<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Aksaray Meydan Sondakika Haberleri</title>
        <link>https://www.aksaraymeydan.com/</link>
        <description>Aksaray Meydan Okuyacak</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Kalp spazmı kalp krizinin öncüsüdür ve dikkat edilmelidir!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kalp-spazmi-kalp-krizinin-oncusudur-ve-dikkat-edilmelidir-3726</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kalp-spazmi-kalp-krizinin-oncusudur-ve-dikkat-edilmelidir-3726</guid>
                <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Doç. Sinan İnci kalp krizi hakkında bilgiler verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalp spazmı temelde kalp dokusunu besleyen atardamarların kasılmasına bağlı olarak kalbi yeteri kadar besleyememesi sonucu oluşur. Kalp krizindeki gibi göğüste şiddetli ağrı yapar. Zaten her ikisinin de meydana gelme nedeni kalp kasınının belli bir yerine gönderilen kanın azalmasıdır. Kalp spazmı istirahat halindeyken de görülebildiği gibi daha çok efor sarfederken karşımıza çıkar. Ağrı, kalpte baskı, yanma veya sıkışmayla karakterizedir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalp Spazmı Belirtileri</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sıkıntı, daralma, nefes darlığı</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sıkışma ve baskı hissi</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ağrı</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ağrı hissi çoğunlukla göğsün ortasında başlayıp kollara, boyuna, sırta ve çeneye doğru ilerler. Kısa sürelidir. (5-10 dakika) Genellikle fiziksel hareket, fiziksel zorlanma, heyecan, stres, üzüntü ve fazla yemek yeme durumlarından sonra oluşur. Sıklıkla istirahat halindeyken durulur. İstirahat sırasında spazm geçirilmesi daha ciddi bir durumdur. Ağrı keskin değildir; daha çok sıkışma, baskı, yanma veya huzursuzluk şeklinde hissettirir. Nefes alıp vermenin ağrıyı azaltıcı bir özelliği yoktur; kişi refleks olarak nefes alıp verir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalp Spazmı ve Kalp Krizi (Aynı mıdır, Farkları Nelerdir, Nasıl Ayırt Edilir?)</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalp spazmı ile kalp krizi aynı mantıkta meydana gelir diyebiliriz. Belirtileri de birbirine benzer. Eğer kalp spazmı 20 dakika kadar sürerse kalp krizine işaret edebilir. Başka bir ifadeyle kalp spazmı kalp krizinin öncüsüdür ve dikkat edilmelidir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalp Spazmı Tanı ve Tedavisi</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalp spazmı belirtileriyle kardiyoloji uzmanına başvurduğunuzda EKG ve efor testi uygulanır. Çıkan sonuçlara göre teşhis konulur. Tedavi ilaçlarla ya da kalp spazmına neden olan hastalıkları tedavi etmek için anjiyogram, anjiyoplasti ve ameliyatla sağlanır. Kalsiyum kanal blokeleri de spazmaları önlemeye yardımcı olabilir. Doktorunuz hangi tedaviyi uygun görürse ona uyun ve doktor önerisi olmadan ilaç kullanmamanız gerektiğini unutmayın.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öte yandan kalp spazmını önlemek için birtakım davranış değişikliklerini uygulayabilirsiniz:</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sigara ve alkolden uzak durmak.</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sağlıklı beslenmek. Yağlı, tuzlu, kızarmış, işlenmiş gıdalardan uzak durmak.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fazla kilolardan kurtulmak.</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her gün düzenli olarak doktorun tavsiye ettiği sporları uygulamak.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diyabet, yüksek kolesterol ve yüksek kan basıncı gibi hastalıkları tedavi ettirmek.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Aug 2022 16:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2022/08/kalp-spazmi-kalp-krizinin-oncusudur-ve-dikkat-edilmelidir-1659446028.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&#039;Orucun insan vücuduna olumlu etkisi vardır&#039;</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/orucun-insan-vucuduna-olumlu-etkisi-vardir-3684</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/orucun-insan-vucuduna-olumlu-etkisi-vardir-3684</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyolog Doç. Dr. Sinan İnci, Ramazan ayı nedeniyle, kalp ve tansiyon hastalarına “Oruç” uyarısı yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tüm kalp hastalarını aynı kefeye koymanın doğru olmadığını söyleyen Doç. Dr.İnci;&nbsp; “Kalp hastalıkları geniş bir yelpazededir. Düşünülenin aksine kalp hastalarının çoğu doktor kontrolünde oruç tutabilir” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ramazan ayının, birçok kötü alışkanlıkları engellediğini söyleyen Kardiyolog Doç. Dr. Sinan İnci, “Ramazan hem vücut hem de ruh sağlığı için eşi bulunmaz bir süreçtir. Yalnızca kalp ve damar sağlığı açısından sigara içilmemesi, alkol, uyuşturucu ve damar tıkayıcı kolesterolü yüksek meze ve yemek yemede ölçülü olunması damar tıkanma ve kalp krizi riskini azaltır. İnsanlara iyilik yapmak ve ibadet etmek ruh sağlığımızın üzerine inanılmaz olumlu etkileri vardır.&nbsp; Ruhsal sağlımız demek gereksiz streshormonlarının salınımının azalması ve kalp ve damarlarının yıpranmaması demektir. Oruçlu insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda homosistein denilen, fazlalığında damar sertliği ve damar tıkanıklıklarına neden olduğu maddenin kandaki miktarının azaldığı, kalp ve damar hastalıklarıyla ilişkili iltihabi belirteçlerin miktarında azalma olduğu, insülin duyarlığının arttığı bilimsel olarak göstermiştir. Bu açılardan bakıldığında orucun insan vücudu ve metabolizması üzerine oldukça olumlu etkisi vardır” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Oruç tutarken nelere dikkat etmeliyiz?</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kardiyolog İnci; “Orucun tutulduğu mevsimler değişmekle birlikte son yıllarda yaz aylarına denk gelmektedir. Bu nedenle kişilerde sıvı kaybına dikkat etmek önemlidir. Güneş altında çalışan bir kişi ile masa başında, klimalı ortamda çalışanlarının sıvı ihtiyacı da farklıdır. Herkes kendi şartlarına göre ayarlamalar yapmalı ve çevre şartlarından da vücudunu korumayı öğrenmelidir” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ortalama sağlıklı bir bireyin günde 2.5-3 litre sıvı tüketmesinin sağlımız açısından gerekliliğini vurgulayan İnci; oruç tutacak kişilere de şu uyarılarda bulundu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">“Mutlaka sahura kalkmak, sahurda kahvaltı şeklinde beslenmek, 1-2 dilim ekmek, süt, 1 katı yumurta gibi proteinden zengin ve domates, biber, salatalık gibi sebzelerin de eşlik ettiği bir beslenme uygulamak, kuru baklagillerde yapılmış çorba ya da yemeklerden tüketmek şeklinde olmalıdır. Özellikle görkemli iftar organizasyonlarından kaçınıp daha sade beslenmeye dikkat etmek gerekmektedir. İftarda hızlı yemek yememek ve yiyecekleri iyi çiğnemek gereklidir. Yüksek kalorili yağlı gıdaların tüketilmemesi, tatlı ve böreklerden kaçınılması aksine iftara öncelikle bir çorba (tercihen sebze çorbası)&nbsp; veya hafif kahvaltı ile başlanıp ardında sulu az yağlı yemek, zeytinyağlı bir yemekle devam edilmesi önerilmektedir. Bir süre ara vermek sonra ana yemeğe geçmek çok daha uygun olur. Özellikle sindirimi kolay, esmer makarna, sebze, hoşaf, fırın ve tencere yemekleri önerilmektedir. Izgara, fırın et, balık, tavuk da yenebilir. Sindirim sistemini zorlayacak kızartmalar, sos ve baharatlardan uzak durulmalıdır. Tüketilecek tüm gıdaların kısa bir zaman diliminde tüketilmesi yerine saatlere bölerek ufak porsiyonlar halinde kalbe ek yük getirmeden dengeli bir şekilde tüketilmesi önemli bir konudur. Tatlı ve meyveyi ise daha geç saate, teravih namazı sonrasına bırakmak ve tatlı olarak güllaç, dondurma ve diğer sütlü tatlıları tercih edilmelidir. İçecek olarak çay, ayran, maden suyu tavsiye edilir. Az miktarda kahve de içilebilir Yine ramazan ayı sigarayı bırakmak için bir fırsat olarak değerlendirilebilir” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalp hastaları oruç tutabilirmi?</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kardiyolog Doç. Dr. Sinan İnci; Kalp hastalıklarının geniş bir yelpaze olduğunu bu nedenle tüm kalp damar hastalarını aynı kefeye koymanın doğru olmadığını söyledi. “Düşünülenin aksine kalp hastalarının çoğunluğu doktor kontrolünde oruç tutabilirler” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Oruç tutması riskli olan kalp hastalıkları şunlardır:</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">-Kalp damar tıkanıklığı olup bu durumun tam tedavi edilmediği hastalar, yine yakın zamanda kalp krizi geçirmiş kişiler (ortalama 6 ay-1 yıl içinde), damar tıkanıklığına veya kapak hastalığına bağlı açık kalp ameliyatı olmuş hastaların (ameliyat sonrası ilk 1 yıl) bu dönemde oruç tutmaları risklidir. Çünkü ufacık tetikleyici bir durum bu hastalar için ölümcül sonuçlara yol açabilir. Yine stent takılmış ve en az 1 yıl ikili kan sulandırıcı kullanmak zorunda olan hastalarında ilk 1 yılda oruç tutmaları sakıncalı olabilir. Kalp hastalığına eşlik eden böbrek yetmezliği olanlar veya insülin gerektiren şeker hastalığı eşlik edenlere de oruç tavsiye edilmez.-Kontrol altına alınamayan hipertansiyonu olan hastalar tansiyonları kontrol altına alınana kadar oruç tutmamalıdırlar.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">-Herhangi bir nedenden dolayı ortaya çıkmış kalp yetersizliği varsa bu hastalarında oruç tutmamaları daha uygun olur. Kalp yetersizliği olan kişiler, vücutlarında artan tuz ve suyu azaltmak için idrar söktürücü ilaçlar kullanır. İlaçların etkisiyle oruç zamanı aşırı tuz ve su kayıpları olur. Bu durum, bayılmalara hatta şoklara yol açabilir. İftarda, vücuda yüklenen aşırı su ve tuz, zaten sınırda pompalama gücü olan kalbi aşırı çalışmaya zorlar. Bunun yanında, hızlı ve bol yenilen yemek sonrası, sindirim, mide, bağırsak sisteminde kan dolaşım hızı artar. Bu da kalbe yüzde 20 ek yük getirir. Aşırı yük, kalp yetmezliğine yol açar.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">-Kalp kapağı ameliyatı geçirmiş, protez kapağı olan kişilerde hayati önem taşıyan kan sulandırıcı kullanımı ve bu ilacın metabolizma değişimiyle besinlerdeki değişimle etkileneceğinin bilinmesi, susuz kalmanın pıhtılaşmayı arttıracağının bilinmesi ve risklerin ve alınacak önlemlerin buna göre hesap edilmesidir.. Metal protez kapaklı hastaların oruç tutması da sakıncalıdır. En az 3 öğün ilaç kullanmak zorunda olan hastalarda oruç tutmamalıdır. Son olarak Kalp hastalarının bir kısmının, bu dönemde ilaç kullanımlarının aksadığı ve iftarda fazla miktarda ve ağır gıda tüketimiyle beraber kalbe ek yükler gelmesine sebep oldukları bilinmektedir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyolog Doç. Dr. Sinan İnci, son olarak “Her hastanın ve sağlıklı olup sağlık kontrolü yaptıran her insanın oruç tutup tutamayacağını kendisini takip eden hekime danışmasını tavsiye ediyorum. Herkesin Ramazan aylarını tebrik ediyor, sağlıkla geçirecekleri ve sağlıklarına zarar değil, yarar getirecek bir Ramazan ayı geçirmelerini diyorum” dedi.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 Apr 2022 18:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2022/04/orucun-insan-vucuduna-olumlu-etkisi-vardir-1648825444.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık çalışanlarının tatbikatı gerçeğini aratmadı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-calisanlarinin-tatbikati-gercegini-aratmadi-3623</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-calisanlarinin-tatbikati-gercegini-aratmadi-3623</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray’da Acil Sağlık Hizmetleri Hakemli Eğitim Tatbikatı gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Kampüs alanı içerisindeki AFAD eğitim alanında gerçekleştirilen tatbikat, Aksaray Valisi Hamza Aydoğdu’nun kaza ihbarını telsiz anonsu sağlık ekiplere ulaştırması ile başladı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kaza senaryosuna göre; 35 kişinin yaralandığı 4 kişinin hayatını kaybettiği kazaya 20 ambulans, 2 Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ekibi ve 75 sağlık personeli katıldı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sağlık ekipleri kazaya karışan araçlarda ve yerde kanlar içinde yatan yaralılara müdahale ederken yapılan uygulamaları ve yöntemleri takip eden hakemler sağlık ekiplerinin işlemlerini puanladı. Yaralılar sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye sevk edildi. Ekipler, gerçeği aratmayan tatbikatı verilen kısa süreli zaman içerisinde başarıyla tamamladı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tatbikatı izleyen Vali Hamza Aydoğdu yaptığı açıklamada; tatbikat olmasına rağmen sağlık çalışanlarının gösterdiği gayreti bir kez daha takdir ettiklerini söyledi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray’ın çok önemli bir kavşak noktasında bulunduğunu bu yönü ile trafik kazalarında ilk müdahale ve ekiplerin bu alanda eğitimlerinin çok önemli olduğunu ifade eden Vali Aydoğdu; “Trafik kazası ve acil sağlık yardımı noktasında çok daha titizlikle hareket etmemiz gerekiyor. Yapılan eğitim tatbikatında bir kez daha gördük ki sağlık çalışanlarımız bizim gördüğümüzden bazen göremediğimizden, yaşamadığımız duyguları çok yoğun yaşıyorlar. Allah onlara yardım etsin”dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tatbikatın başarı ile tamamlayan ekipleri tebrik eden Vali Aydoğdu; trafik kurallarına uyulmasının önemine dikkat çekerek araç sürücülerinin trafikte daha dikkatli olmaları konusunda uyardı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tatbikatı, Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Yusuf Şahin, Sağlık Müdürü Kerim Yeşildağ, İl Afet Acil Durum Müdürü Cezmi Türkmen ve üniversite öğrencileri izledi.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Jan 2022 16:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2022/01/saglik-calisanlarinin-tatbikati-gercegini-aratmadi-1642080704.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kalp Hastalığı Olabilecek Yedi Belirtiye Dikkat!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kalp-hastaligi-olabilecek-yedi-belirtiye-dikkat-3612</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kalp-hastaligi-olabilecek-yedi-belirtiye-dikkat-3612</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi (AEAH) Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sinan İnci, kış aylarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle kronik kalp damar rahatsızlığı bulunanları uyararak konu hakkında bilgiler verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi (AEAH) Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sinan İnci, kış aylarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle kronik kalp damar rahatsızlığı bulunanları uyararak konu hakkında bilgiler verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Göğüs Ağrısı </span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Göğüs ağrısı meydana geldiğinde ilk akla kalp rahatsızlıkları gelse de birçok başka etken de bu ağrıya neden olabilir. Kalp damar tıkanıklığına bağlı göğüs ağrısı çoğunlukla eforla, stresle ve yemek sonrasında ortaya çıkar. Yani kalbin yükü arttığında meydana gelir. Ağrılar dakikalarca sürebildiği gibi dinlenildiğinde hafifleme eğilimindedir. Göğüs kafesinden veya göğsün sol tarafından başlayıp sol kola, çeneye ve sırta yayılabilir. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nefes Darlığı </span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Önce efor sarf ederken nefes darlığı başlar. İlerleyen dönemlerde geceleri de rahatsız eder. Kalp rahatsızlığı olanlar nefes darlığından dolayı geceleri düz yatamamaya, yüksek yastıkta yatmaya başlarlar. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çarpıntı </span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalp atışları hızlanır ve düzensizleşir. Bu atışlar göğüste anormal bir biçimde hissedilir. İlave olarak terleme şikâyeti eşlik edebilir ve bayılma da görülebilir. Bu bulgular kalp hastalıklarına işaret olabilir. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çabuk Yorulma </span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çabuk yorulmanın birçok nedeni olsa da çoğu zaman kalp yetmezliğinin belirtisi olabilir. Özellikle yaşlılarda ve önceden bilinen kalp damar tıkanıklığı veya kalp kapak hastalığı olanlarda önemlidir. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bayılma </span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalp hastalıklarına veya ritim bozukluğuna bağlı bayılma görülebilir. Bu bayılmalar genellikle kısa sürelidir. Ani gelişir. Tam bir bilinç kaybı olur. Tekrarlamaya müsaittir, ilerleyicidir. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ödem Artışı </span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalp yetmezliğine bağlı olarak vücutta su ve tuz birikebilir. Gündüz biriken fazla su ve tuz yüzünden gece sık sık idrara çıkma isteği duyulur. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Siyanoz </span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çoğunlukla el, ayak parmaklarında ve dudaklarda görülen, dokularda yeterli oksijen taşınamaması nedeniyle meydana gelen mavimsi renk değişikliğidir. Doğumsal kalp hastalıkları, ağır kalp yetersizlikleri ve kapak hastalıkları nedeniyle olabileceği gibi akciğer hastalıkları da siyanoza yol açabilir.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 16:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2021/12/kalp-hastaligi-olabilecek-yedi-belirtiye-dikkat-1640786162.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanlığı kadrolarına yerleştirme sonuçları açıklandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-bakanligi-kadrolarina-yerlestirme-sonuclari-aciklandi-3411</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-bakanligi-kadrolarina-yerlestirme-sonuclari-aciklandi-3411</guid>
                <description><![CDATA[ÖSYM Başkanı Halis Aygün, sonuçların ÖSYM'nin internet sitesinden öğrenilebileceğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2020 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Sağlık Bakanlığı kadrolarına yerleştirme sonuçlarının açıklandığını duyurdu.<br />
SAĞLIK BAKANLIĞI YERLEŞTİRME SONUÇLARI</p>

<p>ÖSYM Başkanı Halis Aygün, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "10-16 Eylül tarihleri arasında tercihlerini aldığımız KPSS-2020/11 Sağlık Bakanlığı kadrolarına yerleştirme sonuçları https://sonuc.osym.gov.tr adresinden açıklanmıştır." dedi.</p>

<p>Aygün, sonuçların sağlık camiasına hayırlı olmasını diledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aksaraymeydan.com/public/images/detay/aygun_5470.jpg" style="width:100%" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Sep 2020 14:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/09/saglik-bakanligi-kadrolarina-yerlestirme-sonuclari-aciklandi-1601378568.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aydın&#039;da karantina ihlaline çözüm</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aydinda-karantina-ihlaline-cozum-3375</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aydinda-karantina-ihlaline-cozum-3375</guid>
                <description><![CDATA[Karacasu ilçesinde, karantinadaki kişilerin ihlallerini önlemek için karantina altına alınan evlere afiş asıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın'ın Karacasu ilçesinde, vaka sayılarının artması üzerine pozitif vaka bulunanların ve bunlarla temas edenlerin evleri afiş asılarak işaretlendi.</p>

<p>"DİKKAT BU EV KARANTİNA ALTINDADIR"</p>

<p>Karacasu Kaymakamlığı İlçe Hıfzıssıhha Kurulu ve Salgın Yönetim Kurulu kararı gereğince ilçede karantina evleri için hazırlanan afişler, ekipler tarafından asıldı.</p>

<p>Afişlerde, "Dikkat, Covid-19 nedeni ile bu ev karantina altındadır. Giriş ve çıkış yasaktır. Şahıslarla temas eden kişilerin kendi sağlıkları için 44116 16 numaralı telefona bilgi vermeleri gerekmektedir. #evdekal, #evdehayatvar Karacasu Kaymakamlığı" ifadeleri yer aldı.</p>

<p>Karacasu, Kurban Bayramı'na kadar tek bir vakanın görülmemesiyle dikkat çeken ilçelerden biri olurken, bayramın ardından ilçe dışından gelenlerin taşıdığı virüsle ilçedeki vaka sayısı 8, temaslı sayısı 108'e çıkmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2020 23:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/08/aydinda-karantina-ihlaline-cozum-1598819118.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;de günün korona tablosu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/turkiyede-gunun-korona-tablosu-3373</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/turkiyede-gunun-korona-tablosu-3373</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'de bugün koronavirüs salgınında 1549 yeni vaka tespit edildi. 39 kişi hayatını kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, günün koronavirüs tablosunu paylaştı. Bakan Koca'nın paylaştığı tabloya göre bugün 101 bin 414 test yapıldı. Yapılan testler sonucu 1549 yeni vaka tespit edildi.</p>

<p>Tedavi altındaki 1003 kişi sağlığına kavuşurken, 39 kişi vefat etti.</p>

<p>"7 MİLYONA YAKIN TEST YAPTIK"</p>

<p>Bakan Koca paylaşımını, "Toplamda 7 milyona yakın test yaptık. Bugün aktif hasta sayımıza 546 kişi daha eklendi. Kabyettiğimiz hasta sayımız toplamda 6.000’den fazla. Ağır hasta sayımızda artış devam ediyor. Tedbirlere uymada gevşek olamayız. Güç tedbirde." notuyla yaptı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aksaraymeydan.com/public/images/detay/korana%20tablo_1122.jpg" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 29 Aug 2020 23:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/08/turkiyede-gunun-korona-tablosu-1598734777.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;deki son koronavirüs bilançosu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/turkiyedeki-son-koronavirus-bilancosu-3293</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/turkiyedeki-son-koronavirus-bilancosu-3293</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Koca, 23 Nisan korona tablosunun açıklanmasının ardından, &quot;Bugün, dünden daha iyi durumdayız. Alınan sonuca tedbirle destek şart. Bize güç verin&quot; dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabı üzerinden Türkiye'deki koronavirüs vakalarına ilişkin son verileri paylaştı.</p>

<p>115 KİŞİ DAHA VİRÜSE YENİK DÜŞTÜ</p>

<p>Bakan Koca'nın paylaştığı verilere göre; koronavirüs nedeniyle ülkede 115 kişi daha hayatını kaybetti. Toplam can kaybı ise 2 bin 491'e yükseldi.</p>

<p>VAKA SAYISI 101 BİNİ GEÇTİ</p>

<p>Bugün 40 bin 962 test yapıldı. Bunların sonucunda 3 bin 116 yeni vaka tespit edildi. Böylelikle toplam vaka sayısı, 101 bin 790 oldu.</p>

<p>18 BİN 491 KİŞİ İYİLEŞTİ</p>

<p>Öte yandan, 2 bin 14 kişi ise koronavirüsü yenerek sağlığına kavuştu. Böylelikle toplam iyileşen sayısı da 18 bin 491 oldu.</p>

<p>"BUGÜN, DÜNDEN DAHA İYİYİZ"</p>

<p>Bakan Fahrettin Koca, yaptığı paylaşımda, "Bugün, dünden daha iyi durumdayız. Bu noktaya, biri bile tesadüfen yapılmamış toplam 791.906 testle geldik. Tanı konanların her birinin temaslı taraması ya yapıldı ya da devam ediyor. Alınan sonuca tedbirle destek şart. Bize güç verin." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="http://www.aksaraymeydan.com/images/upload/tablo-23-nisan_2847.jpg" style="height:325px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2020 01:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/04/turkiye_deki_son_koronavirus_bilancosu_h3293_38efe.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanlığı&#039;nın Hayat Eve Sığar uygulaması kullanıma açıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-bakanliginin-hayat-eve-sigar-uygulamasi-kullanima-acildi-3291</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-bakanliginin-hayat-eve-sigar-uygulamasi-kullanima-acildi-3291</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından kullanıcıların hizmetine sunulması planlanan koronavirüs uygulaması Hayat Eve Sığar, Android ve iOS için yayınlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını ile başa çıkabilmek için çeşitli teknolojiler geliştiriliyor. Sağlık Bakanı&nbsp;Fahrettin Koca, salgına karşı vatandaşların takip edilmesini sağlayacak bir uygulama üzerinde çalıştıklarını açıklamıştı.</p>

<p>Bakanlık tarafından geliştirilen&nbsp;'Hayat Eve Sığar' isimli uygulama, Google Play Store'da ve iOS App Store'da yayınlandı.</p>

<p><strong>SAĞLIK HİZMETLERİ GÖRÜLEBİLİYOR</strong></p>

<p>Uygulamadaki harita üzerinden çevrenizdeki eczane, hastane, toplu taşıma, metro istasyonları ve marketlerin konumları görülebiliyor.</p>

<p><strong>BÖLGENİZDEKİ ENFEKTE VE RİSK YOĞUNLUĞUNU GÖSTERİYOR</strong></p>

<p>Hayat Eve Sığar uygulaması, ayrıca bulunduğunuz bölgede evde izolasyon, enfekte kişiler ve riskli bölgelerin yoğunluk oranlarını gösteriyor.</p>

<p><strong>AİLE BİREYLERİ YAKINDAN TAKİP EDİLEBİLİYOR</strong></p>

<p>Ailem bölümüne merak ettiğiniz ve takip etmek istediğiniz yakınlarınızı ekleyerek, ilgili kişinin bu uygulamayı yükleyip, uygulama üzerinden onay vermesi durumunda onların konum bilgilerini görülebiliyor, takip edilebiliyor ve bulundukları bölgelere göre risk durumları öğrenilebiliyor.</p>

<p>Ayrıca uygulamanın alt kısmında, ülkemizin günlük koronavirüs istatislikleri takip edilebiliyor.</p>

<p>HAYAT EVE SIĞAR UYGULAMASI NASIL İNDİRİLİR</p>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan uygulama, yalnızca Android 5.0 ve üzeri - iOS 10 ve üzeri sürümlerde çalışıyor. Uygulamayı indirmek için aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz.</p>

<ul>
	<li><strong><a href="https://play.google.com/store/apps/details?id=tr.gov.saglik.hayatevesigar&amp;hl=tr" target="_blank">Hayat Eve Sığar - Android</a></strong></li>
	<li><strong><a href="https://apps.apple.com/tr/app/hayat-eve-s%C4%B1%C4%9Far/id1505756398?l=tr" target="_blank">Hayat Eve Sığar - iOS</a></strong></li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Apr 2020 16:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/04/saglik_bakanligi_nin_hayat_eve_sigar_uygulamasi_kullanima_acildi_h3291_efbeb.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&amp;#039;de karantinaya alınan yerlerin sayısı artıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/turkiye039de-karantinaya-alinan-yerlerin-sayisi-artiyor-3284</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/turkiye039de-karantinaya-alinan-yerlerin-sayisi-artiyor-3284</guid>
                <description><![CDATA[Koronavirüs tedbirleri kapsamında 42 ilde, toplam 128 yerleşim yeri karantinaya alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Koronavirüs,&nbsp;Türkiye'de hızlı yaylımını sürdürüyor. Ülkemizde şu ana kadar 574 kişi virüsten dolayı hayatını kaybederken, vaka sayısı da 27 bin 69'a yükseldi.&nbsp;Virüsün yaylımını durdurmak için hükümet tarafından tedbirler de alınmaya devam ediyor.&nbsp;Bu kapsamda, Türkiye'de&nbsp;koronavirüs&nbsp;nedeniyle karantinaya alınan yerleşim yerlerinin sayısı her geçen gün artıyor.</p>

<p>Şu ana kadar 42 ilde, 4 ilçe 3 belde, 44 mahalle, 71 köy, 6 mezra karantinaya alındı...</p>

<p>KARANTİNAYA ALINAN SON YERLER</p>

<p>Siirt'te bir mahalle karantinaya alındı</p>

<p>Siirt'te koronavirüs tedbirleri kapsamında, bir mahallenin&nbsp;karantina&nbsp;altına alınmasına karar verildi. İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulunca, saat 08.00'den itibaren vatandaşları salgından korumak ve salgının yayılmasını önlemek amacıyla karantinaya alınması kararlaştırılan merkez Çal Mahallesi'nde, karantina uygulaması başladı.</p>

<p>Artvin'de Borçka ilçe merkezi karantinaya alındı</p>

<p>Artvin Valisi Yılmaz Doruk başkanlığında yapılan İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu toplantısı sonrası yapılan yazılı açıklamada, Borçka ilçe merkezi ve Borçka ilçesine bağlı Aralık köyünün 2 Nisan tarihi saat 24.00 itibarıyla 15 gün boyunca karantinaya alındığı kaydedildi.</p>

<p>Malatya'da 4 mahalle karantina altında</p>

<p>Malatya'nın Darende, Hekimhan, Arapgir ve Pütürge ilçelerindeki 4 mahalle, koronavirüs salgını nedeniyle karantina altına alındı. Karantina kararı ile birlikte toplam nüfusu bini aşan 4 mahalleye giriş-çıkış yasaklandı. Jandarma, güvenlik önlemi aldı.</p>

<p>Konya'da bir mahalle karantinaya alındı</p>

<p>Konya'nın Beyşehir ilçesinde bir mahallenin, koronavirüs tedbirleri kapsamında karantina altına alındığı bildirildi.</p>

<p>Sivas'ta 3 köyde daha koronavirüs karantinası</p>

<p>Sivas'ta, 3 köy daha koronavirüs salgını nedeniyle karantina altına alınarak giriş ve çıkışlara kapatıldı.</p>

<p>Kars'ta 3 köy ve 1 mahalle koronavirüs tedbirleri kapsamında karantinaya alındı</p>

<p>Valilikten yapılan açıklamada, koronavirüs tedbirleri kapsamında, bazı köyler ve bir mahallenin karantina altına alındığı belirtildi.</p>

<p>Yozgat'da bir köy karantinaya alındı</p>

<p>Yozgat Valiliği, Çekerek ilçesine bağlı Yukarıkarahacılı köyünün karantina altına alındığını açıkladı.</p>

<p>Çorum Sungurlu'da bir köy karantinaya alındı</p>

<p>Çorum’un Sungurlu ilçesi Hıfzıssıhha Meclisi tarafından alınan kararda,&nbsp;“Sungurlu ilçesine bağlı Oyaca köyümüzde insan sirkülasyonunun salgın riskine bağlı olarak durdurulmasına, vatandaşlarımızın kesinlikle bir araya gelmemelerine ve evlerinde kalarak izolasyon kurallarına uymalarına, durum köy muhtarı ve halkına tebliğ edilmesine, kolluk ve sağlık ve ekiplerince kontrol altında tutulması kararlaştırılmıştır.”&nbsp;denildi.</p>

<p>Gümüşhane'nin Şiran ilçesi Yukarı Kulaca köyü karantinaya alındı</p>

<p>Kent giriş ve çıkışlarıyla köylerde önemli tedbirler alındığına işaret edilen açıklamada,&nbsp;"Kocaeli'den Şiran ilçesine geldiği belirlenen bir kişinin, Kocaeli'de koronavirüs pozitif bulgusu bulunan bir kişiyle teması tespit edildiğinden Şiran ilçesinin Yukarı Kulaca köyünde karantina tedbiri alınmıştır."&nbsp;ifadesine yer verildi.</p>

<p>Çankırı'nın Çerkeş ilçesine bağlı Aliözü köyü</p>

<p>Çankırı'nın Çerkeş ilçesine bağlı Aliözü köyünde, şehir dışından cenazeye gelen bir kişinin dönüşte yaptırdığı testin pozitif çıkması sonrasında köye giriş ve çıkışlar geçici süreliğine durduruldu.</p>

<p>Van'ın İran sınırındaki Çaldıran ilçesine bağlı Han Mahallesi, koronavirüs nedeniyle karantinaya alındı</p>

<p>Kaymakamlıktan yapılan açıklamada, Van'ın Çaldıran ilçesine bağlı Han Mahallesi'nin Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla bugünden itibaren karantinaya alındığı duyuruldu.</p>

<p>Rize'de Kendirli beldesi ile 4 köy karantina altına alındı</p>

<p>Rize'de koronavirüs tedbirleri kapsamında merkeze bağlı Kendirli beldesi ile 4 köyün karantina altına alındığı bildirildi. İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, koronavirüs tedbirlerinin artırıldığı belirtilerek,&nbsp;"İlimiz Kendirli beldesi ve bununla yakın temasta olan Yeni Selimiye, Beştepe, Esentepe ve Maltepe köyleri potansiyel koronavirüs vakalarının önüne geçebilmek için karantina altına alınmıştır."&nbsp;ifadesine yer verildi.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Apr 2020 16:24:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/04/turkiye_de_karantinaya_alinan_yerlerin_sayisi_artiyor_h3284_93d01.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Korona salgını maske savaşlarını başlattı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/korona-salgini-maske-savaslarini-baslatti-3283</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/korona-salgini-maske-savaslarini-baslatti-3283</guid>
                <description><![CDATA[Virüsün yayılmasıyla birlikte birçok ülke birbirinin maskesine el koyarken; Türkiye, kendi halkının adresine bedava maske gönderiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya üzerinde hızlı yayılım gösteren ve günlük binlerce insanın canını alan ölümcül virüs korona, devletleri de birbirine düşürdü. Koronavirüse yakalanan insan sayısı dünya genelinde 1 milyonu geçerken, salgını önlemek için çabalayan ülkeler arasında “maske savaşı” yaşanıyor.&nbsp;Almanya, satın aldığı maskelere ABD’nin el koyduğunu iddia etti; Fransa’nın ise&nbsp;İtalya&nbsp;ve İspanya’ya gönderilen maskelere el koyduğu bildirildi. Çekler de İtalya'nın maskelerine el koydu.</p>

<p>AVRUPA'DA KRİZ ÇIKTI</p>

<p>Dört Avrupa Birliği (AB) ülkesi arasında da maske krizi çıktı.&nbsp;İsveç şirketi olan Mölnlycke’den yapılan açıklamada; Çin’den İspanya ve İtalya’ya gönderilmek üzere ithal ettikleri maske ve eldivenlere,&nbsp;Fransa'nın el koyduğu bildirildi.</p>

<p>AMERİKA 4 KATINI TEKLİF EDİYOR</p>

<p>Ayrıca Almanya’dan ve Fransa’dan yetkililer; ABD’nin, Çin’deki üreticilere piyasanın çok üzerinde fiyat teklifleri vererek Avrupa ülkelerinin söz konusu üreticilerle yaptığı anlaşmaları bozduğunu iddia ettiler.&nbsp;Fransızlar da Amerikalıların, kendi önerdiklerinin 3-4 katı fiyatlar teklif ederek işlerini bozduklarını savundu.</p>

<p>TÜRKİYE HALKINA ÜCRETSİZ MASKE GÖNDERİYOR</p>

<p>Dünya üzerinde&nbsp;ABD&nbsp;ve Avrupa'da maske savaşları devam ederken;&nbsp;Türkiye, sosyal devlet olmanın bilincinde hareket ederek koronadan dolayı halkını mağdur etmedi.&nbsp;Birçok ülke maske için birbiriyle dövüşürken Türkiye, ürettiği maskeleri vatandaşın ayağına ücretsiz olarak teslim ediyor.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Apr 2020 16:22:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/04/korona_salgini_maske_savaslarini_baslatti_h3283_dedad.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mecliste koronavirüs oturumu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/mecliste-koronavirus-oturumu-3281</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/mecliste-koronavirus-oturumu-3281</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin yerli tanı kiti geliştirdiğini açıklayan Bakan Koca, ABD'den 500 bin sipariş aldıklarını diğer ülkelerden de talep olduğunu duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüsle mücadele konusunda Meclis'i bilgilendirmek üzere kürsüye çıktı. Türkiye'nin yerli tanı kitini ürettiğini açıklayan Bakan Koca, Amerika'dan 500 bin sipariş aldıklarını diğer ülkelerden de taleplerin olduğunu duyurdu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, konuyla ilgili, "Kendi yerli tanı kitimizi geliştirdik. ABD'ye 500 bin tanı kiti siparişi aldık. Farklı ülkelerden de talepler var.</p>

<p>10 BİNİN ÜZERİNDE TEST YAPTIK</p>

<p>Yakında neredeyse bütün büyükşehirlerde test yapabiliyor olacağız. Yarın hızlı tanı kiti devreye girecek. 10 binin üstünde test yaptık. Yaygın saha araştırmaları yapıyoruz. Taramalarımız önümüzdeki günlerde daha da artacak. Günde 10-15 bin yapabilir hale gelmek istiyoruz." açıklamasını yaptı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>VİRÜSÜN MERKEZİ AVRUPA'YA KAYDI</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bakan Koca'nın açıklamalarından satır başları;</p>

<p>"Mart 2020 itibarıyla Çin'de salgın yavaşladı, Güney Kore, İran ve İtalya'da vakalar arttı. Merkez, Avrupa'ya kaydı. Hastalık esas olarak damlacık olarak bulaşmaktadır. Hapşırmak, öksürmek ile saçılan damlacıkların ellenmesi sonrası elin ağza yüze sürülmesi ile kişilere yayılıyor. Yaygın belirtiler, ateş, öksürük, nefes darlığıdır. Ölüm hızı yüzde 3.8'dir. Kovid-19 numuneleri 16 ildeki laboratuvarlarda değerlendirilmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>TEDBİRLERİ ERKEN ALDIK</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tedbirleri erkenden aldık. İşe bilim kurulu oluşturarak başladık. Dünyadan gelen verileri analiz ettik. Biz baştan beri olayı pandemi olarak analiz ettik. Başarı uygulamaları örnek aldık. İran, Kum şehrini izole etmeyerek bütün ülkeye yayılmasına sebep oldu. İtalya, önlem almayarak salgının Avrupa'ya yayılmasına sebep oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>UMREDEN GELENLER</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Umreden gelen bir vakada pozitif test sonucu çıkması üzerine gelen vatandaşlarımızı öğrenci yurtlarında izole etmeye karar verdik. Uçuş yasağının neredeyse tüm Avrupa'yı kapsaması nedeniyle vatandaşlarımızı ülkemize getirerek izole ediyoruz. DSÖ'nün ısrarla dikkat çektiği, güvence olarak gördüğü iki nokta var. Bu iki unsur, kapsamlı sağlık sistemi ve güçlü ve liderliktir. Devletimizin bu ikisine de sahip olduğuna tüm halkımız inanıyor. Şimdi de hastanelerimizin durumuna değinmek istiyorum. 25 bin 466 erişkin yoğun bakım sayımız mevcut. Art arda açtığımız şehir hastanelerine rağmen yatak sayımız OECD verilerinin altındadır. 10 bin kişiye 28 yatak düşmektedir. OECD verilerine göre sayı 40'tır. Hastanelerimizde 9 bin 997 odamız tek kişiliktir. Gerektiğinde izolasyon ve yoğun bakım olarak kullanılmaya uygundur.</p>

