun uzun baksa, sapık diye bağırırsınız. Peki ne diye Facebook, Twitter vb. sitelerde profil resmi paylaşırsınız? Adam saatlerce resminize bakabilir, hatta kopyalayıp telefonuna alabilir. Hatta daha kötülerini söyleyeyim. Yurt dışında “İslami”! Arkadaşlık sitelerinde, daha da kötüsü pornografik sitelerde görüntünüz kullanılıyor olabilir. Ne kadar acı değil mi? Bizim tesettürümüz bu olmamalıydı. Modanın kurbanı yaptığımız tesettürümüz için artık tesettür podyumları bile hazırlanır olmuş. Tesettür kendini namahremlere daha güzel göstermek için değil, bilakis kendini o haram bakışlardan gizlemek için, Allah rızası içindir. Sirkeci tren garında yapılan bu tesettür defilesinde! Payınız yok mu sanırsınız? Siz ilgi gösterdiniz. Tesettürlü olduğunuz halde, şeytana kulak verip daha güzel görünme hevesiniz, tesettürümüzü mahvetti. Allah'a bunun hesabını nasıl verirsiniz.

“Senin tesettür diye giydiğini Ebu Cehil'in hanımı bile giymedi”. Bu sözlerimiz tüm hanım kardeşlerimiz için değildir. Ama “Emri bil maruf nehyi anil münker” bizim gayemizdir.

Gelin güzel hanım kardeşlerim. Allah sizlere güzellik risaletini verdi. Bu güzellik risaletiniz sadece eşinize özeldir. Bu dünyanın sınavına göğüs gerin. Cenneti tekrar ayağının altında olan anneler olun. Bu toplum sizlerle, sizin ayağa kalkmanız ile düzelecektir. Unutmayın bir Selahaddin-i Eyyubiyi, Fatih Sultan Mehmet'i yetiştiren de bir annedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.