<p>ABD'YE 500 BİN TANI KİTİ SİPARİŞ ALDIK</p>

<p>Kendi yerli tanı kitimizi geliştirdik. ABD'ye 500 bin tanı kiti siparişi aldık. Farklı ülkelerden de talepler var. Yakında neredeyse bütün büyükşehirlerde test yapabiliyor olacağız. Yarın hızlı tanı kiti devreye girecek. 10 binin üstünde test yaptık. Yaygın saha araştırmaları yapıyoruz. Taramalarımız önümüzdeki günlerde daha da artacak. Günde 10-15 bin yapabilir hale gelmek istiyoruz.</p>

<p>SAĞLIK PERSONELİMİZ YOĞUN ÇALIŞMAK ZORUNDA, İZİNLERİ İPTAL ETTİK</p>

<p>Şimdi her hastanenin hasta kabul edebileceği şekilde yeni bir planlama yaptık. Risk altında çalışan sağlık personelinin çalışması ile yeni bir düzenleme yaptık. Riskten korumak istiyoruz. Koruyucu malzemeleri üniversite hastanelerine gönderdik. Üniversitelerimiz talebi olmamasına rağmen geçen gün gece yarısı 50 bin maske gönderdik. Sağlık personelimiz yoğun çalışmak zorunda. İzinleri iptal ettik. Riskleri artmış durumda."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Mar 2020 15:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/03/meclis_te_koronavirus_oturumu_h3281_5c69d.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanı Koca: Koronavirüs vaka sayısı 47’ye yükseldi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-bakani-koca-koronavirus-vaka-sayisi-47ye-yukseldi-3277</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-bakani-koca-koronavirus-vaka-sayisi-47ye-yukseldi-3277</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Koca, şu ana kadar can kaybının olmadığını, artan korona vaka sayısının detaylarını 00.00’a kadar açıklayacağını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs mücadelesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Şu ana kadar ölüm olmadığını belirten Bakan Koca, vaka sayısının arttığını bildirdi.</p>

<p><strong>TOPLAM VAKA SAYISI 47</strong></p>

<p><strong>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bugün konan 29 yeni tanı ile toplam vaka sayısının 47'ye yükseldiğini açıkladı.</strong></p>

<p><strong>Bakan Koca, “Bugün 29 yeni tanı kondu. Yeni tanı konanlarla birlikte toplam hasta sayımız 47 oldu. Son 29 vakanın tamamı doğrudan veya dolaylı olarak ABD, Ortadoğu ve Avrupa temaslıdır, 3’ü Umreden döndü. Yurt dışı teması risk olmaya devam edecek. Tedbirleri sıkı uygulayalım.” dedi.</strong></p>

<p></p>

<p><strong><img alt="" src="http://www.aksaraymeydan.com/images/upload/fahrettin-koca_9729.jpg" style="width: 600px; height: 266px;" /></strong></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2020 23:59:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/03/saglik_bakani_koca_koronavirus_vaka_sayisi_47ye_yukseldi_h3277_243ae.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Koronavirüse dair doğru bilinen yanlışlar</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/koronaviruse-dair-dogru-bilinen-yanlislar-3276</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/koronaviruse-dair-dogru-bilinen-yanlislar-3276</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu tarafından koronavirüs hakkında doğru bilinen yanlışlara ilişkin açıklama yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde koronavirüs vakalarının tespit edilmesinin ardından sosyal medya gibi mecradalarda koronavirüse dair yanlış bilgilerin paylaşımları arttı. Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Ankara Üniversitesi (AÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs hakkında doğru bilinen yanlışlara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Yeni tip koronavirüs&nbsp; ile mücadelede kişisel hijyen kurallarına uyumun yanı sıra dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli fizik egzersizin önemli olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>BURNU TUZLU SUYLA YIKAMAK VİRÜSÜ ENGELLEMİYOR</strong></p>

<p>Ev yapımı turşuların, içerdikleri probiyotikler sayesinde bağışıklık sistemine bir miktar destek verdiği ancak içerdiği tuz nedeniyle aşırı tüketiminden kaçınılması gerektiği, burnun tuzlu suyla yıkanmasının virüsün bulaşıcılığını engellemediği, bağışıklık sistemini özel olarak güçlendirdiğine yönelik kanıtlanmış herhangi bir gıdanın bulunmadığı bildirildi.</p>

<p>Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve Antarktika hariç tüm kıtalara ve 120'den fazla ülkeye yayılan Kovid-19 ile mücadelede doğru bilginin önemine işaret eden Azap, öncelikle tedbirli olunması ve önerilen hijyen kurallarına uyulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p><strong>"SICAK İÇECEKLER ZARAR VEREBİLİR"</strong></p>

<p>Azap, yeni tip koronavirüs açısından test sonucu pozitif çıkan her hasta için hastalık seyrinin farklı olabileceğini ifade ederek, koronavirüse dair doğru bilenen yanlışlara ilişkin şu bilgileri verdi;</p>

<p>"<strong>YANLIŞ:</strong> Her Kovid-19 enfekte olgu, ağır ve ölümcül seyretmektedir.</p>

<p><strong>DOĞRU:</strong> Hastalığın seyrinde yüzde 10-15 oranında ağır solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği ve çoklu organ yetmezliği görülebilir ve yüzde 2-5 oranında ölümle sonuçlanırken, yüzde 80 oranında hastalık hafif seyretmektedir.</p>

<p><strong>YANLIŞ:</strong> Hastalıktan korunmak için maske takmanız yeterlidir.</p>

<p><strong>DOĞRU:</strong> Maske, kişiyi virüsü kapmaktan yeterince korumaz. Sadece kişi hasta ise virüsün başkalarına bulaştırılmasına engel olabilir. Hele ki sağlıklı kişilerin toplumda, gündelik hayatta maske takmasına gerek yoktur. Korunmada en önemli yöntem el temizliğidir. Eller mümkün olduğunca temiz tutulmalı ve göz, burun ve ağıza götürülmemelidir.</p>

<p><strong>YANLIŞ:</strong> El dezenfektanları tüm sorunu çözer.</p>

<p><strong>DOĞRU: </strong>Piyasada değişik isimler ile pazarlanan sözde antiseptik, dezenfektan ve mikrop öldürücülerin çoğu elleri iyi bir 'su-sabun temizliğinden' daha çok koruyamayacaktır. Ellerin, sık sık bol sabunlu su ile dikkatle, iyice ovularak yıkanması koruyuculuk için yeterli olacaktır. Su ve sabuna ulaşılamayacak durumlarda 70 derece ve üzerinde bir kolonya veya alkol bazlı el dezenfektanı da kullanılabilir. Sık el temizliği cildi kurutarak egzama gibi hastalıklara neden olabilir. O yüzden eller günde birkaç kere nemlendirici krem ile nemlendirilmelidir.</p>

<p><strong>YANLIŞ:</strong> Burnu tuzlu suyla yıkamak, tuzlu suyla gargara yapmak ya da sirke virüsün bulaşıcılığını engeller.</p>

<p><strong>DOĞRU</strong>: Bu yanlış bir bilgidir. Bu konuda hiçbir bilimsel veri yoktur. Hatta tuzlu suyun tuz oranı yüksek olursa üst solunum yolu hücrelerine hasar verebilir. Solunum sistemini viral enfeksiyonlardan ya da dış etkenlerden korumada bir kalkan özelliği gösteren, bakteri ve virüslerin solunum hücrelerine tutunmasını engelleyen mukus tabakası da hasar görebilecektir.</p>

<p><strong>YANLIŞ</strong>: Sıcak içecekler içmek virüsü öldürecektir.</p>

<p><strong>DOĞRU</strong>: Aşırı sıcak içecekler ağız-boğaz bölgesini yakıp kavurarak 'koruyucu epitel tabakayı' ve 'önleyici bağışıklık salgılarını' tahrip ettiğinden, faydadan çok zarar verebilir.</p>

<p><strong>YANLIŞ</strong>: Enfekte yüzeyleri sadece su ile ya da ıslak mendil ile silmek yeterlidir.</p>

<p><strong>DOĞRU</strong>: Yüzeyler belli oranlarda sulandırılmış (1:100; 1 birim çamaşır suyu, 99 birim su) çamaşır suyu ya da deterjanla temizlenmelidir. Basit deterjanlar da koronavirüsü önlemede çamaşır suyu kadar etkilidir."</p>

<p></p>

<p><strong>YİYECEK VE İÇECEKLERE DAİR UYARILARDA BULUNDU</strong></p>

<p>Prof. Dr. Azap, bağışıklığı kuvvetlendirmek ya da virüsün etkisini azaltmak için çeşitli yiyecek ve içeceklere yönelik de uyarılarda bulundu. Buna göre, doğru ve yanlış bilgiler şöyle:</p>

<p>"<strong>YANLIŞ</strong>: Sarımsak, soğan yemek koronavirüs enfeksiyonunu önler.</p>

<p><strong>DOĞRU</strong>: Sarımsak ve soğan içerdikleri alisin ve kuvarsetin sayesinde antimikrobiyal özellikleri olan sağlıklı gıdalardır ama koronavirüsten koruma gibi bir faydaları bilimsel olarak ortaya konmamıştır.</p>

<p><strong>YANLIŞ</strong>: Çok turşu yemek bağışıklık sistemini güçlendirip hastalıktan koruyacaktır.</p>

<p><strong>DOĞRU</strong>: Ev yapımı turşuların, içerdikleri probiyotikler sayesinde bağışıklık sistemine bir miktar destek vereceği doğrudur. Ancak aşırı miktarda turşu tüketimi aşırı miktarda tuz tüketimine de neden olarak vücudun sıvı elektrolit dengelerinde değişikliklere ve hipertansiyona sebep olabilir.</p>

<p><strong>YANLIŞ</strong>: Kelle paça çorbası bağışıklık sistemi için şarttır.</p>

<p><strong>DOĞRU</strong>: Bağışıklık sistemini özel olarak güçlendirdiği gösterilmiş herhangi bir gıda yoktur. Önemli olan sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığıdır. Virüslerden korunmada bağışıklık sisteminin önemli olduğu doğrudur. Bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalarla bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmış 3 uygulama vardır. Bunlar, dengeli beslenme, yeterli bir uyku ve düzenli fizik egzersiz şeklindedir.</p>

<p><strong>YANLIŞ</strong>: Alkolsüz kolonya, el dezenfektanı olarak kullanılabilir.</p>

<p><strong>DOĞRU</strong>: Bir sıvının dezenfektan özelliğe sahip olması için minumun yüzde 70 alkol oranına sahip olması gerekir. Uygun el antiseptiği bulunamayan yerlerde yüzde 80-90 arasında alkol içeren her türlü kolonya da el hijyeninde virüsten korunmada kullanılabilir.</p>

<p><strong>YANLIŞ</strong>: Havaların ısınması ile virüs ortadan kaybolacak.</p>

<p><strong>DOĞRU</strong>: Sıcak havanın virüsü doğrudan öldürmesi gibi bir durum söz konusu değil. Ancak havaların ısınması ile insanlar kapalı ve havasız ortamlarda uzun süre vakit geçirmiyor, evler, iş yerleri daha iyi havalandırılıyor ve böylelikle solunum yoluyla bulaşan virüslerin bulaşma olasılığı azalıyor. İkinci olarak da artan sıcaklık nedeniyle virüs dış ortamda daha kısa süre canlı kalabiliyor."</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2020 10:58:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/03/koronaviruse_dair_dogru_bilinen_yanlislar_h3276_fa407.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Farmasi Doğrudan Satış</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/farmasi-dogrudan-satis-3275</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/farmasi-dogrudan-satis-3275</guid>
                <description><![CDATA[Farmasi’nin kullandığı; çok zengin topraklar, çok sayıda baharat ve kokulu bitki çeşitliliği vardır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:106%">Doğal malzemelerle, ürün yelpazemizi çeşitlendirmek için vanilya sezonu bittiğinde üretimlerini çeşitlendirmek için girişimcilere doğrudan satış ağımıza teklif ettik. Girişimcilerimiz durumu şöyle açıklıyor; Farmasi’yle aslında Dünya’yı keşfetmeye yeni başladık. Şirket, doğrudan satış ve büyüme fırsatlarını insanların &nbsp;çevresi için o kadar kolaylaştırmış ki milyonlarca üyesi ile büyümeye son hızıyla devam ediyor. Türkiye’de düzenli bir gelir ve ayrıca sağlam ekip için gerekli eğitim ve doğru insanlarla çalışmak yeterli oluyor. Farmasi gelişim programları ayrıca üyelerine entegre tesislerinde üretim ağını gözlemlemeyi de açmaktadır. Arge ve iyi üretim uygulamaları örnekleri konusunda da eğitim vermektedir. Bu nedenle girişimciler öğrendikleri bilgileri müşterileri ve alt ekip üyelerine aktararak &nbsp;kısa ve uzun vadeli gelir kaynaklarından yararlanmaktadır ve aynı zamanda ekip verimliliğini sürdürülebilir bir şekilde geliştirebilirler.</span></span></p>

<p><b><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:106%">Farmasi ekip kurma ve büyüme için gerekli adımlar</span></span></b></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:106%">Farmasi de ekip kurmak, girişimci olmak ve büyümek için bütün adımları başarılı ve uzman bir müdürden öğrenmek gerekiyor. Bu eğitim Farmasi’ye üye olan herkes için sağlanmaktadır. Tabi ekip arkadaşlarının ve müdürlerinin de çalışkan ve doğru kişiler olması bekleniyor. Sizler sağlam ve doğru ekibin içine katılmak isterseniz sitemizdeki formu doldurmanız yeterli olacaktır. </span></span><a href="https://farmasikayidi.com/"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:106%">Farmasi üye ol</span></span></b></a><b> </b><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:106%">ma şartlarında sizlerden herhangi bir eğitim şartı, meslek, medeni durum, askerlik durumu gib şartlar aranmamaktadır. Reşid olmanız yeterlidir. Başlangıç paketleriyle başlayarak evinizin temel ihtiyaçlarını, kişisel bakım ürünlerini, sağlık ürünlerinizi, parfümeri ve makyaj malzemelerinizi ve daha bir çok yeni doğal ürünleriyle tanışarak kendinize ve çevrenize katkıda bulunarak hem kendiniz hem de çevrenize kazandırabilirsiniz. </span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 Mar 2020 00:53:02 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/03/saglik_bakani_koca_lutfen_14_gun_kuralina_uyun_h3275_2e475.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanı Koca&amp;#039;dan koronavirüs için uyarılar</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-bakani-koca039dan-koronavirus-icin-uyarilar-3269</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-bakani-koca039dan-koronavirus-icin-uyarilar-3269</guid>
                <description><![CDATA[Bakan Koca, virüsün yayılmaması için devlet olarak tüm tedbirlerin alındığını, vatandaşların da kişisel hijyenlerine önem vermesi gerektiğini söyledi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda soruları yanıtladı. Devlet tarafından koronavirüs ile ilgili ciddi tedbirlerin alındığını vurgulayan Bakan Koca, Ankara'ya inen uçaktan, İran'daki son vakalara, kurulacak hastanelerden alınacak kişisel tedbirlere kadar birçok konu hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>"TEDBİRLERİNİZİ ALIN"</strong></p>

<p><u><em>Bakan Koca, koronavirüsle mücadele için kişisel hijyenin önemli olduğunu vurguladı.</em></u></p>

<p>Koca, alınacak tedbirleri şu şekilde sıraladı:</p>

<p>1-&nbsp;Kişisel hijyen ve el yıkaması çok önemli.&nbsp;Normal sabunla 20 saniye yıkama yeterli.</p>

<p>2-&nbsp;Tek kullanımlık mendiller kullanın.</p>

<p>3- Bu dönemde 1 metreden yakın mesafeye girmeyin.</p>

<p>4-&nbsp;Gripli olanlar mutlaka maske kullanmalı. Herkesin maske kullanmasına gerek yok.</p>

<p>5-&nbsp;Kalabalık, yoğun ortamlara mümkün mertebe girmeyin.</p>

<p>6-&nbsp;Bulunduğunuz ortamı sık sık havalandırın.</p>

<p></p>

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıklamalarından satır başları:</p>

<p>TAHRAN'DAN GELEN UÇAĞIN ANKARA'YA İNDİRİLMESİ</p>

<p>"Rotası İstanbul olan uçağı, Ankara'ya çevirdik. Riski minimalize etmek için karantinaya ya da gözleme almamız gerektiğine karar verdik. Geçmişte hastane hazırdı, İstanbul'da hazır olan hastaneler var. Daha önce de personelin deneyiminin varlığı nedeniyle Ankara'yı daha uygun gördük.</p>

<p>İRANLILARI ÜLKEYE ALMIYORUZ</p>

<p>İranlı hiç kimseyi bu süreçte almıyoruz. Dün itibarıyla Çin dışında 33 ülkede koronavirüs görüldü. Türkiye'de herhangi bir koronavirüs vakasına rastlanmadı.&nbsp; Bu, rastlanmayacağı anlamına gelmez. 'Virüs Türkiye'ye girmez' diyemeyiz ama bütün hazırlıklarımız var.</p>

<p>SINIR BÖLGELERİNDE HASTANELER OLUŞTURDUK</p>

<p>Çin ve İran'dan gelen herkesi 14 gün gözetim altında tutuyoruz. Bizim sınırdan girişleri önlememiz gerekiyor. Sınır bölgesinde sahra hastaneleri oluşturuldu. Kum ve Meşhed geçmişi olanları 14 gün sınır ve sınıra yakın bölgede tutmak, ülke içine almamak yeni yaklaşımımız. Vatandaşlarımız rahat olsun, bütün tedbirleri alma konusunda hassasız.</p>

<p>KORONAVİRÜS VAKALARININ GİZLENDİĞİ BİLGİSİ</p>

<p>Tedavi zincirini bırakıp, 'Sonucunuz negatif, gidebilirsiniz' mi denecek? Böyle bir şey olabilir mi? Bu enfeksiyon grip gibi bulaşıyor. Özellikle şu dönemde kişisel hijyen ve el yıkama çok önemli. İran'da ciddi bir salgın var, bize de gelebilir, ülke risk altında."</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Feb 2020 12:01:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/02/saglik_bakani_koca_dan_koronavirus_icin_uyarilar_h3269_59a91.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakanlık gıdada sahtecilik yapan markaları ifşa etti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/bakanlik-gidada-sahtecilik-yapan-markalari-ifsa-etti-3229</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/bakanlik-gidada-sahtecilik-yapan-markalari-ifsa-etti-3229</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda maddelerinde sahtecilik yapan markaları açıklamaya devam ediyor. Bakanlık bu kapsamda 229 firmaya ait ürünü de açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yiyecek ve içecek hayatın olmazsa olmazı. Tükettiğimiz ürünlerin içinde ne olduğunu bilip bilmemek ise en doğal hakkımız. Bazı markalar, ürünlerin içine olması gerekenden başka katkı maddeleri katarak hem maliyeti azaltmaya çalışıyor. Hem de daha fazla kar elde etmeye çalışıyor.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı; taklit, tağşiş veya ilaç etken maddesi tespit edilen toplam 229 firmaya ait 386 parti ürünü kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>İŞTE İSİM İSİM O MARKA VE FİRMALAR</p>

<p><span style="font-size:18px;"><a href="https://aksaraymeydan.com/file/Kamuoyu_Duyurusu_2020-1.pdf">Listeye ulaşmak için tıklayınız...</a></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Jan 2020 17:46:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/01/bakanlik_gidada_sahtecilik_yapan_markalari_ifsa_etti_h3229_92729.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rusya 20 ton çileği geri gönderdi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/rusya-20-ton-cilegi-geri-gonderdi-2682</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/rusya-20-ton-cilegi-geri-gonderdi-2682</guid>
                <description><![CDATA[Zararlı böcek türü taşıdığı gerekçesiyle Rusya, Türkiye&#039;den gönderilen çilekleri geri yolladı. Geri yollanan ürünler listesinde çileğin yanı sıra kayısı da bulunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Rosselhoznadzor’dan yapılan açıklamada, Türkiye’den Moskova’ya giden 12.3 ton yaş çilek ve 7.5 ton kayısıda, zararlı böceğin tespit edildiği bildirilirken toplamda 20 ton ürünün Türkiye'ye geri gönderildiği belirtildi. İncelemenin ardından, zararlı böceğin Rusya topraklarına yayılmasını önleme amacıyla meyvelerin Türkiye’ye geri gönderilmesi kararı alındı.</p>

<p>Dünyanın en tehlikeli zararlı böceklerden biri olan frankliniella occidentalis;&nbsp; aralarında meyve ağaçları, süs bitkileri, tarla bitkileri, sebzeler ve yabancı ot türleri dahil 224 bitki türüyle beslenir. Böcek, sera koşullarında yetiştirilen meyve ve sebzelere de zarar veriyor.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 May 2019 03:34:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2019/05/rusya_20_ton_cilegi_geri_gonderdi_h2682_83f0d.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erken teşhis hayat kurtarır</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/erken-teshis-hayat-kurtarir-2679</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/erken-teshis-hayat-kurtarir-2679</guid>
                <description><![CDATA[Türk Dermatoloji Derneği ve Euromelanom iş birliği ile Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uygulanan ‘Ücretsiz Ben Taraması’  gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupalı dermatologlar tarafından, deri kanserlerinde korunma ve erken tanının önemini vurgulamak amacıyla oluşturulan Euromelanom projesi kapsamında, projenin Türkiye ayağını yürüten Türk Dermatoloji Derneğince 20- 31 Mayıs tarihlerinde 22 ilde, 36 merkezde ücretsiz ben taraması yapılmaktadır.<br />
<br />
Türk Dermatoloji Derneği Başkanı ve Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cildiye Doktoru Prof. Dr. Emel Erdal Çalıkoğlu, Türkiye’nin 2013 yılından itibaren her yıl mayıs ayı içinde düzenlenen bu projede yer aldığını ve Kampanya kapsamında gönüllü dermatologların 20 Mayıs -31 Mayıs tarihleri arasında 22 ilimizde hizmet veren 36 hastanede ücretsiz ben taraması yapacak.” dedi. Benlerin teşhisi konusunda bilgi aktaran Prof. Dr. Çalıkoğlu “Biz burada büyüyen, simetrisi bozulmuş, renk bütünlüğü olmayan benlere dikkat edeceğiz. Bazen çok sayıda beni olan insanlar bunu fark edemeyebiliyor. Diğer benlere göre simetrisi bozuk, renginde bozukluk olan, hızlı büyüyen değişik benleri dermatoskopi cihazı ile yakalamaya çalışıyoruz. Çünkü bu formdaki benler ileride kansere yani melanoma dönüşebilirler. Yani benler arasındaki çirkin ördek yavrusunu arıyoruz.” dedi.</p>

<p>Erken teşhisin hayat kurtardığına da işaret eden Çalıkoğlu, bu yıl 22 ilde, 36 merkezde yürütülecek projenin, bundan sonra her yıl Tüm Türkiye’de yürütülmesi için faaliyetlerini sürdüreceklerini de kaydetti.</p>

<p>Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan ‘Ücretsiz Ben Taraması’ uygulaması için farkındalık çalışmaları adına ‘Deri Kanserine Savaş’ ‘İlk larak beynimizde başlar’ sloganlarını taşıyan tshirtler kullanıldı ve bilgilendirme broşürleri dağıtıldı. &nbsp;Vatandaşların ücetsiz ‘Ben Taraması’ uygulamasına ilgi gösterdiği gözlemlendi.</p>

<p></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 May 2019 14:13:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2019/05/erken_teshis_hayat_kurtarir_h2679_d43a4.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Biz satıyoruz ama siz çocuklarınıza yedirmeyin!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/biz-satiyoruz-ama-siz-cocuklariniza-yedirmeyin-2603</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/biz-satiyoruz-ama-siz-cocuklariniza-yedirmeyin-2603</guid>
                <description><![CDATA[Dükkanında satılan cipslerden birini ateşe veren bakkal, &quot;Vallahi istemeyerek satıyorum. Çok pis koku, plastikten daha hızlı yanıyor” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri'nin Develi ilçesinde bakkal işletmecisi Bülent Durusoy, sosyal medya hesabından bir cips parçasını ateşe verdiği görüntüleri paylaştı.</p>

<p>Görüntülerde cipsin nasıl yandığını gösteren Durusoy, takipçilerine de&nbsp;“Vallahi istemeyerek satıyorum. Lütfen çocuklarınıza yedirmeyin, siz de yemeyin. Bir tanesinden, ne idüğü belirsiz 1 kaşık yağ çıkıyor. Çok pis koku, plastikten daha hızlı yanıyor. Düşünün mideyi nasıl eritiyor. Neden mi çok arttı hastalıklar? Alın size bir örneği cips.”&nbsp;diye yorum yazarak, cipsin zararlı olduğunu göstermeye çalıştı.&nbsp;Durusoy’un takipçileri de videonun altına,&nbsp;"İyiymiş karanlıkta kalırsak mum, soba tutuşturmak içinde çıra görevi yapar."&nbsp;yorumu yaptılar.</p>

<p><iframe height="350" scrolling="no" src="https://www.youtube.com/embed/5p8aCJxO0UU?ref=0" width="625"></iframe></p>

<p></p>

<p><strong>"TAMAMEN YASAKLANSIN"</strong></p>

<p>Bülent Durusoy,&nbsp;“Bana o zaman 'satma' diyenler oldu. Sigara, cips, kola sağlığa büyük zarar veriyor ama tek kişinin satmaması bir anlam ifade etmez. Ben bunları satmasam bile her yer market, büfe dolu. Müşteri gider, ileriden alır. Bu tür zararlı abur cuburların tamamen yasaklanması gerekir.”&nbsp;diye konuştu.</p>

<p></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Mar 2019 14:58:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2019/03/biz_satiyoruz_ama_siz_cocuklariniza_yedirmeyin_h2603_0c51a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mide üşütmesi nasıl geçer?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/mide-usutmesi-nasil-gecer-2579</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/mide-usutmesi-nasil-gecer-2579</guid>
                <description><![CDATA[Mide üşütmesi belirtileri özellikle kış aylarıyla birlikte soğuk algınlığı ile ilgili görülse de aslında mide üşütmesinin altında başka şeyler olabilir. Peki mide üşütmesi belirtileri nelerdir? Mide üşütmesi nasıl geçer?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle kış aylarında ortaya çıkan üşütmeler sadece grip olarak karşımıza çıkmıyor. Mide üşütmesi de bunlardan biri. Fakat bilinenin aksine, mide üşütmesi soğuk şeyler tüketmek ya da karın bölgesinin soğuğa maruz kalmasından dolayı &nbsp;ortaya çıkmaz. Gastroenterit olarak da bilinen mide üşütmesi;&nbsp;virüs,&nbsp;bakteri&nbsp;ya da parazitlerin çoğalması ve hastalığa yol açması durumudur, gastroenterit mideden çok bağırsakları etkiler. Mide üşütmesi belirtileri birden çok olabilir.</p>

<p>Mide üşütmesi belirtileri halsizlikle başlayarak, günler boyunca yatağa düşmenize neden olabilir.</p>

<p>Mide üşütmesi belirtileri&nbsp;</p>

<p>Mide bulantısı<br />
Kusma<br />
İshal<br />
Karın ağrısı<br />
İştahsızlık<br />
Halsizlik<br />
Mide bölgesinde kramplar<br />
Kötü ağız kokusu<br />
Ateş</p>

<p>Mide üşütmesinin ilk belirtisi genelde ishal ve mide bulantısıdır. Zaman zaman ateş de yapabilir. Mide üşütmesi birkaç günde geçebilir.</p>

<p><strong>Peki gastroenterit olarak bilinen mide üşütmesi neden olur?</strong></p>

<p><strong>Mide üşütmesi neden olur?</strong></p>

<p>Mide üşütmesinin başlıca nedeni vücuda giren virüsler ve bakterilerdir. Bu virüslerden mide üşütmesine en çok neden olan norovirüs ve rota virüsüdür. Bakterilerden ise e. coli ve salmonella en yaygınlarıdır.</p>

<p>Mide üşütmesi bulaşıcı bir hastalıktır bu sebeple de genel olarak bağışıklığın düşük olduğu zamanlarda ortaya çıkar. Bebekler ve yaşlılarda ise vücutları daha hassas olduğu için daha yaygındır.</p>

<p>Mideniz rahatsızken yediğiniz yiyecekler de midenizdeki virüslerin çoğalmasını tetikleyebilir. Özellikle laktozlu süt ürünleri mide üşütmesi dozunu artırabilir.</p>

<p>Peki mide üşütmesinin tedavisi nasıl olur? Mide üşütmesi evde geçer mi?</p>

<p><strong>Mide üşütmesi nasıl geçer?</strong></p>

<p><strong>Güç toplamak</strong></p>

<p>Mide üşütmesi düşük bağışıklıktan kaynaklandığı için vücudun güç toplaması gerekir. Bu yüzden dinlenmek en etkili tedavi yöntemi olacaktır.</p>

<p><strong>Sıvı tüketimi</strong></p>

<p>Mide üşütmesi rahatsızlığı aynı zamanda ishal, kusma ve ateşe yol açacağından vüdunuzun susuz kalmasına sebep olabilir. Bu yüzden sıvı tüketimini çoğaltmanızda fayda var. Çorba ve su en iyi yardımcınız olacak. &nbsp;</p>

<p><strong>Doktora başvurun</strong></p>

<p>Özellikle eğer mide üşütmeniz iki gün içinde geçmiyorsa, bir doktora gitmenizde fayda var. Doktorunuz mide üşütmenizin sebebini belirleyecek ve buna göre bir tedavi yöntemi seçecektir.</p>

<p><strong>Yiyecekler</strong></p>

<p>Mideniz rahatsızken yemek yemek istemeyebilirsiniz fakat kızarmış ekmek, pirinç, patates ve çorba gibi hafif yiyecekler midenizi bastırmaya yardımcı olacaktır. Özellikle süt ürünleri, yağlı ve baharatlı yiyeceklerden uzak durum.</p>

<p><strong>Nane Limon</strong></p>

<p>Mide ile ilgili rahatsızlıklarda en bilinen yöntem, nane limon. Nane limon tüm sindirim sistemini rahatlatacaktır.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 Mar 2019 22:38:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2019/03/mide_usutmesi_nasil_gecer_h2579_836b4.Jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Minik Ege 21 dakika boyunca azot gazına maruz kaldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/minik-ege-21-dakika-boyunca-azot-gazina-maruz-kaldi-2571</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/minik-ege-21-dakika-boyunca-azot-gazina-maruz-kaldi-2571</guid>
                <description><![CDATA[6 yaşındaki Ege Avcı&#039;ya oksijen yerine azot gazı verilmesiyle ilgili hazırlanan bilirkişi raporunda, hastane görevlilerinde kusur bulunmadı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Torbalı ilçesinde ailesi tarafından hastaneye götürülen Ege Avcı, gözündeki şaşılık nedeniyle ameliyat olacaktı. Başta her şey normal bir muayne süreciyle başladı. 10 Aralık 2018 tarihinde Torbalı Devlet Hastanesi'nde ameliyata alınan Ege'ye, anestezi sırasında oksijen yerine azot gazı verildi. Akıl almaz olayda minik Ege'nin önce kalbi durdu, sonra da beyninde ödem oluştu.</p>&#13;
&#13;
<p>SEREBRAL PALSİ TEŞHİSİ</p>&#13;
&#13;
<p>Doktorların müdahalesiyle hayata döndürülen Ege, Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi'ne sevk edildi. Yapılan tetkiklerde, Ege'ye anestezi sırasında oksijen yerine azot gazı verilmesi durumu açıklıyordu. Yaklaşık 2 ay tedavi gören minik Ege'ye, serebral palsi teşhisi konuldu. Hastanede kaldığı ilk bir ay boyunca destek cihazı yardımıyla solunum yapabilen Ege'nin nefes borusuna, trakeostomi tüpü takıldı.</p>&#13;
<div id="friend" style="position:fixed;top:0;left:0;margin:999999px">&#13;
&#13;
<strong>bornova escort</strong> &#13;
</div>&#13;
<p>(Serebral Palsi: Vücut hareketlerini ve kas koordinasyonunu kalıcı şekilde etkileyen bir dizi nörolojik bozukluk.)</p>&#13;
&#13;
<p>Yaklaşık 20 gün önce taburcu edilip, Torbalı'daki evine getirilen Ege için ailesi, çocuklarının odasını mini bir sağlık ünitesine dönüştürdü.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 Mar 2019 15:36:37 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2019/03/minik_ege_21_dakika_boyunca_azot_gazina_maruz_kaldi_h2571_17220.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Lida Zayıflama Hapı Kullanıcı Yorumları</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/lida-zayiflama-hapi-kullanici-yorumlari-2526</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/lida-zayiflama-hapi-kullanici-yorumlari-2526</guid>
                <description><![CDATA[Herkesin merak ettiği Lida zayıflama hapı kullanıcı yorumları.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tıp dünyasında diyetsiz ve sporsuz zayflamanın çok zor ve maliyetli olması nedeniyle son zamanlarda en popüler ürünlerden biri olan Lida zayıflama hapı kullanılmakta. İçerisinde sadece bitkisel gıda takviyeleri olan lida, diyetsiz ve sporsuz zayıflamanıza yardımcı olmakta. İşte karşınızda mucizevi zayıflama hapı <a href="https://womenbeautysecrets.com/"><strong>Lida </strong></a>kullanan yorumları</p>

<blockquote>
<header>
<p><cite><b>süheyla sarınca</b>&nbsp;</cite></p>
</header>

<p>merhaba lida hapını internette gezinirken karşıma çıktı faydası olurmu diye düşündüm sonra kendi kendime amannn süheyla bos ver dedim ve sonra yorumları okudum cidden etkilendim ve bu siteden sipariş verdim ürünüm hızlı bir şekilde geldi yurt içi kargo ile iyiki kullanmışım bütün kıyafetlerimi terziye verdim ???? daralması için çok mutluyum .Ben 16.12.2019 de içmeye basladim 78 kilo ile ve daha bir ay olmadi zaten 14 gündür içiyorum.şuan 72 kilo ve midem küçüldü müm kün degil gibi geliyor ama mümküm oldu tavsiye ediyorum kesinlikle vücuduma hiç bir zarari olmadı zararı mu diye hemogram,idrar ,karaciğer enzimleri ,tsh ,hormon paneli, rutin biyokimya,akçiger usg ,ekg,tüm abdomen usg bile çektirdim sonuçlar gayet normal değerlerde sevindim.lidayı bıraktıktan sonra ne olur diye endişelerim fakat hiç sorun görmedim beni gören her 5 kişiden biri ne yaptigimi soruyor ve lida zayıflama hapını söyleyince hemen bu siteden sipariş veriyoruz ayni etki kullanan eşim dostum ve çalıştığım doktorum da da mevcut hızlı ve güzel kilo vermemizi sahladı.Diyet ,spor vs yapmadim ilk basta 2-3 gün kabızlık oldu ama sonra düzeliyor.2.pakete gerek kalmadi cok tesekkür ediyorum lida zayıflama hapına</p>
</blockquote>

<blockquote>
<header>
<p><cite><b>can kıraç</b>&nbsp;</cite></p>
</header>

<p>merhaba arkadaşlar 7 sene lida zayıflama hapını kullanmıştım cidden cok güzel sonuçlar görmüştüm fakat yurt dışına çok çıktığımdan düzensiz beslenmeler sonucun da kilolarımı geri aldım 1 yerden sipariş verdim lida yerine apuk sapuk birşey göndermişler geri aradığımda telefonlarına ulaşamadım ve bi arkadaşımlar konuşurken bu siteyi söyledi be bu siteden sipariş geçtim yurt içi kargo ile ertesi gün geldi ankaradan göndermişler benim yerim samsunda ürünü kullandım ve sonuclarına inanamadım ben bu da işe yaramaz diye kullanmıştım harika sonuçlar gösterdi 1 ayda 9 kilo verdim kürşat arkadaşıma teşekkür ederim bu siteyi tavsiye ettiği için ve ayrıca sizede teşekkür ederim herkese tavsiye ediyorum sizi iyi çalışmalar</p>

<p></p>
</blockquote>

<blockquote>
<header>
<p><cite><b>hilal akdağ</b>&nbsp;</cite></p>
</header>

<p>Merhaba, Lida’yı sizden cevap aldığım gibi sipariş edeceğim ama öncelikle bir şey danışmak istiyorum. Ben üç senedir polikistik over hastasıyım, belki bilirsiniz bu hastalığın bir tedavisi yok. sadece kistlerimden dolayı vücudum şeker hastası gibi davranıyor ve insülin direnci ortaya çıkıyor ama şeker hastası değilim. bu şekilde kilo alıyorum. bir sene içinde neredeyse 30 kilo aldım. doktorlar şeker ve tatlı krizlerini önlemek için glucophage kullanmamı önerdiler ve bir seneye yakındır çok da düzenli olmamakla birlikte bu ilacı kullanıyorum. şimdi ise lida kullanmak istiyorum çünkü 35 kilo fazlam var, boyum 1.80 ve 115 kiloyum. allahtan boyum uzun da kilom o kadar çok durmuyor ama vücudum bu kiloyla daha fazla savaşamıyor. glucophage’ın zararı olur mu? ve 4 kutu sipariş vermek istiyorum şimdilik sizce nasıl etki eder?</p>
</blockquote>

<p>&nbsp;Yorumlardan da anlayacağınız gibi oldukça rağbet gören ve tutulan Lida zayıflama hapı, alternatif tıbbın ne kadar geliştiğinin bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.&nbsp;</p>

<p>Kaynak:<a href="https://www.lidasiparis.net/lida-kullanici-yorumlari/">https://www.lidasiparis.net/lida-kullanici-yorumlari/</a></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Jan 2019 16:46:15 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2020/02/lida_zayiflama_hapi_kullanici_yorumlari_h2526_d1a30.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Böbrek hastalıkları önemli bir halk sağlığı sorunudur</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/bobrek-hastaliklari-onemli-bir-halk-sagligi-sorunudur-2355</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/bobrek-hastaliklari-onemli-bir-halk-sagligi-sorunudur-2355</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Banu Diri, 8 Mart Dünya Böbrek günü nedeniyle bir açıklama yaparak; “Böbrek hastalıkları ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunudur” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Nefroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Banu Diri; Böbrek sağlığı ve hastalıkları konusunda toplum bilincini artırmak, erken tanının önemini vurgulamak ve kronik böbrek hastalığının insan sağlığı ve ülke ekonomisi üzerindeki ağır yükü hakkında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla her yıl mart ayının ikinci perşembesinin dünyada böbrek günü olarak kutlandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Böbrek ve Böbreği Korumanın Önemi Yrd. Doç. Dr. Diri; “Böbreklerimiz vücudumuzun boşaltım sistemini oluşturarak kandaki zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Ayrıca böbrek hastalığı ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunudur. Kronik böbrek hastalığının olumsuz sonuçlarını engellemenin en etkin yolu hastalığın tedavisinden çok önlenmesine dayalı olmalıdır. Sağlıklı yaşam tarzı değişikliklerinin toplumumuz tarafından benimsenmesi ve uygulanması hastalığın büyük oranda kontrolünü sağlayacaktır” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Hayat tarzınızı değiştirin</span></span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Diri, “Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, obezite, ileri yaş ve ailede böbrek hastalığı olan kişiler böbrek hastalığı için yüksek risk gruplarıdır. Birçok hastalıkta olduğu gibi böbrek hastalıklarının bazılarında da, hayat tarzının değiştirilmesi kişiyi hastalıklardan korumaya yardımcıdır. Böbrek sağlığı için, alkol ve sigaradan uzak durun, tuzunuzu azaltın, yeterli miktarda su tüketin, düzenli olarak egzersiz yapın, düzenli beslenerek, ideal kilonuzu koruyun, gelişi güzel ilaç kullanmayın, düzenli sağlık kontrolü yaptırın, idrarınızı uzun süre tutmayın ve kişisel temizliğinize dikkat edin” dedi.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Mar 2018 12:01:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2018/03/bobrek-hastaliklari-onemli-bir-halk-sagligi-sorunudur_14975.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık çalışanlarına “Sıfır Atık” projesi anlatıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-calisanlarina-sifir-atik-projesi-anlatildi-2343</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-calisanlarina-sifir-atik-projesi-anlatildi-2343</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan sağlık çalışanlarına, “Sıfır Atık Projesi” anlatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Çevre Mühendisi Emine Erdem, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yürütülen, ‘Sıfır Atık Projesi’nin, başta hastaneler olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarda uygulanacağını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Çevre Mühendisi Erdem, “sıfır atık” projesinin, israfın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılması, ortaya çıkan atık miktarının azaltılması, etkin toplama sisteminin kurulması, atıkların geri kazanımının sağlanması, doğanın korunması ve ekonomik olarak tasarruf sağlanması amacı ile başlatıldığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi çalışanlarına rakamsal veriler ışığında neler yapılması gerektiğine dair bilgiler veren Çevre Mühendisi Erdem, geri dönüşümle kazanılan bir ton kağıt atığın, 17 ağacın kesilmesini önlediğini, metal ve plastik geri dönüşümler ile %95 enerji tasarrufu, bir ton cam için yaklaşık 100 litre petrol tasarrufunun sağlanabildiğini aktardı.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Mar 2018 15:32:15 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2018/03/saglik-calisanlarina-sifir-atik-projesi-anlatildi_bcd76.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocuklarda gece alt ıslatmaya dikkat</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/cocuklarda-gece-alt-islatmaya-dikkat-2342</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/cocuklarda-gece-alt-islatmaya-dikkat-2342</guid>
                <description><![CDATA[Şeker hastalığı ve hormonal dengesizlik idrar kaçırmaya neden olabilir]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Özdemir, çocuklarda gece idrar kaçırmanın (Enuresis nocturna) genetik ve psikolojik nedenlerden olabileceği gibi hormonal dengesizlik ve şeker hastalığından da kaynaklanabileceğini söyledi. Bu nedenle 5 yaşını geçmiş ve altını ıslatmaya devam eden bir çocuk için anne ve babalardan mutlaka doktora başvurmalarını, altını ıslatma nedenlerin detaylı araştırılmasını ve profesyonel yardım almaları konusunda uyardı.</p>

<p>Şeker hastalığı idrar kaçırmaya neden olabilir</p>

<p>Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özdemir, “Gece idrar kaçırıp, altını ıslatmanın çocuklarda çok sık rastlanılan şikayetlerden olmakla birlikte, Anne ve babalar genellikle çocukların gece idrar kaçırma sorununu psikolojik bir nedene bağlasada, hormonal dengesizlik, şeker hastalığı ve idrar yolları enfeksiyonu kaynaklı olabileceği göz ardı edilmemeli. Çoğu zaman geceleri olan alt ıslatma problemi kendiliğinden düzelir. Fiziksel olarak sorunu bulunmayan çocuklarda işeme eğitimi programı ile uygun alışkanlıklar kazandırılabilir. Ödüllendirilme yapılmalı ve sıvı alımı kısıtlanması yapılabilir. Çocuk yatağı ıslattığında çalan gece alarmları da kullanılabilir. Uygun görülen durumlarda hekim tarafından ilaç tedavisi başlanabilir”</p>

<p>Altını ıslatma özgüven kaybına neden oluyor</p>

<p>Özdemir, “Çocuklarda idrar kaçırmanın yarattığı strese bağlı olarak, çocukta özgüvende azalma, içe kapanma, utanç duygusu, aşağılık kompleksi, depresyon ve davranış bozuklukları görülebilir. Erkek çocuklarda kız çocuklarına göre altını ıslatma daha sık görülebilir. Çocukluklarında anne ve babadan birinde alt ıslatma sorunu görülmüşse, çocukta alt ıslatma görülme riski yüzde 50 oranında artar. Çocuklar mesane kaslarının gündüz kontrolünü 2-3 yaşlarında kazanırken, gece mesane kontrolü ise 4-5 yaşlarında kazanılır. Çocuklar 5 yaşını geçmesine rağmen istemsizce uyku halinde idrar kaçırmaya devam ediyorsa alt ıslatma sorunundan söz edilebilir. Profesyonel yardım almalıdır. Anne ve baba çocukla yakından ilgilenmeli ve destek olmalıdır. Çocuğu motive etmeleri gerekir. Çocukta özgüven kaybına yol açacak herhangi bir davranışta bulunulmamalıdır” dedi.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Mar 2018 10:29:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2018/03/cocuklarda-gece-alt-islatmaya-dikkat_77177.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni Hastaneye 200 Yataklı EK Bina</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/yeni-hastaneye-200-yatakli-ek-bina-2338</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/yeni-hastaneye-200-yatakli-ek-bina-2338</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi 200 yataklı ek bine ihalesi yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray Halkına Sağlık’ta daha kaliteli ve geniş kapsamlı hizmet vermek amacıyla yapımı tamamlanan 400 yataklı Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine ek olarak 200 Yataklı ek hizmet binası ihalesinin gerçekleştiğini bildirdi.</p>

<p>Yapımı tamamlanan 400 yataklı hastaneye entegre ve projesine uygun olarak yapılacak olan hastane binası yaklaşık 40.000 m² kapalı alan üzerine kurulu olacak. Bu sayede Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi toplamda 600 yatak ve yaklaşık 104.000 m² kapalı alana sahip olacak. İhalesi yapılan hastane ile birlikte; Tüp Bebek Ünitesi, Fizik Tedavi Salonları, Onkoloji Hizmet Birimi, KBRN Ünitesi, 36 Öğretim Görevlisi Odası, Nükleer Tıp Merkezi, Görüntüleme Merkezleri, Endoskopi Ünitesi, 4 Ameliyathane, 12 Yataklı Anne Oteli, &nbsp;İdari bürolar, kapalı otopark gibi birçok hizmeti de barındıracağı bildirildi.</p>

<p>Sağlık Tesisi gerek İlimiz Halkına gerekse çevre illerden gelen hasta ve hasta yakınlarına Modern koşullarda sağlık hizmeti verileceğini ifade eden yetkililer. Kısa zamanda tamamlanıp Aksaray halkına hizmet vereceğinide belirttiler.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 27 Feb 2018 10:12:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2018/02/yeni-hastaneye-200-yatakli-ek-bina_1ff89.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Kurulunda Heyet, haftanın 5 günü toplanacak</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-kurulunda-heyet-haftanin-5-gunu-toplanacak-2327</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-kurulunda-heyet-haftanin-5-gunu-toplanacak-2327</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, Sağlık Kurulu (Heyet) gün sayısı attırıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Öncesinde, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri toplanan Sağlık Kurulu (heyet), artık Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri olmak üzere haftanın 5 günü toplanacak.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden yapılan açıklamada, Askeri raporlar, engelli durum raporları, Emeklilik için durum bildirir raporlar, mahkemeye sunulan raporlar, silah ruhsatı ve ehliyet raporları, 2022 ve evde bakım raporlarına taleplerin arttığını ve artan talep karşısında, uzun randevu süreleri vermemek için böyle bir kararın alındığı kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Çocuk Hastalar Perşembe günü değerlendirilecek</span></span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden yapılan açıklamada, Sağlık Kurulunun (Heyet), hafta içi her gün 13.30’da C Blok’ta bulunan yerinde toplanacağı ve çocuk hastaların durumlarının, Çocuk ve Ergen Psikiyatristinin sadece Perşembe günü toplanacak olan heyete katılacak olması nedeniyle, Çocuk Hastalar için durum değerlendirmesinin Perşembe günleri yapılacağı duyuruldu.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Feb 2018 16:25:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2018/02/saglik-kurulunda-heyet-haftanin-5-gunu-toplanacak_2ce94.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kalpte ilklere devam</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kalpte-ilklere-devam-2309</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kalpte-ilklere-devam-2309</guid>
                <description><![CDATA[Özellikle kalp konusunda birkaç yılda büyük bir sıçrama gerçekleştiren AÜEAH kasıktan girerek kalp deliği kapatarak bir ilki daha gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Gerek yönetimin destekleri, gerek siyasilerin destekleri, en önemlisi de doktorundan hemşiresine, sağlık görevlisinden bakıcısına herkesin büyük bir özveri ile çalıştığı AÜEH (Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi) özellikle kalp konusunda yaptığı çalışmalar ve üst üste gerçekleştirdiği ilklerle çok hızlı bir ivme ile çalışıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Son 2 yıl içerisinde kalp konusunda çok hızlı bir ilerleme kaydeden AÜEH Kardiyoloji Bölümü bu süre içerisinde kalp konusunda özellikle Anjiyo, Stent gibi konularda başka şehirlere gitmenin önünü yarıdan fazla keserken, branşında sürekli kendini geliştirmesi de bu birime olan güvenin her geçen gün artmasına neden oluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Yeni hastaneye taşındıktan sonra kavuşulacak çok daha iyi fiziki şartların ardından bir süre sonra kalp konusunda uzmanlaştığı düşünülen çevre illerin özel ve devlet hastaneleri ile rekabete girişmesine kesin gözüyle bakılan AÜEH Kardiyoloji Bölümü mevcut koşullarda da Aksaray’daki yeni ilklere imza atmaya devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Son olarak bir hastanın kalbinde bulunan deliği kasıktan girerek kapatan Kardiyoloji Bölümü Doktorları bir kez daha takdir toplarken, yapılan operasyonlar sadece Aksaray Halkı tarafından değil hastane personeli tarafından da takdir topluyor. Son operasyon ile ilgili bir teşekkür maili yayınlayan Dr. Sinan İnci’de duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getiriyor: “Hastanemizde ilk kez kasıktan girilerek kalp deliği kapatma işlemi gerçekleştirdik. Büyük emekleri geçen tüm kardiyoloji uzmanlarımıza, anjio ekibine, anestezi ekibine ve vakanın başından sonuna destek veren başhekimimiz prof dr. Hakan Bingöl beye çok teşekkür ediyoruz.”.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 07 Jan 2018 19:20:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2018/01/kalpte-ilklere-devam_35d85.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ortaköy Devlet Hastanesinde bir ilk Diz protezi ameliyatı yapıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/ortakoy-devlet-hastanesinde-bir-ilk-diz-protezi-ameliyati-yapildi-2286</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/ortakoy-devlet-hastanesinde-bir-ilk-diz-protezi-ameliyati-yapildi-2286</guid>
                <description><![CDATA[Ortaköy Devlet Hastanesi&#039;ne ortopedi ve travmatoloji uzmanı olarak atanan Op. Dr. Mustafa Arık, ilçede bir ilke imza atarak total diz protezi ameliyatını başarıyla yaptı. Şiddetli diz ağrısı nedeniyle Ortaköy Devlet Hastanesi ortopedi polikliniğine başvuran hastamıza Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mustafa Arık, yapılan muayene ve tetkikten sonra hastaya ameliyat olması gerektiğine karar verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ortaköy Devlet Hastanesi'nde ameliyata alınan hasta 3 saatlik başarılı bir operasyon geçirdi. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mustafa Arık, ameliyat olan hastanın bozulan diz ekleminde yüzey değişimi meydana geldiğini belirterek, halk arasında "kireçleme" olarak bilinen diz hastalığı ve yürüyüş bozukluğu ile gece sıklaşan ağrılardan dolayı ameliyata aldıklarını söyledi. Arık, hastanın 24 saat aradan sonra yürümeye başlayacağını ve 5 gün sonra da taburcu edileceğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diz protezi ameliyatından sakın korkmayın!</span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Op. Dr. Mustafa Arık , insanların hayat standarlarını büyük ölçüde düşüren diz ağrılarına ameliyat korkusu nedeniyle katlanmak zorunda kaldıklarına dikkat çekerek, Diz protesi ameliyatlarının korkulacak bir ameliyat olmadığını dile getirdi. Diz protezj ameliyatının aşınmış ve bu nedenle ağrıya neden olan diz ekleminin değiştirilmesi olduğunu kaydeden Op.Dr.Mustafa Arık, " Uyluk kemiğinin en altı ve kaval kemiğinin üstü çıkarılarak metal bileşenler ile yeni bir diz eklemi yapılır.Yani aşınmış olan eklem çürük bir dişteki kaplama gibi değiştirilir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu ameliyat sayesinde hastalar aylar hatta yıllardır çekmiş oldukları ağrıdan çok kısa bir süre içinde tamamıyla kurtulurlar. Ameliyat aynı zamanda dizin hareket kabiliyetini de artırabilir.&nbsp; Böylece hastalar ağrı duymaksızın daha rahat yürüyebilirler." şeklinde konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diz Protezi Ameliyatı Nasıl Yapılmaktadır?</span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diz protezi ameliyatı bir çok onarıma benzer prensipte yapılır.Aşınmış parçalar çıkarılır yerlerine yenileri koyulur. Diz ameliyatında, diz kemiklerinin zarar gören kısımları çıkarılır ve dizin yüzeyine metal ve plastik implantlar takılır. Diz ameliyatının yapılacağı günde tipik olarak şunlar yapılır:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kolunuza küçük bir boru (intravenöz hat) sokulur. Bu boru ameliyatınız boyunca antibiyotik ve diğer ilaçları almanız için kullanılır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ameliyat odasına alınırsınız ve orada size eğer risk oluşturacak bir durumunuz yoksa belinizden anestezi verilerek bacaklarınızın uyuşması sağlanır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Anestezi etkin olmaya başlar ve diziniz &nbsp;özel bir çözelti ile sterilize edilir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diz protezi ameliyatı normalde bir - üç saat kadar sürer ve ekleme ulaşmak için dizin üzerinden kesi alınmasıyla ameliyat başlar.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cerrah kemiklerin tamamını görür ve özel, hassas kılavuz ve aletler kullanılarak problemli yüzeyler alınır ve implantı kabul etmek için kemik uçlarına şekil verilir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İmplantlar kemiklere tespit edilir. En iyi diz fonksiyonunu sağlamak için dizi çevreleyen bağların ayarlanması da gerekebilir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cerrah implantların uyumundan ve fonksiyonundan memnunsa kesi kapatılır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ameliyat bölgesinde doğal olarak gelen sıvıların vücuttan atılması için yaranın içine özel bir hortum (dren) sokulur.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Steril bir bandaj uygulanır ve odanıza götürülürsünüz.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Birkaç gün ağrınız olabilir &nbsp;fakat doktorunuz sizi dizinizi çalıştırmanız için sürekli olarak teşvik edecek ve ertesi gün sizi ayağa kaldırıp yürütecektir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yaklaşık 5 gün civarında doktorunuz uygun görürse sizi taburcu edecektir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve takip eden 1 ay süre boyunca kan sulandırıcı ilaç ve toplar damarları sıkarak kan dolaşımını arttıran anti-embolik (pıhtı önleyici) çorap kullanmanız bacaklarınızdan pıhtı atmasına engel olacaktır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Total diz protezinin bir ömrü var mıdır?</span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Total diz protezini oluşturan metal ve plastik parçalar, hareket sırasında ortaya çıkan sürtünmeye bağlı olarak zaman içinde aşınır. Aşınma ile ortaya çıkan ve gözle görülmeyecek kadar küçük metal ve plastik parçalarına karşı vücudun cevabı ile diz protezinin parçaları tutunduğu kemikten ayrılıp gevşeyebilir. Uygun cerrahi teknik ve modern protez tasarımları kullanılarak yapılan diz protezlerinin ömrü günümüzde 15-20 yıla kadar uzamıştır. Doktorunuz size ne zaman aralıklarında kontrole geleceğinizi&nbsp;</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 Dec 2017 19:36:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/12/ortakoy-devlet-hastanesinde-bir-ilk-diz-protezi-ameliyati-yapildi_bb7d4.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadın doğum ve çocuk hastanesi’nde sıra çilesi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kadin-dogum-ve-cocuk-hastanesinde-sira-cilesi-2280</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kadin-dogum-ve-cocuk-hastanesinde-sira-cilesi-2280</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı Şammas Vehbi Ekecik Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde doktorların raporlu olması mağduriyetlere sebep oluyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Şammas Vehbi Ekecik Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesindeki kadın doğum doktorlarının raporlu olması nedeniyle yaşanan doktor yetersizliği vatandaşları mağdur ediyor. Doğum oranının yüksek olduğu 400 bin nüfuslu Aksaray’da, randevu sistemiyle çok uzun tarihlere randevu verilmesinden dolayı vatandaşlar sabahın erken saatlerinde hastanede uzun kuyruklar oluşturuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>DOKTOR SAYISI YETERSİZ</strong><br />
Doktor sayısında yetersizlik nedeniyle hastalar günler sonrasına ancak muayene sırası bulabiliyor ve erken muayene olabilmek için gece yarısından sonra veya sabaha karşı erkenden hastaneye akın ediyorlar. Sabahın erken saatlerinde hastaneye gelmelerine rağmen sıra alamadıklarını belirten vatandaşlar uzun kuyruklar oluştuğunu söyledi. Kimi vatandaş il dışından geldiğini ve Aksaray’da da evi olmadığı halde günlerdir sıra beklediğini belirtirken, kimi vatandaş sabah 05.00’ten beri hastane de beklediğini söyledi.</p>

<p></p>

<p><strong>YETKİLİLER YARDIMCI OLMUYOR</strong><br />
Hastanede iki doktorun hizmet verdiğini diğer doktorların rapor alarak izne çıktıklarını öne süren vatandaşlar, yetkililerin kendilerine yardımcı olmadığını söyledi. Yetkililerden yaşanan bu olaylara karşı müdahalede bulunulması ve bu sorunun çözülmesini isteyen vatandaşlar sitemde bulundu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><strong>DEFALARCA HABERİ YAZILDI</strong><br />
Çocuk hastanesinin durumunu gerek haber sitemiz gerekse yerel haber gazetesi ve sitelerinden defalarca yazılmasına rağmen hiç bir şekilde ilgilenilmediği gözler önünde.<br />
<br />
<strong>MAHRUMİYET BÖLGESİ</strong><br />
Milletvekillerinden, İl başkanlarına varana kadar Aksaray büyüklerimizin devlet hastanesinde boy gösterdiği, resimler çekip halkla ilgilendiğini sosyal medyada görülmekteyiz, Fakat geleceğimiz çocuklarımızın hastanesi neden bu kadar ilgisiz kalındığı merak konusu.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 Dec 2017 19:49:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/12/kadin_dogum_ve_cocuk_hastanesinde_sira_cilesi_h2280_34164.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlıklı ve lezzetli ferahlatan kokteyller</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglikli-ve-lezzetli-ferahlatan-kokteyller-2150</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglikli-ve-lezzetli-ferahlatan-kokteyller-2150</guid>
                <description><![CDATA[Yaz aylarının en sıcak günlerini yaşadığımız bu günlerde ferahlamanın en iyi yolu serinleten içeceklerden geçiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kavurucu sıcakları yoğun hissettiğimiz bu günlerde herkes farklı bir serinleme yolu seçsede en etkili yol içimizi ferahlatan içecekler.</p>

<p>İçeceklerin soğuk olmasının yanında içeriğinde kullanılan malzemeler de çok önemli bir faktör.</p>

<p>Uzmanlara göre yaz aylarında en çok tüketilmesi gereken meyveler su oranı yüksek olanlar ve antioksidan içerikliler.</p>

<p><strong>LİMONATA</strong></p>

<p>Yaz aylarının en çok tercih edilen içeceklerinden olan limonata, askorbik asit olarak bilinen ve vücut için hayati önem taşıyan&nbsp;C vitaminini deposudur.</p>

<p></p>

<p>Malzemeler</p>

<p>- 10 adet limonata</p>

<p>- 2 su bardağı toz şeker</p>

<p>- Dilimlenmiş limon</p>

<p>- Nane yaprakları ve buz parçaları</p>

<p>Hazırlanışı</p>

<p>Limonları yıkadıktan sonra kurulayarak kabuklarını rendeleyin. 6 limonu küp şeklinde doğrayarak limon kabuklarına ekleyin. Toz şekerini de eklediğiniz karışımız elinizle iyice ovun. Kalan limonların da suyunu sıkarak karışıma ekleyin. Süzgeçten geçirerek süzdüğünüz karışımı 1-2 saat buzdolabında beklettikten sonra içerisine buz ve nane yaprakları ekleyerek servis edebilirsiniz.</p>

<p><strong>KİVİLİ MANGO SMOOTHIE</strong></p>

<p>Kivi ve mango yüksek antioksidan içeriğiyle uzmanların en çok önerdiği meyveler arasında yer alıyor. Faydaları saymakla bitmeyen bu meyveleri kokteyllerinizde kullanarak ferahlamanın yanında vücudunuzu dengeye sokabilirsiniz.</p>

<p>Malzemeler</p>

<p>- 200 gram mango</p>

<p>- 1 yemek kaşığı limon suyu</p>

<p>- 1 su bardağı yoğurt</p>

<p>- 1 su bardağı ahududu</p>

<p>- 1 paket vanilya</p>

<p>- 2 adet kivi</p>

<p>Hazırlanışı</p>

<p>- Püre haline getirdiğiniz ahududuları kupun en altına koyun.</p>

<p>- Küçük parçalar halinde doğradığınız mangoyu blender ile püre haline getirin ve yoğurt, vanilya, limon suyunuda ekleyerek pürüzsüz olacak şekilde karıştırın. Karışımı ahudunun üzerine ekleyin.</p>

<p>- Ezerek püre haline getirdiğiniz kivileri de üstüne ekleyin.</p>

<p>- Dilerseniz üstüne krokan ekleyerek süsleyebilir ya da kokteylleri ayrı kuplara koyabilirsiniz.</p>

<p><strong>KÖPÜKLÜ BİBERİYE LİMONATASI</strong></p>

<p>C vitamini deposu limonatanın içeriğine, faydaları saymakla bitmeyen biberiyeyi de ekleyerek hem ferahlayacak hem de sağlıklı bir içecek içmiş olacaksınız.</p>

<p>Malzemeler</p>

<p>- 1 su bardağı limon suyu</p>

<p>- 3/4 su bardağı toz şeker</p>

<p>- 2 tutam ıhlamur</p>

<p>- 2 dal taze biberiye</p>

<p>- 5 bardak soda</p>

<p>Hazırlanışı</p>

<p>Limon suyu ve şekeri kaynattıktan sonra içine ıhlamur ve biberiyeleri de ekleyrek bir gece buzdolabında bekletin. Sodayla karıştırarak servis yapın.</p>

<p><strong>VİŞNE SODA</strong></p>

<p>Yüksek antioksidan içeriğiyle vişne de yazın vazgeçilmezleri arasındadır. Nar ise vücut için koruyucu bir kalkan özelliği olmasının yanında kolestrol ve şekeri dengeler.</p>

<p>Malzemeler</p>

<p>- 250 ml vişne suyu</p>

<p>- 250 ml nar suyu</p>

<p>- 1-2 çorba kaşığı mandalina suyu</p>

<p>- 1 soda</p>

<p>- 2 parça buz</p>

<p>Hazırlanışı</p>

<p>Bütün meyvelerin suyunu bir kaba boşaltın ve içine sodayı da ekleyin. Karışıma buz ekleyerek servis edebilirsiniz.</p>

<p><strong>SERİNLETEN YAZ İÇECEĞİ</strong></p>

<p>İşte yazın en güzel içeceği. Yüzde 90'ın üzerindeki su içeriğiyle yazın en çok tercih edilen meyvesi karpuz, C vitamini deposu limon ve ahududu ile ferahlatmasının yanında eşsiz bir lezzete sahip.</p>

<p>Malzemeler</p>

<p>- 3 su bardağı dilimlenmiş karpuz</p>

<p>- 2 su bardağı ahududu</p>

<p>- Yarım limonun suyu</p>

<p>- Tatlandırıcı</p>

<p>- Yarım su bardağı soğuk su</p>

<p>Hazırlanışı</p>

<p>- Karpuzu dilimlere ayırın ve 3 su bardağı olacak şekilde doğrayın.</p>

<p>- Bütün malzemeleri blender'dan geçirdikten sonra servis yapabilirsiniz.</p>

<p><strong>MANGOLU ENERJİ DEPOSU</strong></p>

<p>Antioksidan içerikli mango ve lif kaynağı muzun birleştiği bu karışım lezzetiyle sizi cezbedecek.</p>

<p>Malzemeler</p>

<p>- 1 adet muz</p>

<p>- Yarım bardak yaban mersini</p>

<p>- Çeyrek bardak mango</p>

<p>- Yarım bardak badem sütü</p>

<p>Hazırlanışı</p>

<p>Bütün malzemeleri birleştirerek blender'dan geçirin ve soğuk servis yapın. Dilerseniz yaban mersinini ayrıca ekleyebilirsiniz.</p>

<p><strong>MAGNEZYUM DEPOSU</strong></p>

<p>Yeşil yapraklı sebzelerden oluşan içeriğiyle adeta size bir&nbsp;detoks&nbsp;olacak bu kokteyle hem serinleyip hem zayıflayacaksınız.</p>

<p>Malzemeler</p>

<p>- 1 avuç maydonoz</p>

<p>- 2-3 yaprak pazı</p>

<p>- 3 küçük havuç</p>

<p>- 1 sap kereviz</p>

<p>- Yarım küçük pancar</p>

<p>- 1 organik limon</p>

<p>Hazırlanışı</p>

<p>Havuç ve pancarı soyduktan sonra diğer malzemelerle birlikte blenderdan geçirerek servis yapın.</p>

<p><strong>YEŞİL OTLU KOKTEYL</strong></p>

<p>Nane, kekik ve fesleğenin verdiği ferahlıkla yazın sıcaklığını hissetmeyeceksiniz.</p>

<p>Malzemeler</p>

<p>- Yarım bardak toz şeker</p>

<p>- 2 kaşık karışık yeşil ot (kekik, fesleğen, l,mon otu, nane..)</p>

<p>- 1 çay kaşığı limon suyu</p>

<p>- Maden suyu</p>

<p>- Buz</p>

<p>Hazırlanışı</p>

<p>- Şeker ve bir bardak suyu kaynatıp biraz soğuyunca içine yeşil otları ekleyin.</p>

<p>- İçerik tamamen soğuduktan sonra süzgeçten geçirip içine limon suyunu ekleyerek buzdolabına koyun.</p>

<p>- Soğuk maden suyu ekleyip servis yapabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Jul 2017 12:44:44 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/07/saglikli-ve-lezzetli-ferahlatan-kokteyller_11d00.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İlaçlarınıza yaz ayarı yaptırın</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/ilaclariniza-yaz-ayari-yaptirin-2126</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/ilaclariniza-yaz-ayari-yaptirin-2126</guid>
                <description><![CDATA[AEAH Kardiyoloji Uzmanlarından Dr. Sinan İnci, sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle kronik kalp damar rahatsızlığı bulunan hastaları ve vatandaşları uyardı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Aşırı sıcaklara bağlı olarak bu dönemde kalp krizlerinin ve ölüm riskinin arttığını söyleyen Kardiyolog İnci, bol bol sıvı ve su tüketilmesini, hafif ve tuzsuz yemekler yenilmesini önerdi.</span></span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kalp krizleri artmakta</span></span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kardiyolog Dr. Sinan İnci; “Kalp krizlerinin yaz aylarında arttığı bilinmektedir. Bu artışın en önemli sebepleri vücuttan aşırı tuz, elektrolit ve su kaybı fazla olması ve kanın pıhtılaşma oranının artmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca cildi besleyen damarların aşırı sıcaklar nedeniyle genişlemesinden dolayı iç organlarımızı beslemesi gereken kan dolaşımı cilde yönlendirilmekte bu da kalbi yormaktadır. Su, elektrolit ve tuz kaybıyla beraber böbreküstü bezlerinde bazı maddeler salgılanmakta bu da tansiyonu yükseltmektedir. Bütün bu olaylar sonunda kalp krizleri artmaktadır” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">İlaç kullanımına yaz ayarı yaptırın</span></span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dr. Sinan İnci, özellikle kalp damar ve hipertansiyon hastalarının da sıcak havalarla birlikte ilaç kullanımını düzenletmek için mutlaka doktorlarına başvurmalarını istedi.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dr.İnci;“Hipertansiyonu bulunan ve idrar söktürücü ilaçlar kullanan hastaların yeterli miktarda sıvı almaları çok önemlidir. Aksi takdirde ani tansiyon düşmeleri, böbrek fonksiyonlarında bozulmalar ortaya çıkabilir. Bunun yanında tansiyon düşürücü olarak kalsiyum kanal blokeri kullanan bazı hastaların sıcaklarla birlikte bacaklarında ve ayak bileklerinde gözlenebilen şişliklerde artışlar olmaktadır. Bu durumda hastalar tuz kullanımına daha fazla dikkat etmelidirler. Hipertansiyon çoğunlukla herhangi bir şikayet e yol açmayan bir hastalık olduğundan çoğu hastalar kan basıncındaki değişikliklerin farkına varamazlar. Özellikle mevsimsel değişikliği dönemlerinde kan basıncındaki değişiklikleri daha yakından izlemekte yarar vardır. Bu nedenle yüksek tansiyon hastaların yaz mevsiminde herhangi bir sorun yaşamamak için mutlaka doktorlarına danışmaları ilaç kullanımını yaz dönemine göre yeniden düzenletmeleri gerekmektedir” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Alkolden uzak durun, açık renk kıyafetler giyinin</span></span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dr. İnci, aşırı sıcaklar nedeniyle, da daha rahat ve sıkıntısız bir hayat sürmek isteyenler özellikle kalp damar hastaları, açık renk ve rahat kıyafet giymeli. Az ve sık aralıklarla sebze meyve ağırlıklı beslenmeli önerdi.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dr. İnci, sıcak havalarda bol bol sıvı ve su tüketiminin arttırılmasını isterken, alkolden uzak durulması ve maden suyunun da kontrollü tüketilmesi gerektiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Denize aç karnına girin</span></span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dr. İnci, tatile çıkacak olan kalp damar hastalarını da uyararak, tatilden önce doktor kontrolünden geçmelerini, ilaçlarını yeniden düzenletmelerini ve denize girecek olanlarında, güneşin yoğun olduğu saatler yerine sabah ve akşam saatlerinde ve aç karnına denize girmelerini söyledi.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 04 Jul 2017 18:22:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/07/ilaclariniza-yaz-ayari-yaptirin_71ca1.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Oruç tutarken nelere dikkat etmeliyiz?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/oruc-tutarken-nelere-dikkat-etmeliyiz-2092</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/oruc-tutarken-nelere-dikkat-etmeliyiz-2092</guid>
                <description><![CDATA[“Orucun insan vücuduna ve metabolizmasına olumlu etkisi vardır”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanlarından Dr. Sinan İnci, Ramazan ayı nedeniyle, kalp ve tansiyon hastalarına “Oruç” uyarısı yaptı.</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Tüm kalp hastalarını aynı kefeye koymanın doğru olmadığını söyleyen Dr.İnci; “Kalp hastalıkları geniş bir yelpazededir. Düşünülenin aksine kalp hastalarının çoğu doktor kontrolünde oruç tutabilir” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Oruç tutmanın kalp ve damar sistemine olumlu etkisi vardır. Ramazan ayının, birçok kötü alışkanlıkları engellediğini söyleyen Kardiyolog Dr. Sinan İnci, “Ramazan hem vücut hem de ruh sağlığı için eşi bulunmaz bir süreçtir. Yalnızca kalp ve damar sağlığı açısından sigara içilmemesi, alkol, uyuşturucu ve damar tıkayıcı kolesterolü yüksek meze ve yemek yemede ölçülü olunması damar tıkanma ve kalp krizi riskini azaltır. İnsanlara iyilik yapmak ve ibadet etmek ruh sağlığımızın üzerine inanılmaz olumlu etkileri vardır. Ruhsal sağlımız demek gereksiz stres hormonlarının salınımının azalması ve kalp ve damarlarının yıpranmaması demektir. Oruçlu insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda homosistein denilen, fazlalığın da damar sertliği ve damar tıkanıklıklarına neden olduğu maddenin kandaki miktarının azaldığı, kalp ve damar hastalıklarıyla ilişkili iltihabi belirteçlerin miktarında azalma olduğu, insülin duyarlığının arttığı bilimsel olarak göstermiştir. Bu açılardan bakıldığında orucun insan vücudu ve metabolizması üzerine oldukça olumlu etkisi vardır” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Oruç tutarken nelere dikkat etmeliyiz?</span></span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kardiyolog İnci; “Orucun tutulduğu mevsimler değişmekle birlikte son yıllarda yaz aylarına denk gelmektedir. Bu nedenle kişilerde sıvı kaybına dikkat etmek önemlidir. Güneş altında çalışan bir kişi ile masa başında, klimalı ortamda çalışanlarının sıvı ihtiyacı da farklıdır. Herkes kendi şartlarına göre ayarlamalar yapmalı ve çevre şartlarından da vücudunu korumayı öğrenmelidir” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ortalama sağlıklı bir bireyin günde 2.5-3 litre sıvı tüketmesinin sağlımız açısından gerekliliğini vurgulayan İnci; oruç tutacak kişilere de şu uyarılarda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">“Mutlaka sahura kalkmak, sahurda kahvaltı şeklinde beslenmek, 1-2 dilim ekmek, süt, 1 katı yumurta gibi proteinden zengin ve domates, biber, salatalık gibi sebzelerin de eşlik ettiği bir beslenme uygulamak, kuru baklagillerde yapılmış çorba ya da yemeklerden tüketmek şeklinde olmalıdır. Özellikle görkemli iftar organizasyonlarından kaçınıp daha sade beslenmeye dikkat etmek gerekmektedir. İftarda hızlı yemek yememek ve yiyecekleri iyi çiğnemek gereklidir. Yüksek kalorili yağlı gıdaların tüketilmemesi, tatlı ve böreklerden kaçınılması aksine iftara öncelikle bir çorba (tercihen sebze çorbası) veya hafif kahvaltı ile başlanıp ardında sulu az yağlı yemek, zeytinyağlı bir yemekle devam edilmesi önerilmektedir. Bir süre ara vermek sonra ana yemeğe geçmek çok daha uygun olur. Özellikle sindirimi kolay, esmer makarna, sebze, hoşaf, fırın ve tencere yemekleri önerilmektedir. Izgara, fırın et, balık, tavuk da yenebilir. Sindirim sistemini zorlayacak kızartmalar, sos ve baharatlardan uzak durulmalıdır. Tüketilecek tüm gıdaların kısa bir zaman diliminde tüketilmesi yerine saatlere bölerek ufak porsiyonlar halinde kalbe ek yük getirmeden dengeli bir şekilde tüketilmesi önemli bir konudur. Tatlı ve meyveyi ise daha geç saate, teravih namazı sonrasına bırakmak ve tatlı olarak güllaç, dondurma ve diğer sütlü tatlıları tercih edilmelidir. İçecek olarak çay, ayran, maden suyu tavsiye edilir. Az miktarda kahve de içilebilir Yine ramazan ayı sigarayı bırakmak için bir fırsat olarak değerlendirilebilir” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kalp hastaları oruç tutabilir mi?</span></span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kardiyoloji Uzmanı Dr. Sinan İnci; Kalp hastalıklarının geniş bir yelpaze olduğunu bu nedenle tüm kalp damar hastalarını aynı kefeye koymanın doğru olmadığını söyledi. “Düşünülenin aksine kalp hastalarının çoğunluğu doktor kontrolünde oruç tutabilirler” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Oruç tutması riskli olan kalp hastalıkları şunlardır:</span></span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kalp damar tıkanıklığı olup bu durumun tam tedavi edilmediği hastalar, yine yakın zamanda kalp krizi geçirmiş kişiler (ortalama 6 ay-1 yıl içinde), damar tıkanıklığına veya kapak hastalığına bağlı açık kalp ameliyatı olmuş hastaların (ameliyat sonrası ilk 1 yıl) bu dönemde oruç tutmaları risklidir. Çünkü ufacık tetikleyici bir durum bu hastalar için ölümcül sonuçlara yol açabilir. Yine stent takılmış ve en az 1 yıl ikili kan sulandırıcı kullanmak zorunda olan hastalarında ilk 1 yılda oruç tutmaları sakıncalı olabilir. Kalp hastalığına eşlik eden böbrek yetmezliği olanlar veya insülin gerektiren şeker hastalığı eşlik edenlere de oruç tavsiye edilmez.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kontrol altına alınamayan hipertansiyonu olan hastalar tansiyonları kontrol altına alınana kadar oruç tutmamalıdırlar.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Herhangi bir nedenden dolayı ortaya çıkmış kalp yetersizliği varsa bu hastalarında oruç tutmamaları daha uygun olur. Kalp yetersizliği olan kişiler, vücutlarında artan tuz ve suyu azaltmak için idrar söktürücü ilaçlar kullanır. İlaçların etkisiyle oruç zamanı aşırı tuz ve su kayıpları olur. Bu durum, bayılmalara hatta şoklara yol açabilir. İftarda, vücuda yüklenen aşırı su ve tuz, zaten sınırda pompalama gücü olan kalbi aşırı çalışmaya zorlar. Bunun yanında, hızlı ve bol yenilen yemek sonrası, sindirim, mide, bağırsak sisteminde kan dolaşım hızı artar. Bu da kalbe yüzde 20 ek yük getirir. Aşırı yük, kalp yetmezliğine yol açar.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kalp kapağı ameliyatı geçirmiş, protez kapağı olan kişilerde hayati önem taşıyan kan sulandırıcı kullanımı ve bu ilacın metabolizma değişimiyle besinlerdeki değişimle etkileneceğinin bilinmesi, susuz kalmanın pıhtılaşmayı arttıracağının bilinmesi ve risklerin ve alınacak önlemlerin buna göre hesap edilmesidir.. Metal protez kapaklı hastaların oruç tutması da sakıncalıdır. En az 3 öğün ilaç kullanmak zorunda olan hastalarda oruç tutmamalıdır. Son olarak Kalp hastalarının bir kısmının, bu dönemde ilaç kullanımlarının aksadığı ve iftarda fazla miktarda ve ağır gıda tüketimiyle beraber kalbe ek yükler gelmesine sebep oldukları bilinmektedir.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Sinan İnci, son olarak “Her hastanın ve sağlıklı olup sağlık kontrolü yaptıran her insanın oruç tutup tutamayacağını kendisini takip eden hekime danışmasını tavsiye ediyorum. Herkesin Ramazan aylarını tebrik ediyor, sağlıkla geçirecekleri ve sağlıklarına zarar değil, yarar getirecek bir Ramazan ayı geçirmelerini diyorum” dedi.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 May 2017 15:28:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/05/oruc-tutarken-nelere-dikkat-etmeliyiz_b6b99.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>20 Kişi gıdadan zehirlendi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/20-kisi-gidadan-zehirlendi-2062</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/20-kisi-gidadan-zehirlendi-2062</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray&#039;da yedikleri tavuk dönerden zehirlenen 20 kişi gıda zehirlenmesi şüphesiyle tedavi altına alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>Kent merkezindeki bir lokantadan farklı saatlerde tavuk döner yiyen 20 kişi mide bulantısı, yüksek ateş ve titreme şikayetiyle Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Şambaz Vehbi Ekecik Doğum ve Çocuk Hastanesine başvurdu.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>Gıda zehirlenmesi şüphesiyle tedavi altına alınanlardan 6'sı taburcu edildi. Diğer 14 kişinin tedavisi ise sürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>Aksaray Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün olayla ilgili soruşturma başlattığı öğrenildi.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>Gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye başvuran Betül Duru, gazetecilere yaptığı açıklamada, kendisinin ve iki kuzeninin bir lokantada yedikleri tavuk dönerden zehirlendiklerini belirterek, "Buraya geldiğimizde birçok kişide aynı şikayet varmış. Tedavimizi olduk, şimdi de taburcu oluyoruz." dedi.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 18 Apr 2017 15:02:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/04/20-kisi-gidadan-zehirlendi_d4d34.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“İntihar bir çözüm yolu değildir”</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/intihar-bir-cozum-yolu-degildir-2039</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/intihar-bir-cozum-yolu-degildir-2039</guid>
                <description><![CDATA[Dünyada her 3 saniyede 1 kişi intihar girişiminde bulunuyor!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Medyada çıkan intihar haberleri hiçbir şekilde geniş ve tekrarlayan biçimde olmamalıdır.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">İntiharın bir çözüm yolu, cesurca bir davranış şekli olmadığını söyleyen Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Uzm.Dr. Basri Köylü, mevsim itibarı ile intihar girişimlerinin artabileceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dünyada her 3 saniyede 1 kişinin intihar girişiminde bulunduğunu söyleyen Uzm.Dr. Basri Köylü, ülkemizde ise en çok intihar vakalarının 15-29 yaş aralığında yaşandığını açıkladı.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kişileri intihara bir çok olumsuzlukların sürükleyebildiğini kaydeden Uzm.Dr. Basri Köylü açıklamasında şöyle dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">“İnsanlar en çok depresyon, psikolojik ve bedensel rahatsızlıklar, ekonomik sorunlar, aile içi ilişki problemi, iletişim sorunları, bağımlılık, dışlanma, şiddet, terk edilme ve yalnızlık, aile içi problemler, hayal kırıklıkları, işsizlik ve okulda başarısızlık nedeniyle intihar girişiminde bulunmaktalar” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">AEAH Psikiyatri Uzmanı Dr. Köylü açıklamasında devamla şunları söyledi;</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">“İntihar, dünya üzerinde yaşanan ölüm olayları arasında ilk 10 sırada yer almakta ve gençler arasında en sık rastlanılan üçüncü ölüm nedenidir ve Dünya genelinde intihar oranları her yıl katlanarak artmaktadır. Dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon intihar girişimi gerçekleşmekte ve bunun 1 milyonu ölümle sonuçlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre intihara bağlı ölümler dünya genelinde son 50 yılda %60 oranında artmıştır. Bu rakam ülkemiz içinde tehdit oluşturmaktadır. Ülkemizde her yıl yaklaşık 3 bin kişi intihar sonucu hayatına son vermektedir. Sanılanın aksine genç yaşta yaşanan intihar girişimleri en çok kadınlarda görülürken, ölümle sonuçlanan girişimler daha fazla erkeklerde görülür” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">İntihar Girişimi Katlanarak Artıyor</span></span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dünyada intihar girişiminin her yıl katlanarak arttığını ve yılda yaklaşık 20 milyon insanın intihar girişiminde bulunduğunu açıklayan Uzm.Dr. Köylü;</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">“Günümüzde intihar girişimi bir çok sebebe bağlı olarak gerçekleşmektedir. Depresyon başta olmak üzere psikolojik rahatsızlıklar, ekonomik sorunlar, aile içi ilişki problemleri, iletişim sorunları, bağımlılık, dışlanma, şiddet, yalnızlık, aile içi problemler, okulda başarısızlık, işsizlik, hayal kırıklığı ve bedensel hastalıklar, sosyal destek eksikliği, bir yakınını kaybetme ya da ayrılma, dürtü sellik, göç etme, toplumsal olaylar en önemli sebepler arasında yer almaktadır. En büyük riski ise depresyon başta olmak üzere ruhsal hastalıklar oluşturmaktadır.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">İntiharın tümü ile önünü geçmek mümkün olmasa da intiharı önleme çalışmaları ile intihar oranları, intihar davranışının yaygınlığı ile ilgili bilgiyi ve farkındalığı arttırmak ve toplumsal duyarlılığı artırmakla azaltılabilir. Araştırmalarda İntihar eden kişilerin %90'nında bir psikiyatrik rahatsızlık görülmüş, bu kişilerin 4'de 1'i bir sağlık kuruluşuna başvurmuşlardır. Risk taşıyan kişilerin erken tanınması ve bu yönde geliştirilecek bilinçlendirme programları hedef alınmalıdır. Bu konuda birçok</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">kurum ortak çalışmalı ve risk altındaki kişilere ve kaybedilen kişilerin yakınlarındaki yıkıcı etkilere her an başvurabilecekleri krize müdahale servisleri, telefon ve internet servis hatları oluşturulmalıdır.</span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Medyada yayınlanan haberlerde intihara yol açan depresyon, madde bağımlılığı gibi hastalıkların tedavisinin olduğu vurgulanmalı ve nasıl yardım alınacağı konusunda bilgi verilmelidir. İntihar bir çözüm yolu, cesurca bir davranış, romantik ve gizemli bir davranış şekli ile gazetelerin ilk sayfalarında renkli ve resimli yer bulması, intihar şeklinin ayrıntılı olarak yazılması, intiharı özendirmekte ve kişileri intihara teşvik edebilmektedir. Bu nedenle medyada yer alan intihar haberlerinin fotoğrafsız ve ayrıntısız verilmesi daha uygun olacaktır” dedi.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 06 Apr 2017 18:16:10 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/04/intihar-bir-cozum-yolu-degildir_4db2d.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kalbinizi seviyorsanız sağlığınıza dikkat edin</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kalbinizi-seviyorsaniz-sagliginiza-dikkat-edin-2030</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kalbinizi-seviyorsaniz-sagliginiza-dikkat-edin-2030</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanlarından Dr. Sinan İnci, 25-31 Mart “Dünya Kalp Haftası” nedeniyle, kalp sağlığı konulu bilgilendirme açıklaması yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp Damar Hastalıklarına yakalanan hasta sayısının her geçen yıla oranla katlanarak arttığına dikkat çeken Kardiyolog Sinan İnci; “Kalbinizi seviyorsanız beslenmenize dikkat edin, spor yapın ve sigarayı bırakın” dedi.</p>

<p>TÜİK &nbsp;verilerine göre ülkemizde birinci ölüm sebebinin kalp ve damar hastalıkları olduğunu söyleyen AEAH Kardiyoloji Uzmanı Dr. Sinan İnci, kalp sağlığı konulu basın açıklamasına söyle devam etti.</p>

<p>“Dünya’da 25-31 Mart “Dünya Kalp Haftası” olarak kutlanmaktadır. Hafta boyunca kalp sağlığı için çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Gelişen tıp teknolojisine rağmen kalp damar hastalıklarınındın ölüm oranı, dünyada ve ülkemizde ilk sıradadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 yılı ölüm nedeni istatistiklerine göre Türkiye’de ölüme sebep olan ilk 4 hastalık grubu sırasıyla; kalp ve damar hastalıkları yüzde 40,4, iyi huylu ve kötü huylu tümörler yüzde 20,7, solunum sistemi hastalıkları yüzde 10,7, endokrin-beslenme ve metabolizma ile ilgili hastalıklar yüzde 5,1 olarak sıralanmaktadır”</p>

<p>“Kalp, 24 saat durmadan çalışan ve normal bir adaleden daha fazla oksijene ihtiyaç duyan bir organdır. Dakikada 4-6 lt kanı vücuda pompalamakla görevlidir. Kalbin bu ihtiyacını karşılaması için besleyici damarlar olan koroner arterler bulunur. Bunlarda meydana gelebilecek herhangi bir problem çok ciddi sorunlara ve ölümlere yol açabilir”</p>

<p><strong>KALP HASTALIKLARI HANGI ŞIKAYETLERLE KENDINI GÖSTERIR?</strong></p>

<p>Kalp hastalıklarının kişilerde ortaya çıkardığı en önemli semptom göğüs ağrısıdır. Ama her göğüs ağrısı kalp damar ağrısı demek değildir. Acil servise göğüs ağrısı ile başvuran hastaların yaklaşık %80-90 ı kalp krizi ağrısı değildir. Kalp damar hastalıklarına bağlı ağrı genel olarak göğüs bölgesinde her iki tarafta hissedilen taş koymuşçasına baskı tarzında olan kollara boyna ve sırta yayılım gösterebilen ataklar şeklinde gelen özelliklerdedir.</p>

<p>Bir başka kalp damar hastalığı semptomu nefes darlığı olabilir. Nefes darlığının ani artışı daha çok kalp hastalığını düşündürür. Yatar pozisyondayken gelişen nefes darlığı daha çok sol kalp yetersizliği veya mitral kapak hastalığı olan kişilerde görülür. Beraberinde öksürük de vardır.</p>

<p>Gece yattıktan 2-3 saat sonra gelişen nefes darlığı, genellikle kalkıp oturularak düzelir. Ataklar hafif olabildiği gibi, hırıltılı solunum, öksürük, şiddetli nefes darlığı ve beraberinde panikle de görülebilir.</p>

<p>Bir diğer kalp damar hastalığı semptomu çarpıntı olabilir. Kalp atımları normalden daha hızlıysa veya rahatsızlık verici bir şekilde hissediliyorsa, çarpıntı hissi oluşur. Kansızlık, guatr, tansiyon düşüklüğü, stres-kaygı bozukluğu gibi kalp dışı durumların yanısıra ritim bozuklukları, damar tıkanıklığı gibi kalp hastalıklarının belirtileri de olabilir.. Bazen, çarpıntıya bağlı fenalık hissi, baygınlık olabilir. Bazen de, altta yatan ciddi bir kalp hastalığı varlığında gelişen ciddi bir ventrikül taşikardisi, genel durumu bozmayabilir.</p>

<p></p>

<p><strong>KALBINIZI SEVIYORSANIZ BESLENMENIZE DIKKAT EDIN</strong></p>

<p>Kalp hastalıklarından korunmada sağlıklı beslenme de şüphesiz son derece önem taşıyor. Günümüzde giderek daha fazla kişi şeker, tuz, doymuş yağ ya da trans yağ içeriği yüksek olan işlenmiş gıdalar tüketiyor. Sağlıksız beslenme alışkanlıkları kalp hastalıklarına doğrudan davetiye çıkarırken, sebze ve meyveler ise yeterli tüketildiklerinde tam anlamıyla kalp dostu olarak öne çıkıyor. Porsiyonların ölçülü tüketilmesi, aşırıya kaçılmaması, Küçük tabaklar kullanılması önemli.</p>

<p><strong>SIGARAYI BIRAKIN</strong></p>

<p>Günümüzde sigara kullanan çocukların ve gençlerin sayısı ne yazık ki giderek artarken, her yıl 600 binden fazla kişi tütün kullanmadıkları halde pasif içicilik nedeniyle hayatını kaybediyor. Sigarayı bırakma ve sigara dumanına pasif içici olarak maruz kalmaktan korunma, kalp hastalığı ve inme riskini azaltıyor. Eğer sigarayı bırakmakta zorlanıyorsanız, tavsiyeler almak üzere hekime başvurun. Sigarayı bırakmanıza yardımcı olabilecek destek hizmetlerinden faydalanın.</p>

<p><strong>TANSIYON KONTROLÜ VE SPOR</strong></p>

<p>Düzenli olarak tansiyonsuzu kontrol ettirmeniz halinde tansiyonun vücuda ve kalp, beyin, göz, büyük atardamarlar, böbrek gibi organlarınıza verdiği zararı engellemiş oluyorsunuz. Ailenizde yüksek tansiyon varsa , kiloluysanız, şeker hastalığınız varsa ya da ailenizde şeker hastalığı varsa, 40 yaşın üzerindeyseniz, sigara kullanıyorsanız, gebeyseniz mutlaka düzenli aralıklar ile tansiyonunuzu ölçtürün. Fazla kilolu olmak hipertansiyona yol açabildiğinden kilo verin. Günlük tuz alımınızı 5 gram ile sınırlayın. Besin etiketlerine bakarak gıdaların tuz içermeyenlerini seçin.</p>

<p>Her yıl dünyada yaşanan ölümlerin yüzde 6’sı hareketsizlikten kaynaklanıyor. Obezite, diyabet ve fiziksel aktivite yetersizliği gibi risk faktörlerinin çocukluk çağında görülmeleri, erişkinlikte kalp hastalığı gelişme riskini büyük ölçüde artırıyor. Haftada beş kez 30 dakikalık orta zorlukta aktiviteler, kalp hastalığı ve inme riskini azaltır. Haftada 3-5 gün 30 dakikalık tempolu yürüyüşler yapın. Asansör yerine merdivenleri kullanın.</p>

<p><strong>SU VE ÇAY KALBE YARARLI, KAHVE ZARARSIZDIR</strong></p>

<p>Günde en az iki litre sıvı tüketimi şart. Sıvı alımının mümkünse su olarak yapılması gerekiyor. Günlük yeterli miktarda sıvı tüketimi tansiyonu dengeliyor, çarpıntı şikayetlerini azaltıyor, damar sağlığı üzerine olumlu etki yapıyor. Ancak özellikle çayı şekersiz içmeye, ayranı da tuzsuz hazırlamaya özen gösterilin.</p>

<p>Kahve ve çay dünyada en çok tüketilen iki içecektir. Kahve ve çay tüketiminin kalp ve damar sağlığına yararı tartışmalıdır. Çalışmaların çoğu kahve ile yapılmıştır. Kahve bazı çalışmalarda kalp damar sağlığı için yararlı bulunurken, bazılarında yararsız bulunmuştur. Ancak çay ile ilgili çalışma azdır. Çalışma sonuçlarına göre; düzenli olarak günde en az bir bardak çay içenlerde kalp ve damar hastalığının daha az görüldüğü tespit edildi. Düzenli olarak günde en az bir bardak kahve içmenin ise kalp damar sağlığına bir yararı tespit edilmedi. Ancak kahvenin zararlı olduğu da söylenmedi. Çalışma sonuçlarına göre çay içmek yararlıdır, kahve içmek güvenlidir ancak yararlı değildir.</p>

<p><strong>DÜZENLI KONTROL</strong></p>

<p>Düzenli sağlık kontrollerinden geçmek kalp sağlığını korumanın en önemli aşamalarından biridir. Özellikle 40 yaşından sonra yılda en az bir kere &nbsp;Hekime başvurarak; kan basıncı, kolesterol ve glikoz düzeylerinizi, kilonuzu ve vücut kitle indeksinizi öğrenmek gerekebilir. Toplam Kardiyovasküler hastalık riskinizi öğrendikten sonra, kalp sağlığınızı iyileştirme yönünde daha elle tutulur bir plan yapabilirsiniz! Kalbiniz için uygulayacağınız bu planı evde kolayca görebileceğiniz bir yere koyun! Kalp kontrollerinizi ihmal etmemeniz ve ilaçlarınızı düzenli kullanmaya özen göstermek gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 31 Mar 2017 14:11:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/03/kalbinizi-seviyorsaniz-sagliginiza-dikkat-edin_26672.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hasta sayısı azaldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/hasta-sayisi-azaldi-2025</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/hasta-sayisi-azaldi-2025</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbi Hizmetler Daire Başkanı ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Korkmaz, “Dünya Tüberküloz (Verem) Haftası” nedeniyle bilgilendirme amaçlı bir basın açıklaması yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Ahmet Korkmaz, “Ülkemizde önceki yıllara oranla verem hastası sayısı dörtte bir oranında azalmıştır. Geçmiş yıllara oranla tüberküloz (verem) teşhisi konulan hasta sayısı her yıl %6-7 oranında azalmaktadır” dedi.</p>

<p><strong>VEREM TEDAVİSİ ÜCRETSİZDİR</strong></p>

<p>Uzm. Dr. Ahmet Korkmaz, ülkemizde verem tedavisinin ücretsiz olarak gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>Korkmaz “Verem, kalıtsal değil bulaşıcı bir hastalıktır. &nbsp;Solunum yolu ile bulaşır. Ülkemizde verem hastalığının teşhisi ve tedavisi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Tedavi süreci en az 6 ay sürer. İlaç tedavisine başlandıktan 15-20 gün sonra bulaştırıcılık büyük oranda azalmaktadır. Verem hastalarının ilaçlarını düzenli ve eksiksiz kullanmaları halinde yüzde yüz oranında tedavi olabilirler” dedi.</p>

<p>Korkmaz; “Sağlık Bakanlığını tarafından her yıl rutin olarak alınan 18 kalem anti-tüberküloz ilacına ek olarak 2016 yılında ilk defa çok ilaca dirençli hastaların tedaviye uyumlarını artırmak amacıyla PAS Granül ve Rifapentin, Rifabutin ilaçlarının alımı ve ücretsiz olarak tüberküloz hastalarına dağıtılmaya başlanmıştır” dedi.</p>

<p><strong>VEREM’İN BELİRTİLERİ…</strong></p>

<p>Bireyin ve dolayısıyla toplumun tüberküloz hastalığından korunmasında en önemli husus, tüberküloz hastalarına erken tanı konması ve en kısa sürede tedaviye başlanmasıdır diyen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Korkmaz; “Kişide; iki-üç haftadan uzun süren öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, nefes darlığı, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş, gece terlemesi şikâyetleri olarak karşımıza çıkar. Kişi bu belirtileri taşıyor ise zaman kaybetmeden verem açısından kontrollerinin yaptırmak üzere, Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Mustafa Yazıcı Göğüs Hastalıkları Kliniğine veya Aksaray Verem Savaşı Dispanserine, veyahut en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak testlerini yaptırmalılar” dedi. &nbsp;</p>

<p></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Mar 2017 16:21:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/03/hasta-sayisi-azaldi_0592f.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Satın aldığımız hazır gıdaların içindeki “gizli tuza” dikkat.</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/satin-aldigimiz-hazir-gidalarin-icindeki-gizli-tuza-dikkat-2024</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/satin-aldigimiz-hazir-gidalarin-icindeki-gizli-tuza-dikkat-2024</guid>
                <description><![CDATA[Gıdaların etiketlerini kontrol edin ve daha az tuz tüketimi için tercihlerinizi değiştirin.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İçinde bulunduğumuz 20-26 Mart tarihleri arasında “Tuza Dikkat Haftası” nedeniyle Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyenlerinden Hayriye Konukçu, yaptığı bilgilendirme açıklamasında “Unutulan tehlike, gizli tuz tüketimi” konusunda halkımızı uyardı.</p>

<p>Günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesi gerektiğini ifade eden Diyetisyen Konukçu; “Yediğimiz tuzun büyük bir kısmı aldığımız hazır gıdalarda fazlası ile mevcuttur. Hazır gıda alırken mutlaka etiketlerini kontrol edip, yemek tercihlerimizi daha az tuz tüketecek şekilde değiştirmeliyiz” dedi.</p>

<p>Tuz tüketimi arttıkça kalp-damar hastalıklarına yakalanma riski de artıyor</p>

<p>Diyetisyen Konukçu; “Aşırı tuz tüketimi yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları başta olmak üzere şişmanlık, şeker hastalığı ve bazı kanser türleri başta olmak üzere önemli halk sağlığı sorunlarına neden olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü;&nbsp; hastalıklardan korunmak amacıyla tüketilmesi gereken tuz miktarını günde 5 gram (tepeleme bir çay kaşığı veya silme bir tatlı kaşığı) olarak önermektedir” dedi.</p>

<p><strong>Unutulan Tehlike: Gizli Tuz Tüketimi</strong></p>

<p>Yediğimiz tuzun büyük bir kısmı satın aldığımız hazır gıdaların içinde gizlidir diyen Diyetisyen Hayriye Konukçu; “Aşırı tuz içeren hazır gıdalar, Hazır soslar (soya sosu, ketçap sos, barbekü sos, tartar sos, salsa sos, hardal, makarna sosu gibi), atıştırmalık ürünler (cips, tahıl bazlı bar, meyve bazlı bar, ekstrüde ürünler, patlamış mısır gibi), tuzlanmış kuruyemişler (fındık, fıstık, ceviz, badem, leblebi, kavurga, kabak ve ayçiçeği çekirdeği, her türlü çekirdek içi vb.), turşu ve salamura (siyah ve yeşil zeytin, sebze turşuları), balık konserveleri, tuzlanmış, tütsülenmiş ve/veya salamura edilmiş et ve balık ürünleri ile aromalı/aromasız, doğal/doğal olmayan mineralli içecekler yüksek miktarda tuz içermeleri nedeniyle az tüketilmelidir” dedi.</p>

<p>Konukçu; “Geleneksel olarak evlerde hazırladığımız turşu, salça, tarhana, kurut, yaprak salamurası vb. yiyeceklerin tuz içeriği fazladır. Bu nedenle daha az tüketilmeli ve hazırlarken yüksek miktarda tuz kullanımından kaçınmalıyız” dedi.</p>

<p><strong>Sofranızdan tuzluğu kaldırın, yemeğe sonradan tuz ilave etmeyin</strong></p>

<p>Mutlaka tuz kullanılacaksa iyotlu tuz kullanmanın daha sağlıklı olduğunu vurgulayan Konukçu, “Kullanacağımız tuz miktarı günlük olarak 5 gramı yani bir tepeleme çay kaşığı veya1 silme tatlı kaşığını geçmemeli. Sofranızda ki tuzlukları kaldırın. Yemeği sonradan tuz &nbsp;ilavesi yapmayın. Tuz yerine doğal lezzet arttırıcılar (soğan, sarımsak, baharatlar, limon, sirke,&nbsp;biber vb.) kullanmak daha sağlıklıdır. Unutmayın tuz tüketimi arttıkça, kalp damar hastalıklarına yakalanma riski de artmaktadır” dedi. &nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Mar 2017 16:22:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/03/satin-aldigimiz-hazir-gidalarin-icindeki-gizli-tuza-dikkat_2ad69.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yılda 150 kişi sigara nedeniyle..</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/yilda-150-kisi-sigara-nedeniyle-1943</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/yilda-150-kisi-sigara-nedeniyle-1943</guid>
                <description><![CDATA[Sigara; Sadece içene değil, çevresindekilere de zarar veriyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi olmak için gelen hasta ve hasta yakınları ile çalışan personele, 9 Şubat Dünya sigarayı bırakma günü nedeniyle, bilgilendirme amaçlı broşür dağıtılarak, sigaranın insan sağlığına verdiği zararları anlatıldı.</p>

<p>Sigarayı bırakmak isteyen personel ve vatandaşlarda, dağıtılan broşürü inceledikten sonra ceplerinde ki sigaranın paketini “tehlikeli atık” kutusuna atarak, 9 Şubat tarihi itibarıyla sigarayı bırakma ve içmeme kararı aldılar.</p>

<p><strong>YILDA 150 BİN KİŞİ SİGARA NEDENİYLE HAYATINI KAYBEDİYOR.</strong></p>

<p>Sigaraya bağlı hastalıklardan ölenlerin sayısı her geçen gün artarken, son istatistik rakamlarına göre ülkemizde, 150 bin kişi, Dünya da ise yaklaşık 6 milyon kişi tütün ve tütün mamullerinin neden olduğu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor veyahut sakat ve felç kalıyor.</p>

<p>Bir yılda ülkemizde sigaraya bağlı hastalıklardan ölen insan sayısı, trafik kazaları sonucu hayatını kaybeden insanların 5 katı gibi ürkütücü bir rakama ulaşıyor.</p>

<p><strong>MERAK SİGARAYA BAŞLATIYOR</strong></p>

<p>Uzmanlara göre, sigaraya başlama denelerinin en başında merak ve özenti var.</p>

<p>Uzmanlar, gençlerin “Bir kereden bir şey olmaz” diyerek sigaraya başladığını, “Benim iradem güçlü, ne zaman istesem bırakırım” diyerek devam ettiğini ve bağımlı olduğunu ifade ediyorlar.</p>

<p>Uzmanlar, sigaraya başlama nedenlerini de, merak, özenti, arkadaş baskısı ve arkadaşlar arasına katılma gibi nedenlerden kaynaklandığın söylemekteler.</p>

<p><strong>KANSERİ İÇİNİZE ÇEKMEYİN</strong></p>

<p>Sigara başta olmak üzere tütün ve tütün mamulleri bağımlığının toplumsal bir sorun olduğunun üzerini çizen uzmanlar, bağımlılık çeşitli fiziksel, sosyal ve ekonomik olumsuzlukları da beraberinde getirmekte.</p>

<p>Sigara Akciğer kanseri başta olmak üzere yemek borusu, gırtlak, pankreas, mesane, böbrek, mide, kan kanseri ve kalp damar hastalıklarına yol açıyor.</p>

<p>9 Şubat Dünya Sigarayı bırakma gününü fırsat bilerek sigarasız sağlıklı bir yaşam için sigarayı hayatınızdan çıkartınız. Kanseri içinize çekmeyiniz.</p>

<p>ZARARINI BİLEREK İÇMEYE DEVAM EDİYORUZ</p>

<p>Sigara ve tütün mamullerinin insan vücudunda ki tahribatını bilerek veya sigara paketleri üzerinde ki uyarıcı görsel ve yazıları okuyarak sigara içmeye devam ediyoruz. Dünyada 600 bin pasif içici sigara dumanına maruz kalarak hayatını kaybetmektedir.</p>

<p>Unutmayınız, sigara sadece içene değil, çevresindekilere de zarar vermektedir.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Feb 2017 16:25:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/02/yilda-150-kisi-sigara-nedeniyle_693af.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kanserde erken teşhis hayat kurtarıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kanserde-erken-teshis-hayat-kurtariyor-1934</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kanserde-erken-teshis-hayat-kurtariyor-1934</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Mustafa Yazıcı Göğüs Hastalıkları Kliniği (D Blok) bulunan ve Halk Sağlığı Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet veren Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM)’de, kanser taramaları ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>KETEM, 2016 yılında gerçekleştirdiği yoğun eğitim ve tarama programında binlerce kadına, Meme, Kolon ve Serviks (Rahim ağzı) kanserleri konusunda eğitim, tarama ve muayene gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>ERKEN TEŞHİS ÇOK ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Kanserde erken teşhisin hayat kurtardığını hatırlatan uzmanlar, kanserin her yaşta olabileceğini ve ülkemizde 2016 yılında 175 bin kişiye yeni kanser teşhisi konulduğunu açıkladı.</p>

<p>Kanser belirtileri ve bulgularının ortaya çıkmadan sağlık kuruluşlarına başvurmanın çok önemli olduğunu açıklayan uzmanlar, kanserin nedenlerini de, çevresel faktörler, kalıtsal ve genetik nedenler, obezite, alkol, sigara, hareketsiz yaşam, radyasyon, uzun süre güneş ışığına maruz kalma, yetersiz beslenme, gereksiz ilaç kullanımı, kontrolsüz kullanılan tarımsal ve böcek ilaç kalıntıları, endüstriyel ve kimyasal sanayi atıkları, virüslere bağlı enfeksiyonlar ve biyolojik kanserojen maddeler olarak gösterdiler.</p>

<p>Kanserin erken teşhis edilmesi halinde iyileşme oranının her geçen gün arttığına dikkat çeken uzmanlar, masrafla ve uzun süren tedavilerin hasta ve hasta yakınları için zor bir süreç olduğuna, bu nedenle, sigarayı bırakmanın, hareket ve spor aktivitesinin artırılmasını ve düzenli kontrollerin kanseri önleyen temel etkenler olarak işaret ettiler.</p>

<p><strong>ERKEKLERDE AKÇİĞER, KADINLARDA MEME KANSERİ EN ÇOK RASTLANILAN KANSERLER</strong></p>

<p>Aksaray’ın kanser haritasını çıkartan KETEM, Aksaray ve bölgesinde erkeklerin en çok Akciğer, kadınlarında Meme kanserine yakalandığını tespit etti.</p>

<p>2016 yılı verilerine göre, Aksaray ve bölgesinde yaşayan erkeklerin en çok Akciğer kanserine, kadınlarında Meme kanserine yakalandıkları tespit edilirken; Çevresel ve genetik faktörlerle, sigara ve obezite’nin birincil kanser nedenleri olduğu açıklandı.</p>

<p><strong>KADINLAR KANSER KONUSUNDA EĞİTİLİYOR</strong></p>

<p>KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) 2016 yılında binlerce kadını, Meme, Kolon ve Serviks (Rahim ağzı) kanserleri konusunda eğitti.</p>

<p>Eğitimler için bizzat kadınların ayağına giden KETEM, 2016 yılında bin 729 kadını, Meme, Kolon ve Serviks (Rahim ağzı) kanser konusunda eğitti.</p>

<p>KETEM verilerine göre; 4 bin 647 kadın Meme kanseri muayenesi, 3 bin 584 kadın Serviks Kanseri muayenesi, 740 kadın kolon kanseri muayenesi yapılırken, 2 bin 563 kadına mamografi, 951 kadına ultrasonografi çekildi. 2 bin 755 kadına HPV testi yapılırken, 683 kadında sigarayı bırakmak için sigara bırakma polikliniğine başvurdu. KETEM bütün bu sağlık hizmetlerinin ücretsiz olarak yapıldığını hatırlatarak, 40-69 yaş aralığında ki kadınları yılda bir kez Mamografi çektirmeye, 35-69 yaş aralığında ki kadınları HPV testi yaptırmaya, 50-70 yaş aralığında ki kadınları ve erkekleri ise yılda bir kez dışkıda gizli kana baktırmaya davet ettiler.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Feb 2017 09:56:24 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/02/kanserde-erken-teshis-hayat-kurtariyor_bf712.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kanserden koruyan 5 muhteşem ikili</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kanserden-koruyan-5-muhtesem-ikili-1918</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kanserden-koruyan-5-muhtesem-ikili-1918</guid>
                <description><![CDATA[Bu gıdalar düzenli olarak birlikte tüketildiğinde kansere karşı koruyucu etki gösteriyor. İşte kanserden koruyan muhteşem ikililer listesi...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmalar gösteriyor ki; kanser hikayelerinin neredeyse yüzde 30'u yanlış beslenme ile gelişiyor. Kanser riskini azaltmak ve sağlıklı yaşamak için doğru besinlerin gücünden faydalanmak gerekiyor. Kanserden korunmak için mucize ikili sayılan besinlere beslenme planınızda sıklıkla yer verin.</p>

<p></p>

<p><strong>Ceviz-bal ikilisi ile kanserojen etkileri yok edin</strong></p>

<p>Kansere karşı doğal besinlerin gücü bilinen bir gerçektir. Doğal besinleri birlikte tüketerek de kanser riski daha da azaltılabilir. Birlikte tüketilmesi önerilen mucize ikililerin başında ceviz ve bal gelir. Ceviz, yüksek antioksidan etkisi ile kanseri önleyen besinlerin başında yer alır. Cevizi kaynağı bilinen doğal bir bal ile tüketmek kansere karşı önleyici etkisini artırır. Her gün istenirse ara öğün olarak 2-3 ceviz ve 1 tatlı kaşığı bal tüketmek, kanserojen maddelerin etkisinin vücuttan uzaklaşması sağlayarak kanser oluşumunun önlenmesine yardımcıdır.</p>

<p><strong>Kanserle mücadele için tahin-pekmez</strong></p>

<p>İçerdiği birçok vitaminler ve mineraller göz önünde bulundurulduğunda tahin ve pekmezin birlikte tüketilmesi doku ve organların daha iyi çalışmasına ve kanserojen maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Özellikle tahinin DNA hasarını önleyen yapısıyla kanserle mücadele eden bir besin olduğu bilinmektedir. Yüksek ısılarda işlem görmeyen tekniklerle üretilmiş tahin ve pekmezin tercih edilmesi daha sağlıklıdır. Gün ışığına maruz bırakılmamaları ve açıldıktan sonra buzdolabında saklanmaları önerilir.</p>

<p><strong>Sütünüzü tarçınla için kanseri önleyin</strong></p>

<p>Sağlıklı bir yaşam için tüketilmesi gereken süt; protein, karbonhidrat, kalsiyum, fosfor, potasyum, çinko, A-B- D-E ve K vitaminleri ile kanserin önlenmesine yardımcı olur. İçeriğindeki vitaminler ile mide, meme, kolon ve yumurtalık kanserine yakalanma riskini azaltmaktadır. İçerdiği E vitamini ile hücrelere zarar veren maddelere karşı savaşır ve bu maddeleri etkisiz hale getirmektedir. Tarçın ile birlikte tüketildiğinde organların korunması ve kronik hastalıkların önlenmesinde yardımcı olabileceği gibi iştah kontrolünün yapılmasında da etkilidir. En güçlü antioksidanlar biri olan tarçın, vücudu serbest radikallerin zararlarından korur. Yapılan bazı araştırmalar tarçının kanser hücrelerine karşı toksik etki göstererek ölmelerini sağladığını gösteriyor.</p>

<p><strong>Badem ve yoğurt hücreleri sağlıkla besler</strong></p>

<p>Badem kansere karşı önleyici olan yağlı tohumların başında gelir. Özellikle antioksidan etkisi ile birlikte hücrelerin sağlığını koruyan ve kanserojen maddelerin vücuttan uzaklaşmasını sağlayan badem ve yoğurt birlikte tüketildiğinde bu etkisini katlamaktadır. Badem ve yoğurt ikilisi hücreleri sağlıkla besler. Yoğurt hücrelerin düzenli beslenmesini sağlarken özellikle besleyici etkisi ile de kanseri önlemede bademe yardımcı olan besinlerin başında gelir.</p>

<p><strong>Haftada 3-4 kez balık-salata tüketmek gerekiyor</strong></p>

<p>Balığın içinde bulunan omega 3 ve 6 yağ asitlerinin kanser riskinin gelişmesini önlemede önemli bir rolü bulunmaktadır. Omega 3 ve 6 yağ asitlerinden zengin balıklar tercih ederek haftada 2-3 kez tüketmek kansere karşı koruyucu özellik sağlar. Balığın salata ile birlikte tüketilmesi kanserojen maddelerin vücuttan uzaklaşmasına ve hücrelerin kontrollü olarak çalışmalarına yardımcı olur. Anemi riskini ortadan kaldırır ve demir emilimi için birebirdir. Salata malzemesi olarak kullanılan sebzelerde var olan molibden, demir, kalsiyum ve A, C, E vitaminleri kansere karşı önleyici etki göstermektedir. Marul, kıvırcık, salatalık, maydanoz, tere, nane, roka, biber, limon gibi sebzeler ile yapılan salataları günde 2-3 porsiyon olacak şekilde tüketebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 31 Jan 2017 17:08:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/01/kanserden-koruyan-5-muhtesem-ikili_d34f4.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aksaray halkı randevulu sisteme alıştı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aksaray-halki-randevulu-sisteme-alisti-1915</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aksaray-halki-randevulu-sisteme-alisti-1915</guid>
                <description><![CDATA[2016 yılında 283.908 kişi, MHRS üzerinden randevu aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesinde muayene olabilmek için MHRS (Merkezi Hastane Randevu Sistemi) ve Alo 182’den randevu alan hasta sayısı her geçen yıl artıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>GÜNLÜK ORTALAMA 1000 HASTA RANDEVU ALIYOR</strong></p>

<p>2010 yılında başlayan MHRS ve Alo 182 randevu sistemini kullanarak, Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesinden, 2016 yılında 283.908 hasta randevu ile sıra beklemeden muayene oldu. Aksaray ve bölgesine sağlık hizmeti veren Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi muayene için MHRS ve Alo 182’yi kullanarak randevu alan hasta sayısı günlük ortalama 1000 hastaya ulaştı.</p>

<p></p>

<p>Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Uzm.Dr. Cengizhan Kılıçaslan konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada;</p>

<p>&nbsp;“Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine günlük 6 binden fazla hasta muayene olmak için başvuruyor. Bu hastalarımızın yaklaşık 5’de 1’i, internet veya telefon üzerinden randevu alarak hastanemize geliyorlar. 2016 yılında 283.908 hasta internet veya telefonla randevu alarak hastanemizde muayene olmuşlardır. Bu oran geçmiş yıllara göre randevulu hasta sayısının arttığını gösteriyor. Doktorlarımız sistem gereği günlük 30 randevulu hastadan fazla hasta alamıyorlar. Hastalarımız, MHRS ve Alo 182 telefon hattını kullanarak hastanemizde görev yapan herhangi bir doktora istedikleri gün ve tarihte randevu alabilmekteler ve randevu tarih ve saatinde polikliniğe gelerek sıra beklemeksizin muayene olabilmekteler. Bu uygulama hastalarımızın işlerini kolaylaştıran, zaman tasarrufu sağlayarak sıra beklemeyi ortadan kaldıran bir uygulamadır. Bu uygulamayı kullanarak hastaneye gelen hasta sayısı da her geçen yıl artmaktadır. &nbsp;2016 yılı genelinde günde ortalama 1000 hasta randevu alarak hastaneye gelmektedir. Bu rakam bazı günlerde 1500’e&nbsp;kadar ulaşmaktadır” dedi.</p>

<p>AEAH Başhekimi Uzm.Dr. Kılıçaslan, “Aksaray halkı telefon ve internet üzerinden randevu almaya alışmıştır. İstatistiki rakamlar bunu göstermektedir. Vatandaşlarımıza, Sağlık Bakanlığına bağlı 2 ve 3 basamak hastaneler ile Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerinden randevu almak için, MHRS ve Alo 182 telefon hattını kullanmalarını öneriyorum” dedi.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 30 Jan 2017 18:41:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/01/aksaray-halki-randevulu-sisteme-alisti_f6f5f.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Coca Cola&amp;#039;nın Verdiği Hastalıklar ve Rahatsızlıklar</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/coca-cola039nin-verdigi-hastaliklar-ve-rahatsizliklar-1867</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/coca-cola039nin-verdigi-hastaliklar-ve-rahatsizliklar-1867</guid>
                <description><![CDATA[Coca Cola&#039;nın Verdiği Hastalıklar ve Rahatsızlıklar]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>Günümüzde Türkiye’de Milyonlarca ve dünya genelinde Milyarlarca insanın içtiği Coca Cola neredeyse herkese aşırı bir bağımlılık yapmaktadır.. Peki Araştırmacılar Cola için ve bu meşrubatların yaptığı bağımlılık hakkında ne dediler ve ortaya neler çıkardılar, zararları nelerdir ve ne değildir hepimiz gözden geçirelim.</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>Birçok kaynaklarda geçtiği gibi daha öncesinde doğurganlığı önlemek için kısırlık ilacı olarak eczanelerde satılarak başlanan ve daha sonra içecek haline getirilen Coca Cola'nın benzer iddialarla bir çok benzer haberler bulunmaktadır.. İçerken tadına doyamadığımız gazlı içecekler aslında birçok hastalığa davetiye çıkarıyor. Ünlü yazar Karen Hill, 'Yeteeerr! Artık Diyet Yapmak İstemiyorum' adlı kitabında bu içeceklerin neden olduğu 12 hastalığı anlattı. </span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>Karen Hill, insanların kolaya olan düşkünlüğüne değinerek, 'Türkiye'de adeta bir kola bağımlılığı var' dedi.</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>Bazıları Günde bir-iki litreyi geçiyor adeta su yerine kola tüketiyoruz.</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>Öncelikle kola korkunç bir bağımlılık yaratan içecektir. Uyuşturucuyu bırakmak kadar zahmetlidir.</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>İnsanların kolayı bırakmakta çok güçlük çektiğine değinen Hill, Bırakmaya karar verdikleri ilk gün korkunç migren ağrıları, titremeler, asabilik ve uykusuzluk yaşıyorlar.</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>Fakat iki günü atlattıktan sonra bomba gibi oluyorlar.</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span>&nbsp;</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>İşte bırakmanız için en önemli 12 hastalığa sebep...</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span>&nbsp;</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>1-&nbsp;&nbsp;&nbsp; Fazla kilo ve yağlanma</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>2-&nbsp;&nbsp;&nbsp; Karaciğer hasarı</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>3-&nbsp;&nbsp;&nbsp; Diş çürümesi</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>4-&nbsp;&nbsp;&nbsp; Böbrek taşları ve Kronik böbrek hastalığı</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>5-&nbsp;&nbsp;&nbsp; Asit reflü</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>6-&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kemik erimesi</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>7-&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hipertansiyon</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>8-&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kalp hastalığı</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>9-&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sindirim bozukluğu</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>10-&nbsp;&nbsp; Alzheimer (hafıza kaybı)</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>11-&nbsp;&nbsp; Kanser</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span>12-&nbsp;&nbsp; Şeker Hastalığı</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Jan 2017 20:05:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/01/coca-cola-nin-verdigi-hastaliklar-ve-rahatsizliklar_739ab.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hangi bitki çayı hangi hastalığa iyi gelir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/hangi-bitki-cayi-hangi-hastaliga-iyi-gelir-1847</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/hangi-bitki-cayi-hangi-hastaliga-iyi-gelir-1847</guid>
                <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Gülünay, bitki çaylarının hangi hastalıkların tedavisine destek olabileceği, faydaları ve nasıl tüketilmesi gerektiği ile ilgili bilgiler verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kan şekerini düzenlemeden sakinleştirmeye, yağ yakmadan mikroplara karşı savaşmaya, depresyondan mide bulantısına birçok faydası bulunan bitki çayları diyet sürecini de destekliyor. Vücuda önemli faydaları bulunan bitki çaylarının yeterli miktarda tüketilmesi gerektiğini ifade eden Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Gülünay, günde 2-3 fincandan fazla&nbsp;bitki çayı&nbsp;içmenin tansiyon problemine yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Bitki çaylarının önemli birer doğal şifa kaynağını olduğunu belirten Uzm. Merve Gülünay,&nbsp;"Kültürümüzde şifalı otların bolca bulunması, çocuktan büyüğe herkesin bitki çayı kullanımının artmasına neden oldu. Her besin gibi bitki çaylarının da vücuda büyük faydaları bulunuyor. Ancak bitkilerin içerdiğindeki bazı maddelerin fazla tüketilmesi de zarara yol açabilir. Bu yüzden tüketirken miktar ve demleme sürelerine dikkat etmek önem taşıyor. Fazla tüketme durumunda toksik etkiye neden olabileceği gibi demleme süresini de ortalama 3-5 dakikada tutmak gerekiyor. Öte yandan günde 2-3 fincandan fazla bitki çayı içmek, tansiyon problemine de yol açıyor”&nbsp;dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Chai çayı kan şekerini düzenliyor</strong></p>

<p>Chai çayı, özellikle kansere karşı savaşan ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiren birçok antioksidan ve fitokimyasal içeriyor. İçeriğinde bulunan tarçın ve zencefil özütleri sayesinde soğuk kış günleri için iyi bir grip savar. Özellikle adet dönemlerindeki kadınlarda oluşan tatlı ataklarını önlemede ve adet sancılarını dindirmede rol oynuyor. Sindirim ve pankreatik enzimleri uyarıcı etkisiyle kan şekerini düzenlemenin yanı sıra doygunluk hissi vererek metabolizmanın daha hızlı çalışmasına da yardımcı oluyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Gençlik iksiri beyaz çay</strong></p>

<p>Zengin "kateşin” içeriğiyle metabolizmayı hızlandırmanın yanı sıra yağ üretimi üzerinde baskılayıcı etki oluşturarak düzenli tüketiminde kilo vermeye yardımcı oluyor. Antioksidan yapısıyla kanser oluşumundaki önemli etkenlerden olan serbest radikalleri azaltarak hastalıklarla başa çıkmada etkili rol oynuyor. İçeriği ile kolajen yıkımını sınırlandırıp, cilde esneklik veren elastin maddesinin azalmasını önlüyor. Cildi güzelleştirerek yaşlanma, kırışıklık gibi durumların önüne geçerek sıkı ve pürüzsüz cilt oluşumunu destekliyor. Damarları genişletici etkisiyle kalp sağlığını korurken, iyi kolestrolün yükseltilmesi, kötü kolestrolün ise düşürülmesine yardımcı oluyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Yağ yakan yeşil çay</strong></p>

<p>İçeriğindeki "epi-gallo-kateşin-3-gallat (EGCG)” biyolojik ögesi sayesinde metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını destekliyor. Kateşinin etkisiyle sindirim enzimlerinin aktivitesini yavaşlatarak, bağırsaktan emilimini azaltıp kilo kaybını artırmaya yardımcı oluyor. Düzenli tüketiminde özellikle deri altı karın yağları ve kandaki trigliseritin düşmesi üzerinde etkin rol oynuyor Böbrekler tarafından salınan anjiyotensin dönüştürücü enzime bağlı kan basıncını düzenleyerek tansiyonun düşürülmesine yardımcı oluyor. Yüksek antioksidan içeriğiyle DNA hasarı, kanser gibi birçok hastalığın önlenmesinde etkin olup vücutta zararlı maddelere karşı kalkan görevi yapıyor. Anti-inflamatuvar etkisiyle ülseratif kolit, Chrohn gibi bağırsak hastalıklarının etkilerini azaltılmasına destek oluyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Mikroplara savaş açan ıhlamur çayı</strong></p>

<p>Soğuk algınlığı ve gribin en geleneksel tedavi yöntemi olan ıhlamur çayı, bu hastalıklara karşı bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin yanı sıra öksürük için de kullanılan iyi bir destekleyici niteliğindedir. İçeriğiyle boğazda oluşan tahrişleri önlerken, ağrı kesici ve iltihap giderici etkisiyle tahrişlerin onarımına da yardımcı oluyor. Yatıştırıcı özelliğiyle de strese karşı etkili ve ayrıca hastalık durumunda terletici etkisiyle rahatlatıyor. İdrar söktürücü özelliğe sahip ıhramur çayını 6 aydan büyük bebekler dahil her birey rahatlıkla tüketebiliyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Depresyona karşı papatya çayı</strong></p>

<p>Papatya çayı, sinirleri yatıştırıcı ve sakinleştirici etkisiyle doğal antidepresan olarak adlandırılıyor. Strese bağlı uyku problemleriyle savaşarak uykusuzluğun önlenmesinde yardımcı oluyor. Özellikle kadınların regl döneminde yaşadığı gerginlik ve adet sancılarının yatıştırılmasında fayda sağlıyor. İçeriğindeki alfa bisabolol ve azulene sebebiyle ülser, mide yanması gibi mide rahatsızlıklarına karşı iyi geliyor. 6 aydan büyük bebeklerde gaz spazmlarının önlenmesinde kullanılabiliyor. Papatya çayında dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta; papatya çeşitlerinin birçoğu zehirli olduğu için, çayın yapımında kullanılacak kurutulmuş papatyalar güvenilir yerlerden alınmalıdır.</p>

<p></p>

<p><strong>Anneler ve çocuklara rezene çayı</strong></p>

<p>6 aydan büyük bebeklerden annelere kadar her yaş grubuna faydalı olan rezene çayı kasları yumuşatarak spazmlara iyi gelerek gaz ve şişkinliği azaltır. Anne sütünün yapımını artırır. Bayanlarda östrojenin etkilerini artırdığından adet öncesi sendrom ve menopoz dönemine iyi gelir. Antimikrobiyal etkisiyle bağışıklığı kuvvetlendiriyor. İştah problemi olup yemeyen çocuklar da düzenli tüketiminde iştah artırıcı özelliği bulunuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Mide bulantısına nane çayı</strong></p>

<p>Antioksidan özelliğiyle virüs, tümör ve bakterilerle savaşarak vücudu koruyor. Yatıştırıcı etkisiyle mide yanması, mide bulantısı gibi durumlarda olumlu etki yaratıyor. Reflü hastalarında mide ekşimesini azaltıyor. İçeriğinde bulunan uçucu bileşenlerle boğazın yumuşamasına ve kuruluğun giderilmesine yardımcı oluyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Enfeksiyon düşmanı kuşburnu çayı</strong></p>

<p>C,B1,B12 gibi yoğun vitamin içeriğiyle vücuda dinçlik sağlayan ve bağışıklığın destekleyen bitki çaylarının baş tacı olarak nitelendiriliyor. Antioksidan yapısıyla enfeksiyonlara karşı bedeni koruyor. İçeriğiyle etkin bir kan temizleyicisi ve raşitizm ilacı olarak görülüyor. Kronik yorgunluğu olan bireylere enerji veriyor. A vitamini ve karotenoid içeriğiyle göz sağlığını koruyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Doğal antibiyotik ada çayı</strong></p>

<p>Yapraklarında bulunan doğal antibiyotik sayesinde bağışıklığı kuvvetlendiriyor. Soğuk algınlığı durumlarında hem bakteri çoğalmasını engeller hem de öksürüğün giderilmesine yardımcı oluyor. Buharının solunması durumunda sinüslerin ve akciğerin temizlenmesine de destek veriyor. İshalin azaltılmasında ve mide kramplarında etkin. Asetilkolini parçalayan enzimi yok etme özelliğiyle hafızayı kuvvetlendirerek, beyin gelişimini destekliyor. Fakat östrojen içeriğiyle ergenlik öncesi çocuklar için ve kasılmalara neden olduğundan hamilelik döneminde kullanılmaması öneriliyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Sakinleştiren melisa çayı</strong></p>

<p>Yatıştırıcı içeriğiyle düşük ve orta depresyon tedavisine iyi geliyor. Bunun yanı sıra hazımsızlık, gaz, şişkinlik, kolik gibi sindirim sistemi sorunlarının giderilmesine yardımcı oluyor. Yapraklarında bulunan uçucu yağ sayesinde virüslerle savaşmada ve özellikle uçuk virüsünün üzerinde etkin rol oynuyor. İçerisinde bulunan maddelerden biri olan rozmarinik asitin beynin öğrenme ve algılama işlevlerini artırmada yardımcı oluyor.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Jan 2017 19:59:27 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/2017/01/hangi-bitki-cayi-hangi-hastaliga-iyi-gelir_2f421.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yoğurdun suyunu dökmeyin! Meğer bin derde devaymış</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/yogurdun-suyunu-dokmeyin-meger-bin-derde-devaymis-1636</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/yogurdun-suyunu-dokmeyin-meger-bin-derde-devaymis-1636</guid>
                <description><![CDATA[Kalsiyum deposu yoğurt kemik sağlığından, kansere, diyabetten cilt sağlığına kadar şifa saçıyor. Uzmanlar, bu sağlıklı besinin suyunun da ilaç gibi etki gösterdiğini bildiriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><!--StartFragment-->İşte yoğurt suyunun sağlığa yararları...<!--EndFragment--></p>  <p>&nbsp;</p>  <p><!--StartFragment--><strong>KİLO PROBLEMİ</strong><br /> Yoğurt suyu, kalsiyum, protein ve B vitamini ihtiva eder. Bu sayede de kişide tokluk hissi sağlar. Yağ yakımını hızlandırdığı i&ccedil;in de metabolizmayı &ccedil;alıştırır.<!--EndFragment--></p>  <p>&nbsp;</p>  <p><!--StartFragment--><strong>KABIZLIK</strong><br /> Yoğurt suyu ise faydalı bakteriler i&ccedil;erir. Bu sayede bağırsak florası dengelenir ve kabızlık &ouml;nlenir.<!--EndFragment--></p>  <p>&nbsp;</p>  <p><!--StartFragment--><strong>TİRİOİD</strong><br /> Yoğurt suyu kilo vermeyi kolaylaştırdığı i&ccedil;in troid belirtilerini hafifletir, yorgunluğu alır ve sinirliliği &ouml;nler. &Ouml;zellikle de maden suyu ile yapılmış yoğurt troidi d&uuml;zenler, tokluk hissi sağlar.<!--EndFragment--></p>  <p>&nbsp;</p>  <p><!--StartFragment--><strong>DİYABET</strong><br /> Şeker hastası olanlar ve ins&uuml;lin direnci bulunan kişiler yoğurt suyu t&uuml;ketebilir. Bu sayede kan şekerinin dengede kalmasına yardımcı olur.<!--EndFragment--></p>  <p>&nbsp;</p>  <p><!--StartFragment--><strong>KAS SAĞLIĞI</strong><br /> Spor yapanların mutlaka yoğurt suyu t&uuml;ketmesi gerekir. Yoğurt suyunun ihtiva ettiği faydalı besin &ouml;geleri kasların beslenmesini sağlayacaktır.<!--EndFragment--></p>  <p>&nbsp;</p>  <p><!--StartFragment--><strong>CİLT LEKELERİ</strong><br /> Cilt lekelerini temizlemek i&ccedil;in yoğurt suyu olduk&ccedil;a faydalıdır. Cilde yapılan d&uuml;zenli yoğurt suyu maskesi ile cilt lekelerinin hafiflemesi m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.<!--EndFragment--></p>  <p>&nbsp;</p>  <p><!--StartFragment--><strong>B&Ouml;BREK TAŞLARI</strong><br /> Yoğurt, sıvı i&ccedil;eriği sayesinde b&ouml;brekleri temizler. Bu sayede de taş ya da kum sorunu mevcut ise her g&uuml;n yoğurt suyu i&ccedil;mek olduk&ccedil;a faydalı olacaktır.<!--EndFragment--></p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 Apr 2016 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/yogurdun_suyunu_dokmeyin.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aksaray&amp;#39;da 2 kişiye domuz gribi teşhisi konuldu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aksaray39da-2-kisiye-domuz-gribi-teshisi-konuldu-1489</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aksaray39da-2-kisiye-domuz-gribi-teshisi-konuldu-1489</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray&rsquo;da yüksek ateş ve bulantı nedeniyle acil servise gelen 4 kişiden 2&rsquo;sine domuz gribi teşhisi konuldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Y&uuml;ksek ateş ve bulantı nedeniyle Aksaray Devlet Hastanesi Acil Servisi&rsquo;ne m&uuml;racaat eden 4 kişiyi ş&uuml;phe &uuml;zerine izolasyona alan hastane, 4 ş&uuml;pheli hasta &uuml;zerinde tedaviye başladı. 4 kişiden &ouml;rnek alan doktorlar teşhis i&ccedil;in &ouml;rnekleri laboratuvara g&ouml;nderdi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>DOMUZ GRİBİ TEŞHİSİ KONULDU</strong></p>  <p>Bir g&uuml;n sonra gelen sonu&ccedil;larda ise kadın hasta D.Y. (74) ile erkek hasta M.İ.T.&rsquo;nin (18) domuz gribi olduğu teşhisi konuldu. Domuz gribi teşhisi konulan 2 kişi İntaniye servisine kaldırılırken, tedavilerinin s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; &ouml;ğrenildi.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 Jan 2016 00:00:00 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/aksaray_da_2_kisiye_domuz_gribi_teshisi_konuldu.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kanserin en büyük nedeni sigara</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kanserin-en-buyuk-nedeni-sigara-1436</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kanserin-en-buyuk-nedeni-sigara-1436</guid>
                <description><![CDATA[Prof. Aziz Sancar, "DNA onarımı bir de kanser tedavisi için önemli. Kanser ilaçlarının çoğu DNA&#39;yı tahrip ediyor" dedi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>  <p>2015 Nobel Kimya &Ouml;d&uuml;l&uuml; sahibi Prof. Aziz Sancar kendisine Nobel kazandıran &quot;DNA onarım mekanizmasının nasıl işlediği&#39;&#39; &uuml;zerine ger&ccedil;ekleştirdiği araştırmasını anlattı.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Nobel &Ouml;d&uuml;ll&uuml; T&uuml;rk Bilim İnsanı Prof.Dr. Aziz Sancar Nobel &Ouml;d&uuml;l&uuml; sigara i&ccedil;memenin &ouml;nemine vurgu yaparak şunları s&ouml;yledi:</p>  <p>&quot;Nobel &Ouml;d&uuml;l&uuml; DNA onarımı &uuml;zerindeki &ccedil;alışmalarım i&ccedil;in verildi. DNA onarımı hem kanser yapan ajanlardan hem de kanser tedavisi i&ccedil;in kullandığımız ila&ccedil;ların yaptığı DNA hasarlarını ortaya &ccedil;ıkarıyor. İki &ouml;nemli kanser yapan etkenlerden biri g&uuml;neş ışığı deri kanseri yapıyor ki &ccedil;ok &ouml;nemli değildir. Deri kanserinin tedavisi var.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>SİGARA İ&Ccedil;MEZSEN Y&Uuml;ZDE 30&#39;U KAYBOLUR</strong></p>  <p>En tehlikeli olan akciğer kanseri. Sigaranın i&ccedil;indeki kimyasal maddelerle DNA&#39;yı tahrip ediyor. Bu da kanser yapıyor. Benim &ccedil;alıştığım DNA onarım mekanizması, sigara dumanının yaptığı tahribatı tamir ediyor. Tamir ediyor da; durmadan sigara i&ccedil;erse buna DNA onarım mekanizması yetişemiyor. Dolayısı ile kanser oluşuyor. Benim DNA onarımını arttırıp, bunu daha etkin yapacak durumum yok. O bakımdan kanseri &ouml;nlemek i&ccedil;in en iyisi sigara i&ccedil;memek. Herkes tedavi et diyor ama sigara i&ccedil;mezsen zaten &ouml;ld&uuml;r&uuml;c&uuml; kanserin y&uuml;zde otuzu kaybolur.&quot;</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Dec 2015 00:00:00 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/kanserin_en_buyuk_nedeni_sigara.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Burger King&amp;#39;den at eti itirafı!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/burger-king39den-at-eti-itirafi-1420</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/burger-king39den-at-eti-itirafi-1420</guid>
                <description><![CDATA[Bütün iddialara rağmen her defasında bu konuyu yalanlayan ABD&#39;nin en büyük fast food zincirlerinden Burger King, denetimlere dayanamadı ve at eti kullandığını itiraf etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Burger King at eti mi kullanıyor iddialarına yeni a&ccedil;ıklama geldi. At eti kullandığı itiraf eden Burger King, etleri hangi &uuml;lkelere g&ouml;nderdiğini a&ccedil;ıkladı. At eti g&ouml;nderilen &uuml;lkeler arasında T&uuml;rkiye yok.</p>  <p>YouSignAnimals&#39;ın haberine g&ouml;re, haftalarca s&uuml;ren teredd&uuml;t ve artan denetlemeler sonrasında, Burger King hamburgerlerinde ve Whopper men&uuml;de at eti olduğunu itiraf etti.</p>  <p><br /> <br /> <strong>BURGER KING AT ETİ KULLANDIĞINI İTİRAF ETTİ</strong><br /> <br /> Burger King b&uuml;t&uuml;n su&ccedil;lamaları kesin bir dille reddediyordu ve iddiaların temeli olmadığını temin ediyordu. Ama olağan&uuml;st&uuml; bir u d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yle, fast food zinciri testlerin doğru olmadığını itiraf etti ve m&uuml;şterilerinden &ouml;z&uuml;r diledi. Burger King, at etli hamburgerlerin İrlanda&#39;da bulunan ve ABF Foods Group&#39;un şirketlerinden Silvercrest adlı bir imalat şirketinde &uuml;retildiğini a&ccedil;ıkladı. Aynı şirketin Tesco,Asda ve the Co-op&#39;a at eti g&ouml;nderdiğine inanılıyor. Şirketin bir yıl boyunca yasaklanmış malzemeler kullandığı iddia ediliyor.<br /> <br /> Burger King&#39;in a&ccedil;ıklaması ş&ouml;yle: &quot;Silvercast&#39;in Polonya&#39;da izinsiz bir &uuml;reticiden ihra&ccedil; ettiği bifteğin &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir y&uuml;zdesini almayı kararlaştırmıştık. Bu &uuml;retici y&uuml;zde y&uuml;z İngiliz ve İrlanda bifteğinden yapılmış k&ouml;fte teslim edeceğine s&ouml;z vermişti ama s&ouml;z&uuml;n&uuml; tutmadı. Silvercast&#39;taki at etinin kaynağının Polonya&#39;daki izinsiz &uuml;retici olduğunu ispatladık.&quot;</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>T&Uuml;RKİYE&#39;DEKİ ŞUBELER İ&Ccedil;İN A&Ccedil;IKLAMA</strong></p>  <p>Burger King&rsquo;in, T&uuml;rkiye restoranlarında satışa sunulan et &uuml;r&uuml;nlerinin tamamı, yerli ve T&uuml;rk Gıda Kodeksi&rsquo;ne uygun şekilde &uuml;retilmektedir.</p>  <p>Burger King ile ilgili olarak haber sitelerinde yer alan &ldquo;Burger King hamburgerlerinde ve Whopper men&uuml;de at eti olduğunu itiraf etti&rdquo; haberlerine ilişkin olarak m&uuml;şterilerimizi doğru bilgilendirmek adına aşağıdaki a&ccedil;ıklamayı kamuoyunun dikkatine sunarız.<br /> <br /> T&uuml;rkiye&rsquo;de TAB Gıda b&uuml;nyesinde faaliyet g&ouml;steren Burger King&rsquo;in, T&uuml;rkiye restoranlarında satışa sunulan et &uuml;r&uuml;nlerinin tamamı, yerli ve T&uuml;rk Gıda Kodeksi&rsquo;neuygun şekilde &uuml;retim yapan tedarik&ccedil;ilerden temin edilmektedir. Yurtdışında yayınlanan bu haberlerin Burger King T&uuml;rkiye ile hi&ccedil;bir ilgisi bulunmamaktadır.<br /> <br /> Saygılarımızla<br /> <br /> <strong>TAB Gıda</strong></p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Dec 2015 00:00:00 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/burger_kingden_at_eti_itirafi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öğrencilerden gönüllü evde bakım hizmeti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/ogrencilerden-gonullu-evde-bakim-hizmeti-1411</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/ogrencilerden-gonullu-evde-bakim-hizmeti-1411</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Hüseyin Cahit Korkmaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, kurdukları Evde Bakım Kulübü (EBAK) ile yardıma muhtaç yaşlı ve hastalara evlerinde bakım hizmeti sunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Okulun eğitim g&ouml;ren 27 &ouml;ğrenci, yardıma muhta&ccedil; yaşlı ve hastaların bakım hizmetlerini karşılamak amacıyla 2 yıl &ouml;nce EBAK&#39;ı kurdu. &Ouml;ğrenciler, haftada 2 kez yardıma muhta&ccedil; yaşlı ve hastaların evlerine giderek, hem bakımlarını yapıyor hem de onlara psikolojik destek sağlıyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>VATANDAŞ &Ccedil;OK MEMNUN</strong></p>  <p>Okul m&uuml;d&uuml;r&uuml; Hızır Faruk Maraşlıoğlu, ama&ccedil;larının &ouml;ğrencilerin hem sahada g&ouml;rerek uygulayarak eğitimlerini ger&ccedil;ekleştirmek, hem de yardıma ve bakıma muhta&ccedil; olan yaşlı ve hasta vatandaşlarımıza yardım etmek olduğunu s&ouml;yledi. Ayaklarına kadar gelen hizmetten olduk&ccedil;a memnun olan vatandaşlar ise &ouml;ğrencilere okul idareci ve &ouml;ğretmenlerine teşekk&uuml;r etti.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Dec 2015 00:00:00 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/ogrencilerden_gonullu_evde_bakim_hizmeti.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>8 Kasım tarihi Dünya Radyoloji günüdür!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/8-kasim-tarihi-dunya-radyoloji-gunudur-1338</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/8-kasim-tarihi-dunya-radyoloji-gunudur-1338</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Devlet Hastanesin de görev yapan Radyoloji Uzmanları ve Teknisyenleri, 8 Kasım Dünya Radyoloji günü nedeniyle bir araya geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ADH&rsquo;nin MR, Tomografi, N&uuml;kleer Tıp, Mamografi, Ultrasongrafi, Kemik Danstitometri ve Acil ve Poliklinik r&ouml;ntgen de g&ouml;rev yapan 7 radyolog ve 40 radyoloji teknisyen ile bir araya geldi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Aksaray Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op.Dr. Himmet Durgut, ADH Y&ouml;neticisi Uz. Dr. Cengizhan Kılı&ccedil;aslan d&uuml;nya radyoloji g&uuml;n&uuml; nedeniyle ADH&rsquo;inde g&ouml;rev yapan Radyolog ve Radyoloji teknisyenlerine s&uuml;rpriz yaparak g&uuml;nlerini kutladılar.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Aksaray Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Op.Dr.Himmet Durgut, 8 Kasım 1895 yılında tam 120 yıl &ouml;nce Alman Fizik&ccedil;i Prof.Dr.&nbsp; Wilhelm Conrad R&ouml;ntgen tarafından x-ray ışınlarının bulunduğunu ve insanlığın hizmetine sunulduğunu bu nedenle 8 Kasım tarihinin D&uuml;nya Radyoloji G&uuml;n&uuml; olarak kutlandığını hatırlatarak, D&uuml;nya radyoloji g&uuml;n&uuml; nedeniyle, Aksaray Devlet HastanesininMR, Tomografi, N&uuml;kleer Tıp, Mamografi, Ultrasongrafi, Kemik Danstitometri, Acil ve Poliklinik r&ouml;ntgen de 7 g&uuml;n 24 saat g&ouml;rev yapan radyolog ve radyoloji teknisyenlerine, Aksaray ve b&ouml;lge halkına vermiş oldukları sağlık hizmetinden dolayı teşekk&uuml;r etti.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Radyoloji Birim Sorumlusu Enes Aydoğan&rsquo;da d&uuml;nya radyoloji g&uuml;n&uuml; nedeniyle kendilerine s&uuml;rpriz yapan Genel Sekreter Durgut ve Y&ouml;netici Kılı&ccedil;aslan&rsquo;a, radyolog ve teknisyen arkadaşları adına teşekk&uuml;r etti.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Nov 2015 00:00:00 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/8_kasim_tarihi_dunya_radyoloji_gunudur.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Organ bağışı hayat kurtarır</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/organ-bagisi-hayat-kurtarir-1324</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/organ-bagisi-hayat-kurtarir-1324</guid>
                <description><![CDATA[Bağışlanan her organ filizlenen bir candır]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>3-9&nbsp; Kasım organ bağışı haftası nedeniyle, organ bağışını artırmak, farkındalık yaratmak &uuml;zere &ccedil;eşitli etkinlikler yapılıyor. Aksaray Devlet Hastanesi organ bağışı haftası nedeniyle, bloklarda organ bağışı standı kurdu.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Standa g&uuml;n boyu hasta ve hasta yakınlarına organ bağışı ve organ naklinin anlatıldığı toplumu bilin&ccedil;lendirmeye y&ouml;nelik broş&uuml;rler dağıtılarak bilgi verildi. Hafta nedeniyle Aksaray Devlet Hastanesi Organ ve Doku nakli koordinat&ouml;r hemşiresi tarafından okullarda &ouml;ğrencilere organ bağışı anlatıldı.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Aksaray halkı olarak organ bağışı konusunda yeterli duyarlılığı sergilemediğimizi ifade eden Organ ve Doku nakli koordinat&ouml;r&uuml; Mevl&uuml;de &Ouml;zt&uuml;rk, 2015 yılında Aksaray&#39;da don&ouml;r olarak organ bağışının bulunmadığını a&ccedil;ıkladı.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Organ bağışı konusunda Aksaray halkını organlarını bağışlamaya davet eden &Ouml;zt&uuml;rk; &quot; Aksaray&#39;da organ bağışı T&uuml;rkiye ortalamasının &ccedil;ok gerisinde, Aksaray olarak en az organ bağışı bulunan 10 il arasında yer almaktayız, ge&ccedil;miş yıllarda&nbsp; beyin &ouml;l&uuml;m&uuml; ger&ccedil;ekleşen 7 don&ouml;rden organlar alınarak, başka hastalara nakillerini sağladık. D&uuml;nyanın her yerinde ve &uuml;lkemizde beyin &ouml;l&uuml;m&uuml; ger&ccedil;ekleşen veya canlı don&ouml;rlerden organ bağışı yapılmakta. Beyin &ouml;l&uuml;m&uuml; ger&ccedil;ekleşen hastaların ailesi yazılı izin alınarak, don&ouml;r&uuml;n duruma g&ouml;re, B&ouml;brek, Karaciğer, Kalp, Akciğer, Pankreas, İnce Bağırsak, Kalp Kapağı, Kornea, Kemik, Kemik iliği ve Deri organ ve dokuları nakledilmekte. Beyin &ouml;l&uuml;m&uuml; durumu fonksiyonların geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;ms&uuml;z olarak kaybolmasıdır, tıbben &ouml;l&uuml;m durumudur. Sağlığında h&uuml;r iradesi ile organlarını bağışlayan insanların &ouml;l&uuml;m&uuml; halinde, hukuki olarak yine ailesinin yazılı izni gerekmektedir&quot; dedi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Koordinat&ouml;r &Ouml;zt&uuml;rk, &quot;18 yaşını doldurmuş, akli dengesi yerinde olan herkesin İl Sağlık M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;, hastaneler ve organ nakli ile ilgili dernek, vakıf ve kuruluşlara başvurarak&nbsp; doku ve organ bağışı yaparak belgelerini alabilirler. Kişilerin h&uuml;r iradesi ile organ bağışı yapmış olsalar bile&nbsp; mutlaka yakınlarına da bildirmelerini istedi&quot;</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Toplum olarak organ bağışı konusunda bilin&ccedil;lendirilmesi gerektiğini vurgulayan Koordinat&ouml;r &Ouml;zt&uuml;rk, &quot;Bir&ccedil;ok hasta bağışlanmış bir organ i&ccedil;in beklerken hayatını kaybetmektedir. Bağışlanan her organ başarılı bir nakilden sonra ger&ccedil;ek bir yaşam armağanıdır. Toplum olarak ne yazık ki organ bağışının &ouml;nemini ancak organ bağışına ihtiya&ccedil; duyduğumuzda anlıyoruz. Bağışlanan her organ bir başka insanın hayatını kurtarır. Bağışlanan her organ filizlenen bir candır&quot; dedi.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 07 Nov 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/organ_bagisi_hayat_kurtarir.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeşil Bir Aksaray, Sağlıklı Bir Gelecek İçin!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/yesil-bir-aksaray-saglikli-bir-gelecek-icin-1301</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/yesil-bir-aksaray-saglikli-bir-gelecek-icin-1301</guid>
                <description><![CDATA[Okulların açılması ile birlikte yeniden başlatılan ağaçlandırma çalışmalarına Aksaray Kültür Çevre Gençlik Spor Kulübü Derneği ve Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği işbirliği ile iki okulun bahçesini ağaçlandırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>G&uuml;lağa&ccedil;/Demirci Kasabası &Ccedil;ok Programlı Lisesi ile başlayan ağa&ccedil;landırma &ccedil;alışması&nbsp; Bağlıkaya Kasabası İlkokulunun bah&ccedil;esine 10 yaşında 100 Sedir fidanı dikerek devam etti.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>AK&Ccedil;ED yetkilileri tarafından yapılan a&ccedil;ıklamada; Yeni eğitim &ouml;ğretim yılının başlamasıyla okul bah&ccedil;elerini ağa&ccedil;landırma &ccedil;alışmalarına da başlamış bulunmaktayız, ge&ccedil;tiğimiz Pazartesi g&uuml;n&uuml; G&uuml;lağa&ccedil;/Demirci Kasabası &Ccedil;ok Proğramlı Lisesinin bah&ccedil;esine 10 yaşında 100 Sedir fidanı dikerek bu eğitim &ouml;ğretim yılının ilk ağa&ccedil;landırma faaliyetini ger&ccedil;ekleştirdik.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Bağlıkaya Kasabası İlkokulunun bah&ccedil;esine 10 yaşında 100 Sedir fidanı dikerek ağa&ccedil;landırma &ccedil;alışmamızın ikincisiyle devam ettik. Demirci Kasabasında yaptığımız ağa&ccedil;landırma &ccedil;alışmasın yaptığımız a&ccedil;ıklamayı burada tekrar etmek ve vatandaşlarımızda bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. Yaptığımız ağa&ccedil;landırma &ccedil;alışması mevsim olarak alışık olmadığımız bir mevsim. Ancak dikimi yapılan fidanlar t&uuml;pl&uuml; fidan olarak tabir edilen fidan olduğundan yılın her mevsiminde dikimi yapılabilmekte ve &ouml;zellikle sonbaharda yapılan dikimler yağışlarla birlikte sulama gerektirmediğinden ilk bahar mevsimine nazaran daha hızlı toprak ile uyum sağlayabilmektedir. Gerek AK&Ccedil;ED gerekse &Ccedil;EK&Uuml;D tarafından yapılan ağa&ccedil;landırma ve &ccedil;evre faaliyetleri ile ilgili ayrıntılı bilgileri www.akced.org ve www.cekud.org.tr adreslerinden alabilirsiniz dedi.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 02 Nov 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/yesil_bir_aksaray_saglikli_bir_gelecek_icin.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kolunuzda ben varsa hemen sayın eğer...</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kolunuzda-ben-varsa-hemen-sayin-eger-1210</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kolunuzda-ben-varsa-hemen-sayin-eger-1210</guid>
                <description><![CDATA[Koldaki siyah benler için bilim adamlarından korkutan uyarı. 11&#39;den fazla olan ben sayısı kanserin habercisi çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İngiliz bilim adamları, cilt kanseri riskinin ben sayısıyla bağlantılı olduğunu ortaya &ccedil;ıkardı. Kolunda 11&#39;den fazla ben bulunan kişilerde&nbsp;cilt kanserine&nbsp;yakalanma riskinin daha fazla olduğu ileri s&uuml;r&uuml;ld&uuml;.&nbsp;</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>&quot;British Journal of Dermatology&quot; dergisinde yayımlanan&nbsp;&ccedil;alışma, v&uuml;cudunda 100&#39;den fazla ben olan kişilerin cilt kanserine yakalanma riskinin normalden beş kat fazla olduğunu ortaya &ccedil;ıkardı. King&#39;s College London araştırmacıları tarafından yapılan araştırmaya 3 bin ikiz katıldı.&nbsp;</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Araştırmacılar, ikiz kadınları 8 yıl boyunca g&ouml;zleyerek&nbsp;cilt tipleri, &ccedil;illeri ve benleriyle ilgili bilgi topladı. Bilgiler, cilt kanserinin bir t&uuml;r&uuml; olan melanom teşhisi konulan 400 erkek ve kadından elde edilen veriyle karşılaştırıldı.&nbsp;</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>SAĞ KOLDAKİ BENLERE DİKKAT</strong></p>  <p>Sağ koldaki benlerin sayısının&nbsp;v&uuml;cuttaki b&uuml;t&uuml;n benlerin&nbsp;g&ouml;stergesi olduğunu ortaya &ccedil;ıkaran araştırmacılar, cilt kanseri&nbsp;riskinin&nbsp;hastanın sahip olduğu ben sayısıyla&nbsp;bağlantılı olduğunu belirledi.&nbsp;</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>7&#39;DEN FAZLAYSA</strong></p>  <p>Buna g&ouml;re&nbsp;sağ kolunda 7&#39;den fazla ben olanların cilt kansere yakalanma riski, b&uuml;t&uuml;n v&uuml;cudunda 50&#39;den fazla ben olanlardan dokuz kat fazla.&nbsp;Sağ kolunda 11&#39;den fazla ben olanlarda ise cilt kanseri g&ouml;r&uuml;lme olasılığı,&nbsp;v&uuml;cudunda toplam 100 ben olanlardan&nbsp;daha y&uuml;ksek.</p>  <p>Kimyasal maddeler, ultraviyole ışınları ve sigara t&uuml;ketimi gibi etkenlerin cilt kanserine neden olduğu sanılıyor. Cilde rengini veren melanosit h&uuml;crelerinde g&ouml;r&uuml;len melanom, cilt&nbsp;kanserine bağlı &ouml;l&uuml;mlerin yaklaşık y&uuml;zde 75&#39;ine yol a&ccedil;ıyor.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Oct 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/kolunuzda_ben_varsa_hemen_sayin_eger.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aşure&amp;#39;nin faydaları binbir derde deva</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/asure39nin-faydalari-binbir-derde-deva-1160</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/asure39nin-faydalari-binbir-derde-deva-1160</guid>
                <description><![CDATA[Aşure, içinde bulunan vitaminler, mineraller ve protein nedeniyle özellikle çocuklar ve enerjiye ihtiyacı olanlar için önemli bir besin kaynağıdır. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Y&ouml;relere g&ouml;re farklı i&ccedil;eriklere sahip olsa da, i&ccedil;eriğinde 15 &ccedil;eşit tahıl, kuru ve yaş meyve, kurubaklagil, yağlı tohum &ccedil;eşitleri i&ccedil;eren aşure bu &ccedil;eşitliliği ile de zengin vitamin ve mineral, &nbsp;Y&uuml;ksek enerji i&ccedil;erir, tahıl ve şeker olduğu i&ccedil;in y&uuml;ksek kalorilidir. Bu y&uuml;zden enerjiye ihtiyacı olan &ccedil;ocuklar, gelişme d&ouml;nemindeki ve g&uuml;nl&uuml;k enerji ihtiyacı y&uuml;ksek kişiler i&ccedil;in &ccedil;ok iyi ve dengeli bir enerji kaynağıdır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Y&uuml;ksek kalori i&ccedil;erdiği i&ccedil;in kilo problemi, kronik hastalığı olanlar aşureyi doktor ve diyetisyenlerin &ouml;nerdiği &ouml;l&ccedil;&uuml;de t&uuml;ketmelidir. Bol posa i&ccedil;erir; kurubaklagil, incir, kuru kayısı gibi barsak hareketlerini hızlandıran besinler bulunduğu i&ccedil;in kabızlık, hazımsızlık gibi problemlere iyi gelir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Tamamen tahıl, kurubaklagil ve meyveden hazırlandığı i&ccedil;in hi&ccedil;bir şekilde hayvansal yağ-kolesterol i&ccedil;ermez. &nbsp;İ&ccedil;eriğine katılan t&uuml;m besleyici malzemeler sayesinde aşurede B2, B1, C, A vitamininin yanı sıra bol miktarda demir, &ccedil;inko, fosfor, kalsiyum ve sodyum vardır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>İ&ccedil;inde fındık, ceviz gibi yağlıtohumlar bulunur. Fındık, ceviz Q-3 başta olmak &uuml;zere demir, kalsiyum, E vitamini ve B grubu vitaminleri i&ccedil;erir. Bu y&uuml;zden &ouml;zellikle kalp hastalıklarına yararlı besin &ouml;ğeleri i&ccedil;erir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Bitkisel protein i&ccedil;erir; nohut, kuru fasulye, bakla, fındık gibi&hellip; Bitkisel protein &ccedil;ocuklar ve yaşlılar i&ccedil;in &ouml;nemlidir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>C vitamini i&ccedil;erir. İ&ccedil;eriğinde incir, kayısı, nar ve portakal gibi meyveler olduğu i&ccedil;in bol C vitamini ve posa i&ccedil;erir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Geleneksel olarak Muharrem ayında Anadolu&#39;nun hemen her yerinde kaynatılan aşure, i&ccedil;inde bulunduğumuz kış aylarında enerji veriyor, v&uuml;cut direncini artırıyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Aşurede bulunan buğday, zihin yorgunluğuna ve sinir bozukluklarına iyi gelir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Fasulye, insan v&uuml;cudunun ihtiya&ccedil; duyduğu amino asitler a&ccedil;ısından m&uuml;kemmel bir denge oluşturur. Bakteriyolojik &ccedil;&ouml;kme i&ccedil;in idealdir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>İ&ccedil;inde fındık, ceviz gibi yağlıtohumlar bulunur. Fındık, ceviz Q-3 başta olmak &uuml;zere demir, kalsiyum, E vitamini ve B grubu vitaminleri i&ccedil;erir. Bu y&uuml;zden &ouml;zellikle kalp hastalıklarına yararlı besin &ouml;ğeleri i&ccedil;erir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Nohutun i&ccedil;eriğinde bol miktarda fosfor, potasyum, magnezyum, demir gibi madensel tuzlar A,B,C vitaminler azotlu maddeler, nişasta ve şeker bulunmaktadır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Ayrıca aşure likopen bakımından zengin bir tatlıdır. Bu da prostat ve meme kanseri gibi kanser t&uuml;rlerine yakalanma riskini azaltır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Aşure i&ccedil;eriğindeki maddeler sayesinde anne s&uuml;t&uuml;n&uuml; artırır, y&uuml;zdeki lekeleri giderir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Aşurenin &uuml;st&uuml;n&uuml; s&uuml;slemek i&ccedil;in kullandığımız badem ise zihin yorgunluğunu atmamızı sağlar.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Kurubaklagil, incir, kurukayısı gibi barsak hareketlerini hızlandıran besinler bulunduğu i&ccedil;in kabızlık, hazımsızlık gibi problemlere iyi gelir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Aşurenin B2, B1, C, A vitamininin yanı sıra bol miktarda demir, &ccedil;inko, fosfor, kalsiyum ve sodyum i&ccedil;erir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Aşure yapılırken şeker yerine bal veya pekmez konularak yapılırsa kalorisi azaltılmış olur.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Nişasta, cilt hastalıklarındaki kaşıntıyı keser. V&uuml;cutta oluşan iltihapları gidermede etkilidir. Hindistan cevizi, b&ouml;brek taşı d&uuml;ş&uuml;rmede etkilidir. İdrar s&ouml;kt&uuml;r&uuml;c&uuml; ve mideyi kuvvetlendirici etkisi vardır. Tar&ccedil;ın, kandaki şeker miktarını d&uuml;ş&uuml;r&uuml;r. Kalbi kuvvetlendirir</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Cilt dokularının yenilenmesini sağlar. Kanı temizler, migren ve sinirsel rahatsızlıklarında kullanılır. Kuru &uuml;z&uuml;m, antioksidan etkisi sayesinde kansere karşı koruyucudur.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Bir kase aşurenin enerji ve besin &ouml;ğeleri Enerji 320 &ndash;350 kkal Protein 8 gr Yağ 5 gr Karbonhidrat 85 gr A vitamini 350 IU Demir 2,3 mg Kalsiyum 68 mg B1 vitamini 0,3 mg B2 vitamini 0,03 mg Niasin 1,6 mg</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Oct 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/asurenin_faydalari_bin_bir_derde_deva.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gözünüz aydın!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/gozunuz-aydin-1150</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/gozunuz-aydin-1150</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti Aksaray İl Başkanı Abdülkadir Karatay, Aksaray Devlet Hastanesi&#39;ne son model göz tomoğrafi cihazı alındığını belirterek, hizmeti Aksaray&#39;ın ayağına getirdiklerini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Aksaray İl Başkanı Abdulkadir Karatay, yaptığı a&ccedil;ıklamada, &quot;Aksaray Devlet Hastanemize kazandırdığımız Modern G&ouml;z Tomografisi Cihazı ile hastalarımızın il dışına sevkine son verdik. Hizmeti halkımızın ayağına getirdik.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Aksaray Devlet Hastanesi G&ouml;z Hastalıkları Polikliniği&rsquo;ne G&ouml;z Tomografisi cihazı kazandırdık. Aksaray&rsquo;ımıza Hayırlı uğurlu olsun. Cihazın daha &ouml;nce Aksaray&rsquo;da bulunmaması nedeniyle sarı nokta ve g&ouml;z tansiyonu hastalıkları olan hastalar &Uuml;niversite hastanelerine sevk edilmekteydi. Artık hastalarımız, &uuml;niversitelere sevk edilmeden şehrimizde tedavi edilebilecek.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Hastanemize kazandırdığımız g&ouml;z tomografisi cihazı, teknolojinin son &uuml;r&uuml;nlerindendir. &Ccedil;ok kısa s&uuml;rede hastalık taraması yapabilmektedir. Aksaray&rsquo;da ilk olan bu cihaz sayesinde, hastalarımızın il dışına sevkleri azalacaktır. Ak Parti olarak 2002 yılından bu yana sağlık alanında yaptığımız yatırımlarla vatandaşlarımıza en iyi hizmeti sunmanın gayreti i&ccedil;inde olduk.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>D&uuml;nyanın gıpta ile baktığı ve bizim modelimizi incelemeye aldığı sağlık sistemimiz şehrimizde de yeni yatırımlarla Aksaraylı kardeşlerimize kaliteli sağlık hizmeti sunmaktadır. İnşallah bizim d&ouml;nemimizde Aksaray&rsquo;ımızın en &ccedil;ok yatırım aldığı ve en iyi geliştiği alanlardan biri sağlık olacaktır&rdquo; dedi.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/goz_tomografisinde_artik_son_teknolojiye_sahibiz.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu faydasını ilk kez duyacaksınız!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/bu-faydasini-ilk-kez-duyacaksiniz-1146</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/bu-faydasini-ilk-kez-duyacaksiniz-1146</guid>
                <description><![CDATA[Sarımsak ve soğanla yakın akraba olan pırasa "allium" ailesindendir. Pırasa, pek çok kişi için olmasa aramam kategorisinde bulunmasına karşın, uzmanların sağlığa faydaları nedeniyle daha sık tüketilmesini önerdiği gıdalar arasında yer alıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Diyet yapıyorsanız 1 adet pırasanın (b&uuml;t&uuml;n) sadece 50 kalori olduğunu hatırlatmak isterim. Sindirimi d&uuml;zenleyen besin lifi bakımından da olduk&ccedil;a zengin olan pırasa aynı zamanda A, C, K ve B6 vitaminleri i&ccedil;in &ccedil;ok iyi bir kaynak.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Pırasanın tek dezavantajı y&uuml;ksek oranda sodyum i&ccedil;ermesi. T&uuml;kettiğiniz sodyum oranına dikkat ediyorsanız &ccedil;ok fazla pırasa yememelisiniz.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Damarlar: </strong>Damarları koruduğu pek &ccedil;ok araştırmayla belgelenen &ldquo;kaempferol&rdquo; adlı flavonid pırasada bol miktarda bulunur. Bu bileşen, damar astarlarını aşırı aktif oksijen molek&uuml;llerine ve tahribata yol a&ccedil;an diğer fakt&ouml;rlere karşı korur. Bazı &ccedil;alışmalarda,</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Folat:</strong> Pırasa, bioaktif bir folat olan &ldquo;5-methyltetrahydrofolate&rdquo; i&ccedil;erir. &Ouml;zellikle gebelik d&ouml;neminde &ouml;ne &ccedil;ıkan bir vitamin olmasının yanı sıra folat, kalp ve damar hastalıklarının &ouml;n&uuml;n&uuml; a&ccedil;an &ldquo;homosistein&rdquo; adlı amino asidin seviyesinin d&uuml;şmesine katkıda</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Antioksidan:</strong> Pırasa, g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir antioksidan olan &ldquo;polifenol&rdquo; i&ccedil;erir. Bu antioksidanlar v&uuml;cudumuzda bulunan ve &ccedil;eşitli kronik hastalıklara zemin hazırlayan serbest radikallere karşı koruma sağlamaktadır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Vitamin ve Mineraller:</strong> K, A, C, B6 vitamini, manganez ve demir mineralleri bakımından zengin olan pırasa v&uuml;cudumuza enerji sağlamaktan, kemik ve doku gelişimine katkıda bulunmaya kadar pek &ccedil;ok işe yarar.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>G&ouml;z Sağlığı:</strong> Pırasada bulunan &ldquo;lutein ve zeaxanthin&rdquo; adlı bileşenler g&ouml;z h&uuml;crelerini oksidadif strese karşı korur. Amerikan Optometri Birliği pırasanın yanı sıra kale, ıspanak, bezelye ve brokoliyi, ilerleyen yaşa bağlı olarak g&ouml;r&uuml;len katarakt riskini azaltmak i&ccedil;in t&uuml;ketilmesi gereken</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Pırasa Nasıl Se&ccedil;ilir ve Muhafaza Edilir? </strong></p>  <p>İyi bir pırasanın koyu yeşil yaprakları ve beyaz bir alt kısmı olmalıdır. Dışını saran yapraklar veya beyaz kısmı &uuml;zerinde herhangi bir &ccedil;&uuml;r&uuml;k, &ccedil;atlak veya sarılaşma olmamalıdır. Pırasa yılın her ayı bulunabilir ancak en iyi zamanları sonbahardan,</p>  <p>Taze pırasa buzdolabında, yıkanmadan muhafaza edilmelidir. Bu şekilde tazeliğini 1 hafta-10 g&uuml;n arasında koruyabilir. Bir poşette saklamak sebzenin nemini muhafaza etmesine yardımcı olur. Pişmiş pırasa ise olduk&ccedil;a kolay bozulur, bu nedenle buzdolabında dahi olsa 2 g&uuml;nden uzun</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Pırasayı 2-3 dakika kaynattıktan sonra derin dondurucuya koyup 3 ay kadar muhafaza edebilirsiniz. Ancak bu y&ouml;ntemi kullanırsanız, buzluktan &ccedil;ıkarıp pişirdiğinizde tadı ve dokusu bir miktar değişecektir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Sonu&ccedil; olarak pırasa; i&ccedil;erdiği &ouml;nemli vitamin, mineral ve antioksidanlar ile beslenme programınızda bulunması gereken, sağlığa faydaları ile &ouml;ne &ccedil;ıkan bir sebzedir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Ayrıca soğan veya sarımsak yemeyi sevmiyorsanız aynı aileden olan pırasayı bunlara alternatif olarak t&uuml;ketebilirsiniz.</p>  <p>&nbsp;</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/sikip_suyunu_cikarin.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öğrencilere Diş Sağlığı Seti Hediye Edildi!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/ogrencilere-dis-sagligi-seti-hediye-edildi-1125</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/ogrencilere-dis-sagligi-seti-hediye-edildi-1125</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray&rsquo;da Halk Sağlığı Müdürlüğü bünyesinde yapılan çalışmalarla ağız ve diş sağlığı konusunda 1. sınıf öğrencilerine diş sağlığı seti dağıtıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray&#39;da ağız ve diş sağlığının korunması ve geliştirilmesine y&ouml;nelik Halk Sağılığı M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; yaptığı &ccedil;alışmalarla farkındalığı arttırmak i&ccedil;in bilgilendirme programlarını aralıksız s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor. Bu kapsamda, ilkokul 1. sınıf &ouml;ğrenciler i&ccedil;in hazırlanmış olan &#39;Diş Sağlığı Seti ve Eğitici Boyama Kitapları&#39; Kanber G&uuml;lizar Demir İlkokulu &ouml;ğrencilerine dağıtıldı. Diş Hekimi &Uuml;. Bet&uuml;l Sarıy&uuml;z tarafından Ağız ve Diş Sağlığı konusunda &ouml;ğrencilere eğitim de verildi.</p>  <p><br /> Diş Hekimi Sarıy&uuml;z, &ouml;ğrencilere doğru ve etkin diş fır&ccedil;alama teknikleri, ağız ve diş sağlığını nasıl korumaları gerektiği konularında uyarılarda bulundu. Sarıy&uuml;z, &ouml;zellikle k&uuml;&ccedil;&uuml;k yaşta &ccedil;ocuklara ağız ve diş sağlığı bilinci kazandırmak i&ccedil;in başlatılan &#39;Koruyucu Ağız ve Diş Sağlığı&#39; korusunda &ccedil;alışmaların aralıksız s&uuml;receğini s&ouml;yledi.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Oct 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/ogrencilere_dis_sagligi_seti_dagitildi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Topuklu ayakkabı kemik çıkıklarına yol açıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/topuklu-ayakkabi-kemik-cikiklarina-yol-aciyor-1116</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/topuklu-ayakkabi-kemik-cikiklarina-yol-aciyor-1116</guid>
                <description><![CDATA[Ayak başparmaklarındaki kemik çıkıklarının genetik faktörlerden sonraki en önemli sebebi yüksek topuklu ayakkabılar.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kemik &ccedil;ıkıkları genetik mirasla yakından alakalı bir problem olarak karşımıza &ccedil;ıkıyor. Ailesinde kemik &ccedil;ıkığı problemi bulunan kişilerin yaklaşık %60&#39;ı aynı sorunla karşılaşabiliyor. Genetik fakt&ouml;rlerin yanı sıra, ayağa uygun olmayan ayakkabı kullanımları sonucunda da ayak başparmaklarında kemik &ccedil;ıkığı g&ouml;r&uuml;lebiliyor. Doğuştan ya da gen&ccedil; yaşlarda da g&ouml;r&uuml;lebilen bu problem T&uuml;rkiye&#39;de en yoğun olarak 40 yaş &uuml;zeri kişileri ilgilendiriyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Dar kalıplı ve sert tabanlı topuklu ayakkabılar, ayak yapısına uygun olmaması nedeni ile kemik &ccedil;ıkıklarının, genetik fakt&ouml;rlerden sonraki en b&uuml;y&uuml;k nedeni oluyor. T&uuml;rkiye&#39;nin ilk Ayak-Ayakkabı Uyum Uzmanı Başak &Ccedil;ilingiroğlu Kurtoğlu şiddetli ağrılara neden olabilen kemik &ccedil;ıkıklarının sebeplerini ve engelleme yollarını a&ccedil;ıklıyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Kadınlarda 9 kat daha fazla g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor</strong></p>  <p>Kadınlarda erkeklere oranla 9 kat daha fazla g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Yoğun olarak tercih edilen y&uuml;ksek topuklu ve &ouml;ne doğru sivrilen ayakkabı modelleri ayak yapısına uyumsuz oluşları nedeni ile &ccedil;ıkık oluşumuna neden oluyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Yoğun ağrılara neden oluyor</strong></p>  <p>Başparmakta g&ouml;r&uuml;len kemik &ccedil;ıkıkları yoğun ağrılara neden olabiliyor. Y&uuml;r&uuml;mekte zorluk &ccedil;ekilmesine ve giyilen her ayakkabının rahatsızlık yaratmasına sebep olan &ccedil;ıkıklar g&uuml;nl&uuml;k hayatı zorlaştırıyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Uygun ayakkabı se&ccedil;imi ile ağrılar &ouml;nlenebilir</strong></p>  <p>Kemik &ccedil;ıkığı rahatsızlığı yaşayan kişilerin ağrılarını; kızarıklık, nasır gibi problemleri doğru ayakkabı ve tabanlık se&ccedil;imi ile azaltılabiliyor. Amacımız bu kişilerin giydiği ayakkabılar i&ccedil;erisinde rahat edebilmesini sağlamak, y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş ve yaşam kalitesini artırmak.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>En &ouml;nemli nokta olarak y&uuml;ksek topuklu, dar kalıplı ve sivri burunlu ayakkabılar yerine ayak yapısına uygun geniş kalıplı ayakkabılar kullanmak gerekir. Parmak arasına yerleştirilen silikon makaralar parmağı rahatlatarak ağrıların azalmasını sağlayabiliyor. &Ouml;zel olarak &uuml;retilen tabanlıkların kullanımı da başparmakta meydana gelen deformasyondan kaynaklanan yanlış basmaların &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilerek denge yakalanmasını sağlıyor. B&ouml;ylece belirli b&ouml;lgelerde biriken baskı ortadan kalkarak ağrıların azalmasına yardımcı olabilir. Bu y&ouml;ntemlerle sonuca ulaşılamayan ileri derece vakalarda ise cerrahi tedavi y&ouml;ntemlerine başvurmak gerekebilir. Ayak başparmağı &ccedil;ıkıklarının verdiği rahatsızlıkların b&uuml;y&uuml;k kısmı cerrahi operasyonlara gerek kalmadan doğru ayakkabı ve tabanlık kullanımıyla azaltılabilmektedir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Ayak başparmağı kemiklerinde oluşabilecek &ccedil;ıkıkların ve ağrıların &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ebilmek i&ccedil;in:</strong></p>  <p>- Ayağın genişliğine uygun, &ouml;ne doğru sivrilmeyen ayakkabılar tercih edilmeli.</p>  <p>- Ayakkabının bitiş noktası kemiğin orta kısmına gelmemeli.</p>  <p>- Toka, fiyonk gibi detaylar kemiğin &uuml;zerine gelmemeli.</p>  <p>- Astarında dikiş olmayan, yumuşak derili &uuml;r&uuml;nler tercih edilmeli.</p>  <p>- Y&uuml;ksek topuklu ayakkabılar kısa s&uuml;relerle kullanılmalı.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Oct 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/topuklu_ayakkabi_kemik_cikiklarina_yol_aciyor.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gribi hızlı bir şekilde atlatmanın 5 yolu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/gribi-hizli-bir-sekilde-atlatmanin-5-yolu-1115</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/gribi-hizli-bir-sekilde-atlatmanin-5-yolu-1115</guid>
                <description><![CDATA[Grip mevsimi başladı ancak gripten korunmak kadar hasta olduktan sonra en hızlı şekilde atlatmak da önem taşıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kazkayası, bulaşıcı bir hastalık olan gripten korunma yollarının yanı sıra hızlı bir şekilde iyileşmek i&ccedil;in 5 basit &ouml;neride bulundu.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Kazkayası, &quot;Grip, bilindiği gibi hasta kişilerin bulunduğu ortamlarda, hapşırma, &ouml;ks&uuml;rme yoluyla ve vir&uuml;s bulaşmış ellerle temas sonrasında ortaya &ccedil;ıkan bulaşıcı bir hastalık. Ve bir kez daha bu hastalığın mevsimine girdik. Gribe yakalandıktan sonra 5 basit uygulamayla hastalıktan en sağlıklı şekilde hızlıca kurtulabiliriz&rdquo; dedi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>İstirahat edilmeli</strong></p>  <p>Havalardaki sıcaklık değişimleri gribe davetiye &ccedil;ıkarıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kazkayası, &quot;Grip ciddi derecede işg&uuml;c&uuml; kaybı ve okul &ccedil;ağındaki &ccedil;ocuklarda da ders kaybına neden olmaktadır. İstirahat edilmezse hem tedavi s&uuml;reci uzuyor hem de hastalığın oluşturacağı yan etki riskleri artırılmış oluyor&rdquo; dedi. Grip sezonunun a&ccedil;ılmasıyla birlikte Kazkayası, hem gripten korunmak hem de gribe yakalanıldığında hızlı bir şekilde hastalıktan kurtulmak i&ccedil;in tavsiyelerde bulundu.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Egzersiz yapmak v&uuml;cudu gribe karşı koruyor</strong></p>  <p>Gripten korunmak i&ccedil;in el temizliğinin &ouml;nemini vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Kazkayası, &quot;Kirli ellerle ağız veya burnunuza temas etmeyin, el temizliğinize &ouml;zen g&ouml;sterin. Eğer işiniz gereği sık tokalaşmak zorunda kalıyorsanız el antiseptiklerinden kullanın&rdquo; dedi. Bulunduğunuz ortamın ısısının &ccedil;ok y&uuml;ksek olmaması gerektiğini ve mutlaka vakit ge&ccedil;irilen ortamın havalandırılması gerektiğini dile getiren Kazkayası, mikroplara karşı v&uuml;cudun savunma sistemini g&uuml;&ccedil;lendirmek i&ccedil;in de d&uuml;zenli egzersiz yapılması gerektiğinin altını &ccedil;izdi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Tedavi s&uuml;recini hızlandırın</strong></p>  <p>İşte gribe yakalandıktan sonra hızlı bir şekilde hastalıktan kurtulmak isteyenlere tavsiyede bulunan Kazkayası&#39;nın sunduğu 5 basit &ouml;neri:</p>  <p>Tedavinizi aksatmayın: Doktorunuzun verdiği tedaviyi aksatmadan uygulayın. Kendi teşhisinizi kendiniz koyup gelişig&uuml;zel ila&ccedil; kullanmayın. &Ouml;zellikle tedavi amacıyla alınan antibiyotiklerin faydasından &ccedil;ok zararı olmaktadır. Grip i&ccedil;in re&ccedil;ete edilen ila&ccedil;lar; doğrudan enfeksiyona y&ouml;nelik olmayıp, belirtileri d&uuml;zeltmeye, hastalığın daha kolay ge&ccedil;irilmesine ve komplikasyonların &ouml;nlenmesine yardımcı olmak i&ccedil;indir. Antibiyotikler değil; doktorun re&ccedil;ete edeceği ateş d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml;ler, burun solunumunu rahatlatan spreyler, boğaz ağrısı ve yanması i&ccedil;in gargaralar ve pastiller, v&uuml;cut direncini artırmak amacıyla vitaminler kullanılmalıdır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>İstirahat edin: Bu d&ouml;nemde hasta kişi yatağında yatmasa bile kesinlikle v&uuml;cudu yorucu-yıpratıcı egzersiz ve hareketlerden uzak durmalı, mutlaka birka&ccedil; g&uuml;n istirahat etmelidir. Grip ciddi derecede işg&uuml;c&uuml; kaybı ve okul &ccedil;ağındaki &ccedil;ocuklarda da ders kaybına neden olmaktadır. İstirahat edilmezse hem tedavi s&uuml;reci uzuyor hem de hastalığın oluşturacağı yan etki riskleri artırılmış oluyor. Hasta kişilerin istirahat etmesinin bir diğer avantajı da, &ccedil;alıştıkları kurumlarda başka kişileri hasta etmeyecek ve hastalığı yaymayacak olmalarıdır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Yeterli s&uuml;re boyunca uyuyun: Uyku d&uuml;zeni v&uuml;cut sıhhati i&ccedil;in en &ouml;nemli detaylardan biridir. Uyku esnasında, &ouml;zellikle &ccedil;ocuklarda, h&uuml;creler yenileniyor ve melatonin hormonu salgılanıyor. G&uuml;nl&uuml;k ortalama 7 saat uyunması organizmanın savunma sistemini g&uuml;&ccedil;lendirecektir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Sıvı t&uuml;ketiminizi azaltmayın: Bol su i&ccedil;in. &Ouml;zellikle karışık bitki &ccedil;ayları da (ıhlamur, kuşburnu, ahududu, yasemin, papatya, b&ouml;ğ&uuml;rtlen...) t&uuml;ketebilirsiniz. Elbette her fazla şeyin zararı olduğundan, aşırı sıvı t&uuml;ketiminden de ka&ccedil;ınmalısınız.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>İyi beslenin: C vitamini v&uuml;cudun savunma sistemini g&uuml;&ccedil;lendirdiğinden &ouml;zellikle turun&ccedil;giller olmak &uuml;zere meyve t&uuml;ketin. Koyu yeşil yapraklı taze sebzeleri sık&ccedil;a t&uuml;ketmeniz de v&uuml;cut direncinizi artıracaktır.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 Oct 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/gribi_hizli_bir_sekilde_atlatmanin_5_yolu.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eğer yaptırmazsanız para cezası alabilirsiniz</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/eger-yaptirmazsaniz-para-cezasi-alabilirsiniz-1087</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/eger-yaptirmazsaniz-para-cezasi-alabilirsiniz-1087</guid>
                <description><![CDATA[Eskil Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü&#39;nden yapılan açıklamada,]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>B&ouml;lgesel risklerin azaltılmasına dayalı şap hastalığının kontrol ve eradikasyon projesi kapsamın da Eskil İl&ccedil;e Merkezi, Yaylaları ve K&ouml;ylerinde başlatılan &ccedil;alışmanın devam ettiği, şap aşısı yaptırmayanlara para cezası uygulanacağı bildirildi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Eskil Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl&ccedil;e M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;&#39;nden yapılan a&ccedil;ıklamada, &ldquo;1 Ağustos-30 Ekim 2015 tarihleri arasında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız tarafından &uuml;lke genelinde uygulamaya konulan &ldquo;B&ouml;lgesel Risklerin Azaltılmasına Dayalı Şap Hastalığının Kontrol ve Eradikasyon Projesi&rdquo; kapsamın da Eskil İl&ccedil;e Merkezi, Yaylaları ve K&ouml;ylerinde 1 Ağustos &ndash; 30 Ekim 2015 tarihleri arasında başlatılan aşılama &ccedil;alışmalarımız devam ediyor. &ldquo;Halk arasında &lsquo;tabak&rsquo; olarak da bilinen şap hastalığı b&uuml;t&uuml;n &ccedil;ift tırnaklı hayvanlarda rastlanan &ccedil;ok bulaşıcı viral bir hastalıktır. Ağızda, tırnakta ve memelerde yaralar oluşturan bu hastalık, s&uuml;tte y&uuml;zde 15-30, ette y&uuml;zde 10-35 arasında verim kayıplarına neden oluyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>&Ouml;zellikle buzağı ve kuzular hastalığa karşı son derece hassas olup y&uuml;zde 80&prime;lere varan oranlarda &ouml;l&uuml;mlere yol a&ccedil;abilir. Hastalıktan korunmanın yolu, 2 aylıktan itibaren hayvanların altı ay aralıkla yılda iki kez (ilkbahar, sonbahar) aşılanmasıdır. Ayrıca hayvancılık işletmelerinde, temizlik ve dezenfeksiyon gibi &ouml;nlemler ile dışarıdan yeni satın alınan hayvanlara şap aşısı yapılıp, yapılmadığına dikkat edilmelidir&rdquo; dendi. B&uuml;y&uuml;kbaş hayvancılık yapan &ccedil;ift&ccedil;ilerin kampanya d&ouml;neminde hayvanlarına aşı yaptırmaları 5996 sayılı kanun gereği zorunlu olduğu, aksi halde cezalı duruma d&uuml;şecekleri hatırlatıldı.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/eger_yaptirmazsaniz_para_cezasi_alabilirsiniz.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gribal enfeksiyona dikkat!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/gribal-enfeksiyona-dikkat-1086</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/gribal-enfeksiyona-dikkat-1086</guid>
                <description><![CDATA[Havaların aniden soğumasıyla birlikte gribal enfeksiyon nedeniyle hastanelere başvuranların sayısında artış meydana geldi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların soğuması, ani hava değişimleri v&uuml;cudun ısı d&uuml;zenleme mekanizmasını hazırlıksız yakaladığı i&ccedil;in hastalıklara neden olabiliyor. Mevsim değişikli ile gribal enfeksiyonlara bağlı hastalıklarda artırıyor. Bağışıklık sistemi de bu mekanizmadan etkilenerek v&uuml;cut direncinin d&uuml;şmesine izin veriyor. Ancak v&uuml;cut direncinin d&uuml;şmesi de, bir&ccedil;ok şikayeti de beraberinde getiriyor. Uzmanlar ise &ldquo;Gribe karşı sağlıklı beslenin&rdquo; diyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Bunlardan en belirgin olanların başında burun tıkanıklığı, kırgınlık ve y&uuml;ksek ateş geliyor. Şikayetlerde son 10 g&uuml;nde bir artış olduğunu vurgulayan Aksaray devlet hastanesi doktorları, şikayetlerin artmaması ve hastalığın sadece griple kalmayıp, farklı rahatsızlıklara sebep olmaması i&ccedil;in mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğine dikkat &ccedil;ekiyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Sağlıklı Beslenin Ve Dinlenin</strong></p>  <p>Vitamin ve mineral desteğinin mutlaka alınmasını &ouml;neren sağlık uzmanları, &ldquo;Hastalar, olabildiğince dinlenmeye &ouml;zen g&ouml;stermeli ve bol su t&uuml;ketmeli. Bol su t&uuml;ketimi yapılarak, v&uuml;cudun sıvı ihtiyacının karşılanması gerekli. Grip aşısı gerekliyse yaptırın.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>B&ouml;ylelikle mevsimsel ge&ccedil;iş d&ouml;nemlerinde sık yaşanan sorunların, v&uuml;cudun savunma mekanizmasını zayıflatmasına engel olun.&rdquo; dedi.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/gribe_karsi_saglikli_beslenin_saglik_haberleri.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Turşunun faydaları suyu da ilaç gibi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/tursunun-faydalari-suyu-da-ilac-gibi-1063</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/tursunun-faydalari-suyu-da-ilac-gibi-1063</guid>
                <description><![CDATA[Soğuklar kapıya dayanınca turşunun da vakti geldi. Faydaları saymakla bitmiyor. Peki ama hangi turşu neye iyi geliyor?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>LAHANA TURŞUSU ZAYIFLATIR</strong><br /> <br /> Lahana turşusu kış aylarının g&ouml;zdesidir. Zayıflatıcı &ouml;zelliği ile bilinen lahana, turşusuyla da metabolizmanın hizmetinde.&nbsp; &Ouml;zellikle turşu suyunu sabahları i&ccedil;tiğinizde kabızlık derdini &ccedil;&ouml;z&uuml;yor. Metabolizmayı işlettiği i&ccedil;in de kilo verdiriyor. Turşu mideye zarar olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Lahana turşusu ise mide &uuml;lserinin dermanı olduğu gibi mide ekşimesinin de ilacı. Kansere, kalp ve sinir sistemi ile damar tıkanıklıklarına da birebir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>ACI FRENK BİBERİ TURŞUSU</strong><br /> <br /> Acı Frenk biberi kış aylarının m&uuml;zmin hastalığı olan grip, nezle ve soğuk algınlığına birebirdir.&nbsp; Prostat kanserini &ouml;nleyici &ouml;zelliği bulunan acı biber turşusunu mide rahatsızlığı olanların kesinlikle t&uuml;ketmemesi gerekiyor. Acı Frenk biberi metabolizmayı &ccedil;alıştırdığı i&ccedil;in zayıflamada da yardımcı bir akt&ouml;r konumunda.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>SARMISAK TURŞUSUNUN FAYDASI</strong><br /> <br /> Sarmısak tek başına bir ecza deposu. Bunun turşusu ise eşsiz bir değerde. Elma sirkesi ile yapılan sarımsak turşusu karanlıkta saklanarak bekletiliyor ve yemekten yarım saat &ouml;nce ila&ccedil; niyetine t&uuml;ketiliyor.</p>  <p><br /> <br /> Sarımsak turşusunun faydalarının başında metabolizmayı hızlandırması ve tokluk hissi merkezini uyararak doyma hisse vermesi var. Bu sebeple kilo vermek i&ccedil;in eşsiz bir hazine.</p>  <p><br /> <br /> Gripten koruyan sarımsak turşusu, ins&uuml;lin dengesizliğini yok eder, ağız i&ccedil;inde oluşan aft, apse ve yaraları iyileştirir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Doğal antibotik &ouml;zelliği bulunan sarımsak, turşusu yapılıp t&uuml;ketildiğinde idrar yolu ve vajinal enfeksiyonları tamamen kurutur.</p>  <p><br /> <br /> Cildi tazeleme etkisi olan sarımsak turşusu, kadınların kabusu olan akne oluşumunu da yok eder.</p>  <p><br /> Kan akışını hızlandıran sarımsak turşusunun en &ouml;nemli faydası ise akciğerlerde oluşan enfeksiyonları yok etmede son derece etkili olmasıdır.</p>  <p><br /> <br /> Enerji verdiğini ve yağ yakımını hızlandırdığını da sarımsak turşusunun faydalar listesine ekleyebilirsiniz.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>PANCAR TURŞUSU</strong><br /> <br /> Alyuvarların oluşmasında rol oynayan Kırmızı pancarın suyu en g&uuml;&ccedil;l&uuml; kan d&uuml;zelticilerden biridir. Havu&ccedil; suyuyla yarı yarıya karıştırılan kırmızı pancar suyu, g&uuml;nde 400 gr. i&ccedil;ildiğinde alyuvarların sayısını kısa zamanda y&uuml;kseltir.</p>  <p><br /> <br /> Damarlarda toplanan mineral kalsiyumu en iyi eritebilen de yine pancar suyudur. Zerde&ccedil;al, m&uuml;rrisafi veya tar&ccedil;ınla pişirilmiş kırmızı pancar, karaciğer ve dalaktaki tıkanıkları a&ccedil;ar. B&ouml;brek ve safrakesesi temizler.</p>  <p><br /> <br /> Kırmızı pancar şişliklere sarılırsa, şişlikleri indirir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>KULAK AĞRISINI KESER</strong><br /> <br /> Kırmızı pancar suyu i&ccedil;mek, rahmin fibromlarını ve miyomları ile g&ouml;z perdelerini eritir, y&uuml;ksek kan şekerini ve tansiyonu indirir.</p>  <p><br /> <br /> Prostat, verem ve sinir hastalıklarında faydalıdır.</p>  <p><br /> <br /> Ilık pancar suyu kulağa damlatılırsa, ağrısını keser ve iltihaplanmayı durdurur.</p>  <p><br /> Kafa derisine s&uuml;r&uuml;l&uuml;rse kepeğe karşı &ccedil;ok iyi gelir.</p>  <p><br /> <br /> Mide ve bağırsak &uuml;zerinde olumlu etkisi vardır. Kemik zafiyeti olanlara &ccedil;ok fayda verir.</p>  <p><br /> Karaciğer hastalıklarına karşı koruyan &ouml;zelliği ile tanınır ve karaciğerin d&uuml;zenli &ccedil;alışmasını sağlar.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>TURŞU YE KANSER OLMA</strong><br /> <br /> Turşu bir &ccedil;ok a&ccedil;ıdan sağlıklı bir yiyecektir. Mide ve bağırsak sorunları ve &ouml;zellikle de hazımsızlık şikayetleri olanlar i&ccedil;in sebze ve salatalık gibi yiyeceklerden yapılan turşuyu t&uuml;ketmelerinde fayda vardır. Bu besinlerde bulunan y&uuml;ksek orandaki diyet lifleri, sindirim sisteminin daha sağlıklı &ccedil;alışmasını teşvik eder.</p>  <p><br /> <br /> Diğer yandan turşu yapımında kullanılan sebzeler genellikle antioksidan bakımından son derece zengin gıdalar oldukları i&ccedil;in kanser yapıcılar olarak ta adlandırılan serbest radikaller i yok eden ve dolayısıyla kanseri &ouml;nleyen &ouml;zelliklere sahiptirler ve bu kanser &ouml;nleyici fayda, turşuya da ge&ccedil;mektedir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>VİTAMİN HAPI NİYETİNE</strong><br /> <br /> Turşu ve turşu suyu magnezyum, demir, potasyum, kalsiyum, &ccedil;inko gibi insan bedeninin yaşamsal faaliyetlerini s&uuml;rd&uuml;rmesi i&ccedil;in gerekli olan mineralleri ve elementleri b&uuml;nyesinde bolca barındırır.</p>  <p><br /> <br /> Doktorların sağlıklı bir yaşam amacıyla g&uuml;nl&uuml;k ortalama 3-5 porsiyon sebze ve meyve t&uuml;ketmemizi &ouml;nerdiklerini hatırlayalım. Bu durumda bunun bir kısmını en azından turşu t&uuml;keterek karşılayabiliriz. Bağışıklık kuvvetlendirmek i&ccedil;in son derece faydalı olan turşu, i&ccedil;erdiği d&uuml;ş&uuml;k kalori miktarı ile de zayıflama diyetleri nde kullanılmasını tavsiye ettiğimiz bir besindir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>BUNAMAYI GECİKTİRİR</strong><br /> <br /> Halk arasında bunama olarak ta bilinen Alzheimer hastalığına bitkisel &ccedil;&ouml;z&uuml;m amacıyla turşu t&uuml;ketmeyi doktorlar tavsiye ediyolar. Turşuda buluan sarımsakta bulunan bir takım flavonidler isimli bitkisel kimyasallar, insanların yaşlılık d&ouml;neminde alzheimer hastalığına yakalanma riskini &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de bertaraf ediyor.</p>  <p><br /> <br /> Buna ek olarak refl&uuml; ve kabızlık gibi yaygın g&ouml;r&uuml;len sindirim sistemi rahatsızlıklarına da iyi gelen yiyecekler arasında turşu &ouml;n plana &ccedil;ıkıyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>TANSİYON HASTALARINA BİREBİR</strong><br /> <br /> Fermente edilmiş sirke, turşunun ham maddesi olup aynı zamanda sindirim sistemindeki zararlı mikropları kontrol altına alan faydalı bir takım bakterileri ihtiva eder.</p>  <p><br /> <br /> Turşunun mayalanma s&uuml;recinde &uuml;retilen laktik asit, tansiyonu d&uuml;ş&uuml;r&uuml;r ve kan dolaşımını teşvik ederek damar a&ccedil;ıcı etki g&ouml;sterir. Buna ilave olarak şeker hastaları (diyabetliler) i&ccedil;in de faydalı bir besin maddesi olarak bilinir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>KIŞIN ŞART BAĞIŞIKLIĞI G&Uuml;&Ccedil;LENDİRİR</strong><br /> <br /> Turşuda kullanılan sebzeler ve elbette sirke, sindirime iyi gelir, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, idrar yolları hastalıklarını tedavi eder, ve bağırsaklarda bakteri oluşumuna mani olur. Buna mide mikrobu denilen ve &uuml;lsere neden olan helikobakter bakterileri de dahildir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>KALBİ OLANA DA İYİ</strong><br /> <br /> Turşu yapımında kullanılan gerek &uuml;z&uuml;m sirkesi gerekse elma sirkesi pektin adı verilen ve kalbe iyi gelen bir t&uuml;r biyolojik madde i&ccedil;ermektedir. Bu madde aslında bir t&uuml;r enzimdir.</p>  <p><br /> <br /> Turşunun aşırı t&uuml;ketiminin bir takım zararları ve yan etkileri de olabilmektedir. &Ouml;rnek vermek gerekirse turşunun aşırı t&uuml;ketimi susuzluk hissi oluşturabilir, g&ouml;rmede bozulma ve osteoporoz a neden olabilir. Turşu yapımında m&uuml;mk&uuml;nse kaya tuzu kullanılmasını uzmanlar &ouml;neriyorlar.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>&nbsp;</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/tursunun_faydalari_suyuda_ilac_gibi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Her derde deva pekmez zamanı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/her-derde-deva-pekmez-zamani-1055</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/her-derde-deva-pekmez-zamani-1055</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray&rsquo;ın Ortaköy ilçesi Balcı köyünde asırlardır yaşatılan pekmez yapma geleneği halen devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>K&ouml;y sakinleri, dedelerinden &ouml;ğrendikleri pekmez yapma geleneğini s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;klerini, elde yaptıkları pekmezin daha lezzetli olduğunu s&ouml;yledi.<br /> Pekmezi nasıl yaptıklarını ve lezzet katan inceliklerini anlatan Elmas &Ouml;zt&uuml;rk, &quot;&Uuml;z&uuml;m&uuml; bağdan topluyor ve &ccedil;uvala katıyoruz. İ&ccedil;ine bir miktar toprak koyuyor sonra &ccedil;uvalın i&ccedil;indeki &uuml;z&uuml;mleri &ccedil;iğneyerek eziyoruz. &Uuml;z&uuml;m suyunu havuza musluktan akıtıp duruluyoruz.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Daha sonra &uuml;z&uuml;m suyunu kazanda kaynatıyoruz, bu kaynamaya kestirme diyoruz. Kazanda kaynatıp duruladığımız ve kestirme yaptığımız &uuml;z&uuml;m suyunu elde yaptığımız ocaktaki b&uuml;y&uuml;k kazana d&ouml;k&uuml;yor ve kaynatıyoruz. Kaynarken devamlı ve hızlı bir şekilde savuruyoruz. Eğer savurma işlemi hızlı yapılırsa pekmez daha kaliteli olur&quot; dedi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Tamamen doğal y&ouml;ntemler ile elde edilen pekmezin i&ccedil;inde hi&ccedil; bir katkı maddesinin olmadığını belirten Elmas &Ouml;zt&uuml;rk, &ldquo;Pekmezlerimizin i&ccedil;erisinde herhangi bir katkı maddesi yok. Tamamen doğal y&ouml;ntemler ile elde ettiğimiz &uuml;z&uuml;mlerimizden yapıyoruz. &Uuml;z&uuml;m&uuml;n i&ccedil;indeki tek katkı maddesi i&ccedil;erisine kattığımız &ouml;zel bir toprak. Allah tarafından oluşmuş bu &ouml;zel toprak pekmezimize &ouml;zel bir tat katıyor&quot; diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/aksarayda_derde_deva_pekmez_zamani_aksaray_haberleri.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kas yapayım derken göz çıkarmayın</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kas-yapayim-derken-goz-cikarmayin-988</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kas-yapayim-derken-goz-cikarmayin-988</guid>
                <description><![CDATA[İngiltere&#39;de spor salonlarına giden her 10 erkekten birinin depresyon, steroid kullanımı, hatta intihara kadar gidebilen bigoreksiya hastalığına yakalandığından endişe ediliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bigoreksiya olarak da bilinen kas dismorfisi, yapılı ve kaslı olmalarına karşın kişinin kendisini &ccedil;elimsiz g&ouml;rmesine neden oluyor. Uzmanlar &quot;ters aneroksiya&quot; diye de tanımlanan hastalığın her iki cinsiyeti de etkileyebildiğini ve &ccedil;oğunlukla doktora gidilmediğini s&ouml;yl&uuml;yor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>V&uuml;cut Dismorfisi Hastalığı Vakfı&#39;ndan Rob Wilson, &quot;Spor salonlarına giden erkeklerin y&uuml;zde 10&#39;unda bu hastalığın olduğunu biliyoruz&quot; dedi. Wilson sorunun giderek b&uuml;y&uuml;mesine karşın, &ccedil;oğu vakanın hastalığın pek bilinmemesi nedeniyle teşhis edilmediğini s&ouml;yl&uuml;yor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Wilson hastalığı, &quot;Kas dismorfisi kişinin kendisini yeterince yapılı ve kaslı g&ouml;rmemesidir. Bu hastalığı &ccedil;eken binlerce kişi var. Hastalar genelde g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerine fazlasıyla takıntılı, kendilerine g&uuml;venleri az ve ayrıca kaygı d&uuml;zeyleri y&uuml;ksek&quot; s&ouml;zleriyle tanımladı.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Nedeni bilinmiyor</strong></p>  <p>Rob Wilson erkeklerin başarılı, g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve &ccedil;ekici olmak i&ccedil;in belirli bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me sahip olmaları gerektiği fikrine giderek daha &ccedil;ok koşullandığına dikkat &ccedil;ekiyor. Bigoreksiya&#39;nın nedeni tam olarak bilinmiyor. Uzmanlar genetik olabileceğini ya da beyin kimyasındaki bir dengesizlikten kaynaklanabileceğini s&ouml;yl&uuml;yor. Deneyimlerin de hastalıkta rol oynayabileceği ve &ccedil;ocukken taciz edilen ya da arkadaş ortamında ezilenlerde bigoreksiyanın daha sık ortaya &ccedil;ıktığı vurgulanıyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Hastalığın belirtileri arasında şunların olabileceği belirtiliyor:</strong></p>  <p>- Spor salonunda kendisini fazla zorlamak</p>  <p>- V&uuml;cut &ccedil;alıştırmaya takıntılı olmak</p>  <p>- Anabolik steroit (bir t&uuml;r kas geliştirici hormon) kullanımı</p>  <p>- Aynalardan uzak kalamamak</p>  <p>- Vitamin ve diğer destek ila&ccedil;larını aşırı kullanmak, s&uuml;rekli protein karışımları i&ccedil;mek</p>  <p>- Sinirli olmak, sık sık parlamak</p>  <p>- Depresyon ve mani</p>  <p>- Spora gidemeyince panik olmak</p>  <p>- Sakat olduğu halde egzersize devam etmek</p>  <p>- Egzersizin, aile ve sosyal hayatın &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;mesi</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/kas_yapayim_derken_goz_cikarmayin.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kurban etini saklarken ve tüketirken dikkat edin</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kurban-etini-saklarken-ve-tuketirken-dikkat-edin-975</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/kurban-etini-saklarken-ve-tuketirken-dikkat-edin-975</guid>
                <description><![CDATA[Kurban etini saklarken ve tüketirken nelere dikkat etmeli? İşte cevabı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde teknolojinin ilerlemesi ve buzdolaplarının yanı sıra derin dondurucuların da evlerde yerini almasıyla birlikte kurban etinin saklanması biraz daha kolay olmaya başladı. Eski yıllarda insanlarımız kurbanlarını kestikten sonra dağıtılan etin kalan kısmını daha &ccedil;ok kavurma yaparak kış aylarında t&uuml;ketilmek &uuml;zere tenekelerde saklardı. Ancak g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde kavurma yaparak saklama yerini derin dondurucularda &ccedil;iğ olarak saklamaya bıraktı.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Peki kurban eti saklanırken ve t&uuml;ketilirken nelere dikkat edilmeli?</strong></p>  <p><strong>&Ccedil;&ouml;z&uuml;len eti tekrardan dondurmayın</strong></p>  <p>Etlerin &ccedil;ok &ccedil;abuk bozulabileceğini s&ouml;yleyen uzmanlar, ge&ccedil;miş yıllara nazaran etlerin &ccedil;ok kolay bir şekilde buzdolabının derin dondurucu b&ouml;lmesinde veya sadece derin dondurucularda uzun s&uuml;re saklanabileceğini dile getirdi. Et ve et &uuml;r&uuml;nlerinin &ccedil;abuk bozulma riski taşıdığına dikkat &ccedil;eken uzmanlar, &ouml;zellikle dondurulmuş etleri kullanırken daha da dikkat edilmesi gerektiğini ve dondurulmuş etlerin &ccedil;&ouml;z&uuml;ld&uuml;kten sonra kesinlikle yeniden dondurulmaması gerektiğine, kurbanlık etlerin k&uuml;&ccedil;&uuml;k par&ccedil;alar halinde saklanmasının bu riskin &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;eceğini s&ouml;yledi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Etlerin dinlendirilmesi gerekiyor</strong></p>  <p>Kurban kesildikten sonra kesinlikle etin dinlendirilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, etin kesilir kesilmez buzdolabına konulmasının ete zarar vereceğini belirterek kesinlikte etlerin temiz kaplarda g&uuml;neş g&ouml;rmeden ve hava alması sağlanarak bir s&uuml;re bekletilmesi gerektiğini s&ouml;yledi. etlerin kesir kesilmez buzdolabına kaldırılmasının veya b&uuml;y&uuml;k par&ccedil;alar halinde dondurucuya konulmasının da sıkıntılı olduğunu vurgulayarak b&uuml;y&uuml;k par&ccedil;aları soğutmaya derin dondurucuların yetmeyeceğini ve bir iki g&uuml;n i&ccedil;inde etlerin bozulabileceğine dikkat &ccedil;ekti.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>En az bir g&uuml;n sonra t&uuml;ketilmeli</strong></p>  <p>5-4 saatlik bir bekleme s&uuml;resinden sonra etlerin buzdolabına kaldırılması gerektiğini dile getiren uzmanlar. Kurbanlık etin dayanma s&uuml;resinin kesim kalitesine ve et par&ccedil;asının b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;ne g&ouml;re değişebileceğini belirten uzmanlar, normal buzdolabında etlerin 5-6 g&uuml;n kıymanın ise 3 g&uuml;n i&ccedil;inde t&uuml;ketilmesi gerektiğini s&ouml;yledi. Hayvan kesildiğinde etinin sert olduğuna işaret eden uzmanlar, taze etin pişirilmesi ve hazmının zor olduğu ve kurban etlerinin, en az bir g&uuml;n sonra t&uuml;ketilmesinin gerektiği belirtti.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Uzun s&uuml;re pişirmeyin</strong></p>  <p>&Ccedil;ok y&uuml;ksek ısıda uzun s&uuml;re pişirme ve kızartma y&ouml;nteminin, kanserojen maddelerin oluşumuna yol a&ccedil;tığını belirten uzmanlar; &quot;Etlerin tek olarak pişirilmek yerine; sebzelerle birlikte pişirilmesi ve bu şekilde t&uuml;ketilmesi, besin &ccedil;eşitliliğinin sağlanması, sebzelerde bulunan C vitamininin etlerde bulunan demirin emilimini artırması a&ccedil;ısından sağlıklı bir y&ouml;ntemdir. &Ccedil;ok y&uuml;ksek ısı, dış y&uuml;zeyinin yanmasına ve su kaybının fazla olmasına yol a&ccedil;acağı i&ccedil;in besin kaybını artırır. Etlerin haşlanarak pişirilmesi, sağlıklı olmasının yanı sıra ette olması muhtemel parazitlerin insana ge&ccedil;mesini de b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de engeller&rdquo; dedi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Ayrıca uzmanlar dondurulmuş etlerin buzdolabının normal b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde veya oda ortamında &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesinin sağlanması gerektiğini belirterek et keserken ayrı sebze keserken ayrı kesme tahtalarının kullanılmasını bunun &ccedil;apraz bulaşmayı engelleyeceği uyarısında bulundu. Uzmanlar; son olarak et ve kemiklerin haşlanmasıyla elde edilecek olan suların da buzdolaplarının dondurucularında saklanabileceğini dile getirerek bu suların daha sonra yemek yapımına ayrı bir tat katacağını s&ouml;zlerine ekledi.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/kurban_etini_saklarken_nerelere_dikkat_edilmeli.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ekmekler halk sağlığını tehdit ediyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/ekmekler-halk-sagligini-tehdit-ediyor-966</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/ekmekler-halk-sagligini-tehdit-ediyor-966</guid>
                <description><![CDATA[Ekmeğin kalite standartlarında olabilmesi için kısık ateşte en az 20 dakika ocakta kalarak içinin pişmiş olarak tüketiciye sunulması gerekiyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray&rsquo;da ekmeğin 5 dakikada pişirildiğini ve t&uuml;ketici sağlığını tehdit ettiğini &ouml;ne s&uuml;ren Aksaray T&uuml;ketici Hakları Derneği Başkanı Yakup Sarı, &ldquo;Ekmeğin kaliteli olabilmesi i&ccedil;in kısık ateşte en az 20 dakika ocakta kalarak i&ccedil;inin pişmiş olarak &uuml;retilmesi ve t&uuml;keticiye sunulması lazım&rdquo; dedi.<br /> Aksaray&rsquo;da g&uuml;nl&uuml;k 250 bin ekmek &uuml;retildiğini ifade eden Sarı, her konuda t&uuml;keticinin yanında olduklarını vurguladı. Yaşanan rekabetin t&uuml;keticiye yansıtılmaması gerektiğini savunan Sarı, &ldquo;Ekmeğin kalitesi fiyatla ilgili olamaz. Fırıncılar Odası Başkanı rekabet &ouml;ncesi 80 kuruş olan ekmeğin 1 TL olursa daha kaliteli olacağını iddia ederek kamuoyunu, t&uuml;keticiyi ve belediye başkanını yanılmaktadır. Şu anda fırınlarda ekmek y&uuml;ksek ateşte 5 dakikada pişiriliyor. Bu da ekmeğin &uuml;zerine kanserojen madde oluşmasına neden oluyor. Ekmeğin kalite standartlarında olabilmesi i&ccedil;in kısık ateşte en az 20 dakika ocakta kalarak i&ccedil;inin pişmiş olarak t&uuml;keticiye sunulması gerekir. Yoksa zam vererek kalite olmaz. Biz T&uuml;ketici Hakları Derneği olarak bu işin karşısındayız. T&uuml;keticinin hakkını aramak bizim işimiz&rdquo; dedi.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/ekmekler_halkin_sagligini_tehdit_ediyor.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sindirim sistemi için 9 öneri!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/sindirim-sistemi-icin-9-oneri-943</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/sindirim-sistemi-icin-9-oneri-943</guid>
                <description><![CDATA[Şişkinlik ve hazımsızlıktan mı şikayetçisiniz? İşte sindirim sisteminizi yarın sabaha kadar düzenleyecek 9 püf nokta!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>K&ouml;t&uuml; sindirim sisteminin t&uuml;m g&uuml;n&uuml;n&uuml;z&uuml; mahvedebileceğini biliyoruz. Peki bir gecede sindirim problemlerinizi d&uuml;zene sokmaya ne dersiniz?<br /> <br /> Bu p&uuml;f noktalar sayesinde yarın sabah uyandığınızda kendinizi daha iyi hissedecek , daha iyi g&ouml;r&uuml;necek ve gece uykunuzu her zamankinden daha iyi uyuyacaksınız.<br /> <br /> V&uuml;cudunuz yalnızca yediğiniz besinleri sindirerek beslenir ve k&ouml;t&uuml; bir sindirim sistemi bedeninizin ihtiya&ccedil;larını karşılamasına engel olur.<br /> <br /> Sizler i&ccedil;in &ouml;ğ&uuml;nlerinizin arasında uygulayabileceğiniz, sindirim sistemine faydalı bilgileri derledik.<br /> <br /> İşte bir gecede sindirim sisteminizi d&uuml;zenleyen mucizevi sağlık tavsiyeleri!</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Meyveleri yalnızca sabah saatlerinde t&uuml;ketin.<br /> <br /> Sindirim sistemini d&uuml;zene sokmak i&ccedil;in yapabileceğiniz etkili şeylerden biri de meyveleri sabah t&uuml;ketmek.<br /> <br /> Meyveler diğer t&uuml;m yiyeceklerden daha hızlı sindiriliyor. Meyveleri diğer yiyeceklerle birlikte t&uuml;kettiğinizde midenizde daha uzun s&uuml;re kalıyor. Bu durum da fermentasyon oluşuyor ve hazımsızlık, gaz ve şişkinlik problemleri g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.<br /> <br /> Meyveleri kahvaltınızdan 30 dakika &ouml;nce t&uuml;ketmeyi tercih ederek bu sindirim sorunlarını engelleyebilirsiniz.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Fas&uuml;lyeler sağlıklı besinlerden biri fakat şişkinlikten kurtulmak ve iyi işleyen bir sindirim sistemi istiyorsanız fas&uuml;lyelerden uzak durmalısınız.<br /> <br /> &Ouml;zellikle et ve tahıl gibi zor sindirilen besinlerle birlikte t&uuml;ketilmemesi gereken fas&uuml;lyelerden uzak durmak en pratik &ccedil;&ouml;z&uuml;m.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>İyi bir sindirim sistemi i&ccedil;in proteinleri nişastayla değil sebzelerle birlikte t&uuml;ketin.<br /> <br /> Proteinler nişastadan daha uzun s&uuml;rede sindirilir, nişasta ise hızlıca sindirilip v&uuml;cutta şekere d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;l&uuml;r.<br /> <br /> Nişasta ve proteinleri birlikte t&uuml;kettiğinizde sindirim sisteminizde b&uuml;y&uuml;k zorluk &ccedil;eker ve bunun sonucunda gaz ve şişkinlik g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Bir seferde fazla yağ t&uuml;ketmekten ka&ccedil;ının.<br /> <br /> Yağ t&uuml;ketimini t&uuml;m g&uuml;ne yaymayı deneyin. Sindirim sisteminizin iyi işlemesi i&ccedil;in yağlara ihtiyacınız var fakat gereğinden fazla yağ t&uuml;ketmek besinlerin midenize oturmasına sebep olabilir ve bağırsaklarınızı rahatsız eder.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><br /> Etkili sindirim i&ccedil;in nişastayı sebzelerle t&uuml;ketin!<br /> <br /> Tıpkı protein ve sebzelerin birlikte t&uuml;ketilmesi gerektiği gibi, nişastayı da sebzelerle birlikte t&uuml;ketmelisiniz.<br /> <br /> Bu şekilde sindirim sırasında nişasta ve sebzelerin hızlıca şekere d&ouml;n&uuml;ş&uuml;p kana karışmasını engellersiniz. Nişasta ve sebzelerin yavaşlayan sindirimi şeker krizlerini, fazla yeme alışkanlığınızı ve hipoglisemi sorunlarını &ccedil;&ouml;zebilir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Geceleri karbonhidrat t&uuml;ketmekten ka&ccedil;ının.<br /> <br /> Karbonhidratları t&uuml;ketmek i&ccedil;in en uygun vakit sabah saatleri. Bu şekilde t&uuml;ketilen karbonhidratlar g&uuml;n boyunca sindirilebiliyor.<br /> <br /> Tam yatağa gitmeden &ouml;nce sindirim sistemini harekete ge&ccedil;irmek i&ccedil;in ideal bir zaman değil. Yatmadan &ouml;nce yenen karbonhidratlar şişkinlik ve gaz yaratıyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Kereviz sapı, soğan, rezene, salatalık, domates ve avokado gibi idrar s&ouml;kt&uuml;r&uuml;c&uuml; &ouml;zellikteki sebze ve meyveleri t&uuml;ketmeye &ouml;zen g&ouml;sterin.<br /> <br /> Bu besinler sindirim sistemini harekete ge&ccedil;irirken kan dolaşımını da olumlu y&ouml;nde etkiliyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Sindirim sistemine yardımcı enzimleri aldığınıza emin olun.<br /> <br /> Bu enzimler yediklerinizi daha iyi sindirmenize ve v&uuml;cudunuzun gerekli besinleri almasına yardımcı olurken şişkinlik gibi problemleri etkilemekte de son derece etkili.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Akşam yemeğinden sonra probiyotik besinler t&uuml;ketmek sindirim sisteminizi olumlu etkileyebilir.<br /> <br /> Probiyotik besinler sindiriminizi d&uuml;zene sokar ken genel olarak g&uuml;&ccedil;lenmesini sağlar.<br /> <br /> Probiyotik besinleri yemeklerden &ouml;nce t&uuml;ketmek de sindirime yardımcı olur.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/sindirim_sistemi_icin_9_altin_oneri_saglik_haberleri.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karpuzun Faydaları Saymakla Bitmiyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/karpuzun-faydalari-saymakla-bitmiyor-938</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/karpuzun-faydalari-saymakla-bitmiyor-938</guid>
                <description><![CDATA[Karpuz ve çekirdeğinin hiç bilinmeyen faydaları]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Karpuz yaz aylarının vazge&ccedil;ilmez yiyiceği. Ancak genellikle yanlış t&uuml;ketim sonucunda onun mucizevi etkilerinden &ccedil;ok da faydalanamıyoruz. Karpuzu &ccedil;oğunlukla yemekten sonra yeme alışkanlığına sahibiz. Bu da şişkinliğe ve hazımsızlığa yol a&ccedil;ıyor.<br /> <br /> Oysa karpuzu a&ccedil; karnına ve &ccedil;ekirdekleriyle birlikte yemememiz gerekiyor. Peki &ccedil;ekirdekleri ile birlikte karpuzu yemenin faydası nedir derseniz?</p>  <p><strong>KARPUZUN EN FAYDALI KISMI</strong><br /> Beslenme uzmanı Selma U&ccedil;ar&#39;ın verdiği bilgiye g&ouml;re karpuz a&ccedil; karnına ve &ccedil;ekirdekleriyle birlikte yenildiğinde b&ouml;breklere ve kalbe m&uuml;thiş faydaları oluyor.<br /> <br /> Uzmanlara g&ouml;re karpuzun en kıymetli kısmı &ccedil;ekirdekleri. Karpuz &ccedil;ekirdeği i&ccedil;inde bulunan &#39;cucurbocitrin&#39; adlı madde kan basıncını d&uuml;ş&uuml;rmeye yardımcı oluyor. Bunun i&ccedil;in karpuzun &ccedil;ekirdeklerini dişlerinizle kırarak t&uuml;ketin. B&ouml;yle yenildiğinde karpuzun i&ccedil;indeki likopen maddesi kalp krizinden koruyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Karpuz &ccedil;ekirdeğinin faydaları şu şekilde sıralanabilir:</strong><br /> <br /> Karpuz &ccedil;ekirdekleri v&uuml;cudun ihtiya&ccedil; duyduğu amino asitleri karşılar.<br /> G&uuml;nl&uuml;k ortalama 100 gramlık karpuz &ccedil;ekirdeği t&uuml;ketimi &ccedil;ok iyi miktarda magnezyum ihtiyacını karşılar.<br /> Karpuz &ccedil;ekirdekleri kalp damar hastalıklarına ve hipertansiyona iyi gelir.<br /> Karpuz &ccedil;ekirdekleri cilt sağlığı i&ccedil;in faydalıdır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>KARPUZ &Ccedil;EKİRDEĞİ YARARLARI</strong><br /> <br /> B vitamini a&ccedil;ısından karpuz &ccedil;ekirdekleri zengindir. Karpuz &ccedil;ekirdeği, sinir sitemini ve bağışıklık sitemini g&uuml;&ccedil;lendirirler.<br /> <br /> Karpuz &ccedil;ekirdekleri diyabet hastalarına da iyi gelir. Bir litre suda 45 dakika kaynatılarak g&uuml;nde bir bardak şeklinde t&uuml;ketilebilir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Karpuz &ccedil;ekirdekleri hafızayı kuvvetlendirir.<br /> <br /> Karpuz &ccedil;ekirdekleri akne hastalığına iyi gelebilir, cildi yumuşatır.<br /> <br /> Karpuz kabuğunun bu faydaları dışında sa&ccedil; sağlığı i&ccedil;in faydaları vardır. Karpuz &ccedil;ekirdeği, sa&ccedil;ların kırılmasını engeller ve sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesine &ccedil;&ouml;z&uuml;m olabilir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>KARPUZUN Hİ&Ccedil; BİLİNMEYEN YARARLARI</strong><br /> Karpuzun y&uuml;zde 92&rsquo;si su, y&uuml;zde 6&rsquo;sı şekerden oluşur. Karpuz C vitamini, A vitamini ve betakarotenler a&ccedil;ısından iyi bir kaynaktır. 150 gram karpuz, g&uuml;nl&uuml;k C vitamini ihtiyacının y&uuml;zde 24.3&rsquo;&uuml;n&uuml;, A vitamini gereksiniminin y&uuml;zde 11&rsquo;ini karşılar.<br /> <br /> Karpuz ayrıca enerji &uuml;retimi i&ccedil;in gerekli olan B, B1, B6 vitaminleri, magnezyum ve potasyum a&ccedil;ısından da zengin bir kaynaktır. B&uuml;y&uuml;k miktarı su olduğu i&ccedil;in kalori değeri d&uuml;ş&uuml;k olan karpuzun, 200 gramında yaklaşık 50 kalori vardır. Bu sebeple kalori başına alınan besin &ouml;ğesi miktarı fazladır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>DOMATESTEN SONRA EN &Ccedil;OK ONDA VAR</strong><br /> Karpuz domateste de fazlaca olduğu bilinen ve kansere karşı koruyucu bir antioksidan olan likopen i&ccedil;eriği a&ccedil;ısından liderdir. Bu g&uuml;&ccedil;l&uuml; antioksidanlar v&uuml;cutta biriken serbest radikallerle savaşarak kanser oluşumuna karşı koruyucu etki g&ouml;sterirler.<br /> <br /> Karpuz zengin A,C vitamini betakaroten ve likopen i&ccedil;eriğiyle kolon, meme kanseri, akciğer, prostat kanseri ve yaşa bağlı gelişen g&ouml;rme bozukluklarına karşı koruyucu etki g&ouml;sterir. Osteoartrit, r&ouml;motoidartrit ve astım hastalıklarının bazı semptomlarını hafifletirler.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>İ&Ccedil;İNDEKİ LİF KİLO VERDİRİYOR</strong><br /> Kilo Kontrol&uuml;: Karpuz olduk&ccedil;a az kalori i&ccedil;erir ve 1 kase karpuz ortalama 45 kaloridir. Karpuz sadece d&uuml;ş&uuml;k kalorisi ile diyetinize destek olmaz aynı zamanda lifli yapısıyla uzun s&uuml;re tok kalmanıza yardımcı olur. Canınız &ccedil;ok tatlı &ccedil;ektiğinde karpuz yiyebilirsiniz. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta karpuzun da şeker i&ccedil;erdiğidir. Yani 1 kase yerine b&uuml;t&uuml;n 1 karpuzu yerseniz (4.5 kg kadar) hem kan şekeriniz y&uuml;kselir hem de yaklaşık 250 gram şeker yemiş olursunuz.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Y&Uuml;KSEK TANSİYONA DERMAN</strong><br /> Florida State &Uuml;niversitesi tarafından yapılan g&uuml;ncel bir araştırmaya g&ouml;re karpuz kilolu kişilerde y&uuml;ksek tansiyonun d&uuml;ş&uuml;r&uuml;lmesine yardımcı oluyor. 13 orta yaşlı, aşırı kilolu ve hipertansiyon hastasının katılımıyla 12 haftalık bir s&uuml;reyi kapsayan araştırmada karpuzda bulunan L-citrulline&rsquo;in hem dinlenir halde hem de aktivite sırasında aorta olan basıncı azalttığı tespit edilmiş.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>K&Ouml;T&Uuml; KOLESTROL&Uuml; D&Uuml;Ş&Uuml;R&Uuml;YOR</strong><br /> Karpuz k&ouml;t&uuml; kolesterol olarak bilinen LDL kolesterol&uuml; d&uuml;ş&uuml;rerek kalp hastalıklarının &ouml;n&uuml;n&uuml; a&ccedil;an y&uuml;ksek kolesterole bağlı damar tıkanıklığını engelleyebilir. D&uuml;zenli olarak karpuz ve karpuz suyu t&uuml;ketenlerin k&ouml;t&uuml; kolesterol&uuml; t&uuml;ketmeyenlere oranla %50 daha az.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>KARPUZ SUYU S&Uuml;R&Uuml;N</strong><br /> Karpuz suyu &ouml;zellikle spordan sonra yaşanan kas ağrılarını hafifletiyor. Bu nedenle atletler arasında olduk&ccedil;a pop&uuml;ler bir meyve olan karpuzun ağır egzersizler sonrasında yaşanan kas ağrılarını azalttığı son yıllarda yapılan araştırmalarla da tescillendi. İspanyol bilim insanlarının yaptığı &ccedil;alışmaya g&ouml;re karpuzun bu &ouml;zelliği i&ccedil;erdiği L-citrulline adlı bileşenden kaynaklanıyor. L-citrulline amino asidi v&uuml;cut tarafından temel bir amino asit olan L-arginin&rsquo;e d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;l&uuml;yor. L-arginin ise kan dolaşımını geliştirerek kan damalarını rahatlatıyor ve ağrı egzersizler sonrası sık g&ouml;r&uuml;len kas ağrılarını hafifletiyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>V&Uuml;CUTTAKİ YAĞI ATAR</strong><br /> Karpuz sitr&uuml;lin &uuml;reten yağ h&uuml;crelerindeki yağın birikmesini azaltmak sağlar. Sitr&uuml;lin, b&ouml;brek yardımıyla arjinine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren bir amino asittir. Karpuz, yağ yakıcı &ouml;zelliği ile b&uuml;nyede bulunan fazlalık yağı yakar ve kilo vermeyi sağlar. Ayrıca bu işlem ile birlikte b&ouml;breklerin aşırı &ccedil;alışarak yorulmasını da engeller.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>DOĞAL BİR İDRAR S&Ouml;KT&Uuml;R&Uuml;C&Uuml;</strong><br /> Karpuz, doğal bir idrar s&ouml;kt&uuml;r&uuml;c&uuml; olduğu i&ccedil;in idrar akışını hızlandırır. Bunu yaparken b&ouml;brekleri zorlamaz. Karpuzun bu &ouml;zelliği b&ouml;breklerin işini kolaylaştırırken, karaciğerin de sağlıklı ve yorulmadan &ccedil;alışması i&ccedil;in katkı sağlar.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>KASLARIN DERMANI OLUR</strong><br /> Potasyum bakımından zengin olan karpuz harika bir elektrolit g&ouml;revi g&ouml;r&uuml;r. Bu &ouml;zelliği ile v&uuml;cutta bulunan kasların ve sinirlerin sağlıklı kalmalarına yardımcı olur. Potasyum sinirlerle alakalı uyarmaları olumlu etkilerken kasları g&uuml;&ccedil;lendirir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>ASTIMI &Ouml;NLER</strong><br /> Y&uuml;ksek miktarda karpuz t&uuml;ketenlerin astım hastalığına yakalanma riski t&uuml;ketmeyenlere g&ouml;re daha azdır. Bol miktarda C vitamini i&ccedil;eren karpuz, astım ataklarının şiddetini azaltabilir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>G&Ouml;ZLERİN FERİ</strong><br /> <br /> Karpuzda bol miktarda bulunan A vitamini g&ouml;z sağlığının korunması i&ccedil;in en &ouml;nemli vitaminlerden biridir. A vitamini eksikliğinde g&ouml;z kuruluğu, g&ouml;z enfeksiyonu, g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n zayıflaması gibi sorunlar ortaya &ccedil;ıkabilir. A vitamini aynı zamanda sarı nokta hastalığı ve katarakt riskini d&uuml;ş&uuml;rmektedir. 1 kase karpuz g&uuml;nl&uuml;k A vitamini ihtiyacının %18&rsquo;ini tek başına karşılar.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>İNMEYİ VE FELCİ &Ouml;NLER</strong><br /> Karpuz kan basıncını d&uuml;zenleyerek bir bakıma kalp sağlığını da korumaktadır. Bunun yanında inme ve fel&ccedil; gibi riskleri azaltır. G&uuml;nl&uuml;k 3-4 dilip karpuz tiketimi &ouml;zellikle yaşlılarda yaz aylarında g&ouml;r&uuml;len kalp sorunlarının giderilmesine yardımcı olabilir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>G&Uuml;ZELLEŞTİRİR</strong><br /> Karpuz cilt ve sa&ccedil; sağlığı i&ccedil;in &ouml;nemli besinler i&ccedil;ermektedir. Cildin sağlıklı ve nemli kalmasını sağlayan, sa&ccedil;ların kırılmasını engelleyen A vitamini karpuzda bol miktarda vardır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>1 BARDAK KARPUZ SUYU</strong><br /> Yaz meyvesi olan karpuzun %91&rsquo;i sudur. Elektrolit bakımından zengin olan bu su &ouml;zellikle sıcak yaz aylarında su kaybına bağlı olarak g&ouml;r&uuml;len halsizliğe iyi gelir. Elektrolitler aynı zamanda sinir h&uuml;crelerinin fonksiyonu, kasların &ccedil;alışması ve kalp sağlığı i&ccedil;in son derece &ouml;nemlidir. Aşırı terlediğiniz bir fiziksel aktivite sonrası 1 bardak karpuz suyu i&ccedil;mek sizi kendinize getirir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>ZARARI VAR MI?</strong><br /> Karpuz &ccedil;ekirdeğinin mideyi ağrıttığına dair yanlış bir s&ouml;ylenti var. &Ccedil;ok &ccedil;ok aşırı t&uuml;ketilmediği takdirde karpuz &ccedil;ekirdeğinin mideye hi&ccedil;bir zararı yoktur. Tartışılan bir diğer konu ise karpuz &ccedil;ekirdeği yutmanın apandisit problemlerine neden olup olmayacağıdır. Sindirilemeyen karpuz &ccedil;ekirdekleri &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir ihtimal de olsa apandisitte tıkanmaya yol a&ccedil;abilir. Ancak bu &ccedil;ok ender rastlanabilecek bir durumdur ve endişe edilmemelidir.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/karpuzun_faydalari_saymakla_bitmiyor.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu 3 besini buzdolabına sakın koymayın!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/bu-3-besini-buzdolabina-sakin-koymayin-905</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/bu-3-besini-buzdolabina-sakin-koymayin-905</guid>
                <description><![CDATA[Yaz mevsimi gelince artan sıcaklarla birlikte yaşadığımız alanların ısısı da artıyor. Besinleri yazın saklamak, uygun koşullarda korumak, buzdolabında saklarken bazı kurallara dikkat etmek gerekiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Olcay Barış, yazın buzdolabının i&ccedil; sıcaklığının sıfır derece ile eksi 4 derece arasında olması gerektiğini belirterek &ldquo;Derin dondurucunun ise -18 derece ile -23 derece arasında olmasında fayda var. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; besinlerde bakterilerin &uuml;remesi 10 derecenin altında yavaşlıyor, 4 derecede ise duruyor. Patates, sarımsak ve soğanın buzdolabında saklanmaması gerekiyor. K&ouml;k sebzeler oda sıcaklığında 10 dereceden daha soğuk olmamak koşuluyla saklanmalıdır ve sadece kullanılacakları zaman yıkanmalıdır; yoksa hızlı &ccedil;&uuml;r&uuml;yebilirler. Oda sıcaklığında saklarken de hava ge&ccedil;iren delikli kaplarda, doğrudan g&uuml;neş ışığı almayan bir yerde tutulmasında fayda var&rdquo; diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Olcay Barış, gıdaları saklarken uyulacak kurallarda hakkında şu bilgileri veriyor...</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Sebze ve meyve poşetine delikler a&ccedil;ın&nbsp;</p>  <p>Sebze ve meyveleri poşetlerin i&ccedil;inde buzdolabına koyarken birka&ccedil; delik a&ccedil;ılması ve b&ouml;ylece nemlenmelerinin engellenmiş olması gerekirken buzdolabında bazı meyve ve sebzelerin birbirlerine değememeleri i&ccedil;in raflarının ayrı olması gerekiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bazı meyveler yanındaki sebzelerin daha &ccedil;abuk bozulmasına neden oluyor. &Ccedil;abuk bozulmaya yatkın olan meyve, sebze, yumurta, peynir, et gibi &uuml;r&uuml;nler t&uuml;ketileceği kadar alınıp hızlıca t&uuml;ketilmelidir. Aksi takdirde saklama koşulları besinlerin bozulmaması i&ccedil;in yeterli olmayacaktır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Yumurtayı yıkamadan kartonunda tutun&nbsp;</p>  <p>Yumurtayı dolaba yıkamadan koymak lazım. Yumurtanın dışında koruyucu bir tabaka var. Bu tabaka yıkandığında kayboluyor. Yumurtadaki g&ouml;zenekler daha da a&ccedil;ık hale geliyor ve bakteriler o g&ouml;zeneklerden yumurtanın i&ccedil;ine girebiliyor. Yumurta, kendi kartonu i&ccedil;inde buzdolabında 5 haftaya kadar saklanabilir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Etlere ayrı bı&ccedil;ak, ayrı kesme tahtası lazım</p>  <p>Eğer et, tavuk, balık pişirecekseniz bu &uuml;r&uuml;nlerin her biri i&ccedil;in kullandığınız bı&ccedil;ak ve &ouml;zellikle kesme tahtasının diğer gıda &uuml;r&uuml;nleri i&ccedil;in kullanılmaması gerekiyor. &Ccedil;iğ ve pişmiş &uuml;r&uuml;nler i&ccedil;in kullanılan kapların da ayrı olmasında fayda var. Et, balık ve tavuk &uuml;r&uuml;nleri i&ccedil;in tahta malzeme yerine d&uuml;z, plastik, porselen y&uuml;zeyli kesme materyalleri kullanılmasının, kullanıldıktan sonra da mutlaka sıcak suyla temizlenmesi &ouml;nem taşıyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Peyniri nemlenince silin, kuru kağıt havluda saklayın&nbsp;</p>  <p>Buzdolabının nefes alan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir yerinde bir ya da iki buruşuk temiz, kuru ve hafif kağıt havlu &uuml;zerinde ya da ağzı kapalı bir kapta peyniri saklayabilirsiniz. Peynir k&uuml;fleri yeni şekillendiğinde yağı değil peyniri t&uuml;kettiği i&ccedil;in peynir firesi şekillenir. Bu durumda peynirin y&uuml;zeyini temiz bir bez ve kağıt havlu ile hafif&ccedil;e silin. Ilık suda duruladıktan sonra taze zeytinyağı veya d&uuml;kkandan alınan yağlarla ovarak bir ya da iki kat kağıt havlu &uuml;zerine koyun onu da plastik veya cam bir kabın i&ccedil;erisine yerleştirin. Taze peynirleri kendi orijinal kaplarında, soğukta muhafaza edin ve hızlı bir şekilde t&uuml;ketin. Diğer peynirlerin paketlerini a&ccedil;ın, &ccedil;&uuml;nk&uuml; plastik ambalajlar peynirin bozulmasına neden oluyor. Sararma ve ekşime durumlarında peyniri t&uuml;ketmeyin.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Sebzeyi de meyveyi de sirkeli suda bekletin&nbsp;</p>  <p>Meyve ve sebzelere yapışan parazitler yıkama ile temizlenemezler. Bir leğene meyve veya sebzeleri koyduktan sonra su doldurarak i&ccedil;erisine bir yemek kaşığı sirke veya limon suyu katılır. 5 dakika bekletilir. İyice yıkandıktan sonra meyve veya sebzelere yapışan parazitler kendini limonlu veya sirkeli su ile bırakır. Tekrar bol suyla yıkanan meyve veya sebzeler parazitlerden arınmış olur. Ispanak, marul gibi sebzeleri, k&ouml;klerindeki &ccedil;amur, toz ve toprakları gidecek şekilde temizlendikten sonra buzdolabında 2-4 g&uuml;n saklanabilir. Diğer taze meyve ve sebzeler ise &ccedil;amurluysa yıkadıktan sonra, &ccedil;amurlu değilse yıkanmadan saklanmalıdır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Hazır mayonez bir yıl, evde yapılan 1-2 g&uuml;n dayanır&nbsp;</p>  <p>Mayonez, yumurta, limon, tuz, ay&ccedil;i&ccedil;ek yağı i&ccedil;eren soğuk bir sostur. Evde yapılan mayonezin 1-2 g&uuml;n i&ccedil;erisinde t&uuml;ketilmesi gerekir, buzdolabında saklanmalıdır. Hazır mayonezlerin raf &ouml;mr&uuml; daha uzun olduğundan buzdolabında bir seneye kadar dayanabiliyor.&nbsp;</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Dışarıda yiyecekseniz ızgara ve haşlama tercih edin&nbsp;</p>  <p>Soslu etler, besinin bayat olduğunu g&ouml;stermez. Dışarıda bir &ouml;ğ&uuml;n se&ccedil;erken ızgara, haşlama veya fırında pişirilen her t&uuml;rl&uuml; et, tavuk, balığı tercih edebilirsiniz. &Ouml;zellikle salata &ouml;ğ&uuml;n&uuml;n&uuml; dışarıda tercih edilecekse daha &ouml;nceden bilip, g&uuml;vendiğimiz bir yerden tercih etmeniz en doğrusu olacaktır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Et &ccedil;&ouml;z&uuml;ld&uuml;yse pişirin, bir daha dondurmayın</p>  <p>&Ccedil;iğ et &ccedil;&ouml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; zaman pişirilmeye kadar buzdolabında 3 veya 5 g&uuml;ne kadar daha saklanabilir. Mikrodalgada veya soğuk suda &ccedil;&ouml;zd&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş etler +4 derecenin &uuml;zerinde tutulduğu i&ccedil;in tekrar dondurulmamalıdır. Dondurulmuş etleri &ccedil;&ouml;zd&uuml;rmeden doğrudan fırında veya ızgarada pişirebilirsiniz.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/bu_3_besini_buzdolabina_sakin_koymayin_saglik_haberleri.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Soğuk suyla duş almanın 7 faydası!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/soguk-suyla-dus-almanin-7-faydasi-904</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/soguk-suyla-dus-almanin-7-faydasi-904</guid>
                <description><![CDATA[Soğuk suyla duş almanın sağlığınız için faydalı olduğunu biliyor muydunuz? İşte soğuk duşların 7 sağlık faydası!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak yaz günlerinde soğuk suyla duş almak en sevdiğiniz şeylerden biri. Peki ya soğuk havalarda buna cesaret edebilir misiniz?</p>

<p>Birçok kültürde soğuk su, insanları günahlarından arındıran ve güçlendiren öğe olarak yer alıyor. Örneğin Spartalı savaşçılar, soğuk suyun kendilerine güç ve direnç verdiğine inanıyorlardı.</p>

<p></p>

<p><strong>İşte duşa girdiğinizde musluğu sıcaktan soğuk tarafa çevirmenize neden olan 7 şey!</strong></p>

<p>1) Soğuk suyla duş almak sizi hayalini kurduğunuz vücuda bir adım daha yaklaştırır. Vücudunuzla temas eden soğuk su, daha fazla kahverengi yağ hücresi üretilmesini sağlıyor.&nbsp; Bu kahverengi yağ hücreleri yağ yakımında kullanılıyor. Ne kadar çok kahverengi yağ hücresine sahip olursanız her saniye o kadar fazla yağ yakar ve&nbsp;<a href="http://betting-roulette.com/deneme-bonusu-veren-siteler/">bonus veren siteler</a> zayıflarsınız.</p>

<p>Artan yağ seviyesiyle birlikte metabolizma hızı yükselir ve doğal olarak yükselen vücut ısısı ve kan basıncı sayesinde vücudunuzda meydana gelen kimyasal olaylar hız kazanır.</p>

<p></p>

<p>2) Eğer çocuk sahibi olmaya çalışıyorsanız soğuk suyla duş yapmak yardımcı olabilir.<br />
1993 yılında yapılan bir araştırma soğuk duşların testosteron seviyelerini ve buna bağlı olarak doğurganlığı arttırdığını ortaya koyuyor. Başka bir araştırmada ise sıcak suyla yapılan duşların sperm sayısını düşürdüğü bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>3) Soğuk suyla duş yapmak, antidepresan ilaç etkisi göstererek depresyonu önleyebilir.</p>

<p>Vücudunuza çarpan soğuk suyun etkisiyle sinir uçlarınızdan beyninize daha fazla sinyal gider. Bu etki ise antidepresan ilaçların etkileriyle benzerlik gösterir.</p>

<p>Sıcak suyla aldığınız duşu soğuk suyla bitirdiğinizde gözenekleriniz nemi içeri hapsederek kapanır. Bunu düzenli şekilde uyguladığınızda saç ve cildinizdeki değişimi göreceksiniz.</p>

<p></p>

<p>4) Soğuk suyla yapılan duşlar enerjinizi yükseltiyor!</p>

<p>Sabahları kafeinden uzak durmak istiyorsanız dışa girip soğuk suyu açın! Böylece sinir uçlarınızı harekete geçirecek kan dolaşımını ve nefes alıp verme ritminizi yükselteceksiniz.</p>

<p></p>

<p>5) Soğuk duşlar enerjinizi arttırdığı gibi, daha iyi uyumanıza da yardımcı oluyor.</p>

<p>Başlangıçtaki şok faktörünün ardından vücudunuz sakinleşmeye ve rahatlamaya başlar. Rahatlayan ve gevşeyen vücudunuz bu yöntemle daha kaliteli bir uykuya dalar.</p>

<p></p>

<p>6) Soğuk duş yöntemi insomnia yani uykusuzluk hastalığının tedavisinde kullanılan basit bir uygulama.</p>

<p></p>

<p>7) Soğuk suyla duş alarak vücudunuzun strese karşı dayanıklılığını arttırabilrisiniz. Strese karşı gelişen bu tolerans ilerleyen seviyelerde daha güçlü bir metabolizmaya sahip olmanızı sağlar ve böylece daha sağlıklı bir yaşam sürersiniz.</p>

<p>Ayrıca soğuk duş tedavisi kronik ağrılar ve iltihaplanma durumlarında da hastalara tavsiye edilen basit bir tedavi yöntemi.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/soguk_suyla_dus_almanin_7_faydasi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yumurtayı kaynattığınız suyu sakın dökmeyin!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/yumurtayi-kaynattiginiz-suyu-sakin-dokmeyin-894</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/yumurtayi-kaynattiginiz-suyu-sakin-dokmeyin-894</guid>
                <description><![CDATA[Yumurtayı kaynattığınız su öyle bir işe yarıyor ki... Öğrenince çok şaşıracaksınız.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yumurta kaynattığınız su mineral ve kalsiyum bakımından olduk&ccedil;a zengindir.Evinizde bulunan &ccedil;i&ccedil;eklerinizi bu suyla sulayarak solmuş &ccedil;i&ccedil;eklerinizi bile canlı hale getirin.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Sa&ccedil;ınızın canlı g&ouml;r&uuml;nmesini sağlar. Suyu ılıtıp sa&ccedil;ınıza d&ouml;k&uuml;n protein a&ccedil;ısından zengin olan yumurta suda kaynatılınca protein suda &ccedil;&ouml;z&uuml;n&uuml;r ve sa&ccedil;ınızın daha canlı g&ouml;r&uuml;nmesini sağlar.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/kaynattiginiz_yumurtanin_suyunu_dokmeyin.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu Temizliği Mutlaka Yaptırın</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/bu-temizligi-mutlaka-yaptirin-828</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/bu-temizligi-mutlaka-yaptirin-828</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Belediyesi İtfaiye Dairesi yetkilileri, vatandaşları hem kendi güvenliği hem de itfaiyenin daha verimli çalışabilmesi için şimdiden baca temizliği yaptırmaları konusunda çağrıda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&Uuml;z&uuml;c&uuml; olayların yaşanmaması i&ccedil;in vatandaşların baca temizliğini kendilerinin yapmamaları uyarısında bulunan yetkililer, kış aylarına kalmadan bacalarını mutlaka temizletilmesi gerektiğini bildirdi. Temizletilmeyen bacaların kış aylarında tıkanması sebebiyle karbonmonoksit zehirlenmeleri ve baca yangınlarının yaşandığını hatırlatan yetkililer, &ldquo;Bu y&uuml;zden vatandaşlarımızın kış ayına girmeden bacalarını mutlaka temizletmeleri gerekir. Bazen bacaların &uuml;zerine kuşların yuva yapmasından ya da &ouml;l&uuml;p baca i&ccedil;ine d&uuml;şmesinden, binanın inşaatı sırasında baca i&ccedil;inde kalan &ccedil;imento kalıntılarından veya bacadan kopan &ccedil;eşitli par&ccedil;alardan dolayı bacanın hi&ccedil; kullanılmamış olsa bile tıkalı olabilir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Bu gibi tıkanmalar sonucunda yakılan soba, doğalgaz ya da katı yakıtın dumanı dışarıya atılamayacağından ve tahliye edilemeyen gaz geri d&ouml;neceğinden, maalesef zehirlenme olayları meydana gelmektedir&rdquo; uyarısında bulundu.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 06 Sep 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/bu-temizligi-mutlaka-yaptirin-aksaray-haberleri.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aksaray Tıp Fakültesine Kavuştu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aksaray-tip-fakultesine-kavustu-751</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aksaray-tip-fakultesine-kavustu-751</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti Aksaray İl Başkanı Abdulkadir Karatay, uzun uğraşlar sonucu Aksaray&rsquo;a Tıp Fakültesi kazandırdıklarını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara&rsquo;da Fıp Fak&uuml;ltesi&rsquo;nin kazandırılması i&ccedil;in &ccedil;alışmalar yaptıklarını belirten İl Başkanı Karatay, &ldquo;Uzun uğraşlar ve ısrarlı &ccedil;alışmalarla Aksaray&rsquo;a Tıp Fak&uuml;ltesi kurulması hayali artık resmen ger&ccedil;ek oldu.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>G&ouml;reve geldiğimiz andan itibaren neredeyse her hafta ger&ccedil;ekleştirdiğimiz Y&Ouml;K, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Bakanlar Kurulu, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı g&ouml;r&uuml;şmeleri meyvelerini verdi. Şimdi Aksaray&rsquo;da yaşayan herkes i&ccedil;in şehrinde &lsquo;Tıp Fak&uuml;ltesi&rsquo;ne sahip olmanın avantajını ve gururunu yaşama zamanı&rdquo; dedi.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Aug 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/aksaray_tip_fakultesine_kavustu_aksaray_haberleri.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Organ Bağışında Halk Bilgilendirilmeli</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/organ-bagisinda-halk-bilgilendirilmeli-702</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/organ-bagisinda-halk-bilgilendirilmeli-702</guid>
                <description><![CDATA[Organ bağışı konusunda halkın bilgilendirilmemesi Aksaray&#39;da organ bağışını etkiliyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bu &ccedil;ağda bile dini hurafe Aksaray&rsquo;daki organ bağışını etkiliyor. Organ naklinde yaşanılan en b&uuml;y&uuml;k sıkıntıların başında dini hurafelerin geldiği, &ouml;ld&uuml;kten sonra nasıl dirileceğimi diyenlerin olduğu, &ldquo;Benim organlarımla o kişi g&uuml;nah işlerse&rdquo; diyerek organ bağışından uzak duranların var olduğu belirtildi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Son yıllarda Aksaray&rsquo;da organ bağışı konusunda Halk Sağlığı M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;nce gerekli bilin&ccedil;lendirme &ccedil;alışmaları yapılırken toplumun &ccedil;oğunluğu bu konuya dini olarak bakıyor. Diğer bir hususta ekonomik farklılıklar organ bağışı konusunda sorunlara yol a&ccedil;ıyor.&nbsp; Organ nakli yapılacak kişinin torpilli kişiler olduğu kanaatinin hakim olduğu toplumda, &ldquo;Torpillilere organımı vermem&rdquo; diyenlerin sayılarının da y&uuml;ksek olduğu ifade ediliyor. Oysa hasta istediği kadar torpilli olsun, doku tutmadığı takdirde organ nakli yapılması m&uuml;mk&uuml;n olmuyor. Aksaray&rsquo;da hala dini hurafelerle hareket edilerek, organ bağışı &ouml;n&uuml;ne engeller konulmasının da &uuml;stesinden gelinmesi gerekiyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Halk Bilgilendirilmeli</strong></p>  <p>Beyin &ouml;l&uuml;m&uuml; ger&ccedil;ekleşmeden kadavradan organ naklinin m&uuml;mk&uuml;n olmadığına dikkat &ccedil;eken sağlık uzmanları; &ldquo;Tıp olarak beyin &ouml;l&uuml;m&uuml; teyit edilmemiş insanlardan organ nakli yapılamaz. Organ nakillerinde ama&ccedil;, yaşayan insanlardan ziyade beyin &ouml;l&uuml;m&uuml; ger&ccedil;ekleşmiş insanların organlarını nakletmek. Halkın bilgilendirilmesiyle bu d&uuml;ş&uuml;nceler, pozitif d&uuml;zeye ge&ccedil;irilmeli. Buda tabi halkın doğru bilgilendirilmesiyle olacaktır&rdquo; dediler.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Organ Naklinde Ayrım Yapılmaz</strong></p>  <p>Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Y&uuml;ksek Kurulu&#39;nun, organ bağışını insanın insana yapabileceği en b&uuml;y&uuml;k yardım olarak tanımladığı hatırlatılarak, &#39;&#39;Organ bağışı yapmak isteyen kişiler Halk Sağlığı M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;, hastanelere başvuru yaparak iki tanık huzurunda bir belge imzalayarak organ bağışı kartına sahip olurlar. Kişilerin bir bedel karşılığı organlarını vermeleri yasalara g&ouml;re yasaktır. Bağışlanan organlar, bu konuyla ilgilenen Ulusal Koordinasyon Sistemi tarafından tıbben acilliği ve doku uyumuna g&ouml;re en uygun alıcıya nakil edilir. Bu belirlemede zengin, fakir, ırk, cinsiyet ayrımları kesinlikle yapılmaz.&#39;&#39;</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><span style="color:#808080"><em>Haber: Portal Gazetesi</em></span></p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 15 Aug 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/organ_bagisinda_halk_bilgilendirilmeli.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tuz Göl&amp;#39;ünde Yürüme Turizmi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/tuz-gol39unde-yurume-turizmi-673</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/tuz-gol39unde-yurume-turizmi-673</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray, Ankara ve Konya sınırları içerisinde bulunan ve yüzölçümü bakımından Türkiye&rsquo;nin 2&rsquo;inci büyük ve en sığ gölü olan Tuz Gölü, özellikle son yıllarda ayak sağlığı açısından ziyaretçilerine ev sahipliği yapıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda adeta y&uuml;r&uuml;me turizmini yaşatan Tuz G&ouml;l&uuml;&rsquo;ne gelen yerli ve yabancı turistler, getirdikleri bidonlara tuz doldurarak g&ouml;t&uuml;r&uuml;yor. 7&rsquo;den 70&rsquo;e g&ouml;le gelen ziyaret&ccedil;iler adeta plaj havasında Tuz G&ouml;l&uuml;&rsquo;nde y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş yapıyor. Tuz G&ouml;l&uuml;&rsquo;n&uuml; ziyaret eden vatandaşlar, g&ouml;lde &ccedil;ıplak ayakla y&uuml;r&uuml;menin ayak sağlığına iyi geldiğini belirterek, &ldquo;Bug&uuml;n Ankara istikametine ge&ccedil;erken Tuz G&ouml;l&uuml;&rsquo;n&uuml; g&ouml;rd&uuml;k. &Ccedil;ok g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu ve uğramak istedik. Ger&ccedil;ekten doğa harikası bir yer. Ayakların kokusuna, ayak kaşıntılarına iyi geldiğini duyduk. O y&uuml;zden bizde bir girmek istedik&rdquo; dediler. Tuz G&ouml;l&uuml;&rsquo;n&uuml;n doğa harikası olduğunu belirten ziyaret&ccedil;iler, herkesin mutlaka gelip g&ouml;rmesi gerektiğini s&ouml;ylediler.<br /> Ailesi ile birlikte Tuz G&ouml;l&uuml;&rsquo;ne geldiğini ve tuzlu suda y&uuml;r&uuml;menin ayak sağlığına iyi geldiğini belirten Sevim Can, &ldquo;Daha &ouml;nce de gelmiştik. Ayaklarımdan rahatsızdım. Şifa buldum ve tekrar geldim. Romatizma ve ayak kokusu i&ccedil;in birebir olduğunu &ouml;ğrendik&rdquo; diye konuştu.<br /> Tuz G&ouml;l&uuml; muhteşem g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; ile g&uuml;nde binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/tuzgolunde_yurume_turizmi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hastane Çalışanlarına Yangın Eğitimi Verildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/hastane-calisanlarina-yangin-egitimi-verildi-651</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/hastane-calisanlarina-yangin-egitimi-verildi-651</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık çalışanlarına hafif arama kurtarma ve başlangıç yangınları ile mücadele ve tahliye konularında eğitim verildi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray Afet Acil Durum İl M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; ekiplerince, Aksaray Devlet Hastanesi &ccedil;alışanlarına 25&rsquo;er kişilik guruplar halinde, hafif arama kurtarma, KBRN, Başlangı&ccedil; yangınları ile m&uuml;cadele, tahliye ve ilk yardım konuları g&ouml;sterildi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Aksaray Devlet Hastanesi İş G&uuml;venliği Uzmanı İrfan Altan&rsquo;ın rehberliğinde, Sivil Savunma Birim Sorumlusu Cemalettin &Ouml;zt&uuml;rk ve Eğitim Birim Sorumlusu Nuray Y&uuml;cel &Ouml;zyar&rsquo;ın koordineli &ccedil;alışması sonucu eğitimler, 3-4-5 Ağustos tarihleri arasında Aksaray Devlet Hastanesi Konferans salonunda ger&ccedil;ekleştirildi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Eğitim;&nbsp; Aksaray Afet Acil Durum İl M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;nden, Eğitim Uzmanı Servet Ok, Arama Kurtarma Profesyoneli Bekir Yıldırım ve Arama Kurtarma Teknikeri Y&uuml;cel T&uuml;rk tarafından verildi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Aksaray Devlet Hastanesi İş G&uuml;venliği Biriminin rehberliğinde kurulan &ouml;zel ekipler; 3 g&uuml;nl&uuml;k eğitim s&uuml;resi i&ccedil;erisinde, hastane b&uuml;nyesinde olması istenilmeyen acil durumlara m&uuml;dahale edebilecek şekilde, arama kurtarma, tahliye, yangınla m&uuml;cadele ve ilk yardım konularında eğitildiler.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Hastane &ccedil;alışanlarına, başlangı&ccedil; yangınlarına m&uuml;dahale etmesi, yangın t&uuml;p&uuml;n&uuml;n doğru ve verimli şekilde kullanabilmesi i&ccedil;in hastane bah&ccedil;esinde &ccedil;ıkartılan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir yangına m&uuml;dahale ettirilerek, pratik eğitim de verildi.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Aug 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/hastane_calisanlarina_ilkyardim.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aksaray&amp;#39;da Kasap ve Marketlerin Reyonları Denetleniyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aksaray39da-kasap-ve-marketlerin-reyonlari-denetleniyor-649</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aksaray39da-kasap-ve-marketlerin-reyonlari-denetleniyor-649</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube ekipleri tarafından Aksaray&rsquo;da bulunan kasaplar ve marketlerin et reyonları denetimleri devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;nce yapılan yazılı a&ccedil;ıklamada, &lsquo;5996 sayılı&rdquo;Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu&rdquo; kapsamında, gıda zincirinin t&uuml;m aşamalarında t&uuml;ketici sağlığının korunması ve vatandaşa g&uuml;venli gıda sunulmasının temini amacıyla İl Gıda Tarım ve Hayvancılık M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne bağlı Gıda Kontrol Ekipleri tarafından İl genelinde bulunan kasaplar ve marketlerin et reyonları yıl i&ccedil;erisinde Kontrol planı ve risk esaslı olmak &uuml;zere rutin olarak denetlenmektedir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>2015 yılı ilk 6 aylık d&ouml;nemde kasap, şark&uuml;teri, d&ouml;nerci ve lokantalara y&ouml;nelik 187 denetim yapılmış, 45 et ve et &uuml;r&uuml;n&uuml; numunesi alınmış, olumsuzluğu tespit edilen 2 işletmeye 5.856 TL idari para cezası uygulanmış, ayrıca et ve et &uuml;r&uuml;nleri satan ve işleyen işyerleri &ccedil;alışanları ve sahiplerine y&ouml;nelik, yasal d&uuml;zenlemeler ve hijyen konularında bilgilendirme toplantıları yapılmıştır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Yapılan denetimlerde;. kasaplardaki genel hijyen şartları, satılan etlere ait kesim raporu, izlenebilirlik, soğuk zincir şartlarının uygunluğu ve karkas etlerde resmi damga kontrol&uuml; ve et ve et &uuml;r&uuml;nleri tebliğine uyulması konularına &ouml;nem verilmekte,.eksiklik g&ouml;r&uuml;len konularda kasaplar ve market sahiplerine uyarı ve yasal işlem uygulanmaktadır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Ayrıca yapılan denetimlerde et ve et &uuml;r&uuml;nlerinden numuneler alınarak t&uuml;r tayini ve tebliğe uygunluk a&ccedil;ısından analiz edilmek &uuml;zere ilgili laboratuvarlara g&ouml;nderilmektedir.Laboratuvarlardan gelecek sonu&ccedil;lara gore de işlem yapılacağı bildirildi.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 06 Aug 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/sarkuteri_reyonlari_denetleniyor.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sıcak Havada Et Ve Tavuk Ürünlerine Dikkat</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/sicak-havada-et-ve-tavuk-urunlerine-dikkat-646</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/sicak-havada-et-ve-tavuk-urunlerine-dikkat-646</guid>
                <description><![CDATA[Sıcak havalarda besinlerden kaynaklı sağlık sorunları yaşamamak için gıda güvenliği rol oynuyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, sıcak havalarda et ve tavuk t&uuml;ketiminde besin zehirlenmelerine karşı vatandaşları uyardı.&nbsp;Dondurulmuş et, tavuk ve deniz &uuml;r&uuml;nlerinin oda sıcaklığında &ccedil;&ouml;zd&uuml;r&uuml;lmesi, bakteri &uuml;remesini hızlandırıyor...&nbsp;Sıcak aylarda alışverişte dikkat edilmesi gereken, &ouml;zellikle yaz aylarında alışveriş yaparken et, tavuk, balık gibi &ccedil;abuk bozulabilen gıdalar ile dondurulmuş &uuml;r&uuml;nlerin alışverişin sonunda alınması &ouml;neriliyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Uzmanlar ,dondurulmuş et, tavuk ve deniz &uuml;r&uuml;nlerinin 4 derecede sıcaklıkta &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesi gerektiğini, oda sıcaklığında eritilen &uuml;r&uuml;nlerin bakteri &uuml;remesini hızlandırarak besin zehirlenmesine neden olduğunu bildirdi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Dondurulmuş &ccedil;iğ et, tavuk ve deniz &uuml;r&uuml;nlerinin dolapta diğer gıdalardan ayrı tutulması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, aynı rafta muhafaza edilen &uuml;r&uuml;nlerin bakteri &uuml;remesini hızlandırdığını belirtirken&nbsp; bu &uuml;r&uuml;nler i&ccedil;in ayrı kesme tahtası ve bı&ccedil;ak kullanılması gerektiğini de ifade ederek pişirildikten sonra da ayrı tabaklarda servis yapılmasını &ouml;neriyorlar.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Dondurulmuş &uuml;r&uuml;nlerin genellikle ev hanımları tarafından oda sıcaklığında &ccedil;&ouml;z&uuml;ld&uuml;kten sonra pişirildiğini s&ouml;yleyen uzmanlar :&#39;&#39;Dondurulmuş et, tavuk ve deniz &uuml;r&uuml;nleri 4 derecede sıcaklıkta &ccedil;&ouml;z&uuml;lmeli. Oda sıcaklığında eritilen balık et ve tavuk &uuml;r&uuml;nleri bakteri &uuml;remesini hızlandırarak besin zehirlenmesine neden olur. &Ccedil;oğu işletmelerde şoklanmış &uuml;r&uuml;nler oda sıcaklığında buzu &ccedil;&ouml;z&uuml;ld&uuml;kten sonra pişiriliyor veya tekrar şoklanıyor. Bu şekilde hazırlanan yemekler insan sağlığına zararlı. Besin zehirlenmesi riskini arttırıyor. Şoklanmış et &uuml;r&uuml;nleri 4 derecede &ccedil;&ouml;z&uuml;l&uuml;p, kullanıma g&ouml;re işlendikten sonra da - 71 derecenin &uuml;zerindeki dolaplarda muhafaza edilmeli. Bakteriler ancak -71 derecede yok olur. Mutfak dolaplarında - 18 ve 4 derecedeki b&ouml;l&uuml;mler et ve et &uuml;r&uuml;nlerinin besin değerini koruması a&ccedil;ısından kullanılmalı.&#39;&#39;</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>&quot;Satın alınan &uuml;r&uuml;n&uuml;n doğru sıcaklıklarda muhafaza edilip edilmediği, &uuml;r&uuml;n&uuml;n etiketinden kontrol edilmeli. Doğru muhafaza edilmemiş ise bu &uuml;r&uuml;nler satın alınmamalı. Et, tavuk, balık gibi &ccedil;abuk bozulabilen gıdalar ve dondurulmuş &uuml;r&uuml;nlerin alımı alışverişin sonunda yapılmalı. Eğer hemen t&uuml;ketilmeyecekse dondurulmuş &uuml;r&uuml;nler &ccedil;&ouml;z&uuml;lmeden eve ulaştırılarak buzluğa yerleştirilmeli. Dondurulmuş gıdalarda şekil bozuklukları &ccedil;&ouml;z&uuml;l&uuml;p yeniden donmanın g&ouml;stergesi olabilir, bu t&uuml;r &uuml;r&uuml;nler satın alınmamalı. &Ccedil;abuk bozulabilen s&uuml;t &uuml;r&uuml;nleri, et &uuml;r&uuml;nleri ve balık gibi gıdalar uygun koşullarda saklanarak kısa s&uuml;rede t&uuml;ketilmeli. Dondurulmuş &uuml;r&uuml;nler buzdolabında (4 - 5 derecede) ya da mikrodalga fırında &ccedil;&ouml;z&uuml;nd&uuml;r&uuml;lmeli. &Ccedil;&ouml;z&uuml;lm&uuml;ş &uuml;r&uuml;n tekrar dondurulmamalı.&quot;</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>MANGALDA PİŞİRİLEN BESİNLERLE GELEN TEHLİKELER!</strong></p>  <p>Gıdalara uygulanan yanlış pişirme y&ouml;ntemleri akciger ve sindirim sistemi kanserlerine neden oluyor. Belirli pişirme teknikleri ve tedbirlerle sağlıklı beslenerek riski minimum seviyeye indirmeniz m&uuml;mk&uuml;n.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Belirli pişirme y&ouml;ntemlerini sıklıkla kullanan toplumlarda bazı kanser t&uuml;rlerinin sık g&ouml;r&uuml;lmesi, yenen ve i&ccedil;ilen gıdaların t&uuml;r ve miktarlarına dikkat edilmesi gerektiği kadar&nbsp; pişirme y&ouml;ntemlerine de &ouml;zen g&ouml;sterilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Yapılan araştırmalarda, gıdalara uygulanan yanlış pişirme y&ouml;ntemleri sonucunda oluşan bazı kanser yapıcı maddelerin solunum ve sindirim yoluyla alınması ile &ouml;zellikle akciğer ve sindirim sistemi kanserlerine neden olduğu bildirilmektedir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Mangal ve ızgarada pişirilen etler kısa s&uuml;rede y&uuml;ksek dereceli ısıya maruz kalır. Bu s&uuml;re&ccedil; sırasında etin &uuml;zerinde &ldquo;heterosiklik amin&rdquo; adı verilen bazı kimyasal bileşikler oluşur. Bu kimyasal maddelerin meme kanseri ve bazı kanser gelişme risklerini artırdığı &ccedil;eşitli &ccedil;alışmalarda bildirilmiştir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>K&ouml;m&uuml;r Tozları Besinlere Siniyor</strong></p>  <p>PAH daha &ccedil;ok yağda depolanabildiğinden etin yağ i&ccedil;eriğinin artması da PAH miktarının artmasına neden olmaktadır. Hamburger, biftek, balık ve tavuk etlerinin y&uuml;ksek ısıda mangal ateşinde pişirilmesi sonucunda PAH i&ccedil;erikleri &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de artmaktadır. Mangaldaki k&ouml;m&uuml;r ve k&ouml;m&uuml;r tozları, pişirilen besinlerin &uuml;zerine sinerek karsinojen etki yapmakta, başta mide kanseri olmak &uuml;zere yemek borusu ve kalın bağırsak kanserlerine neden olabilmektedir.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Etlerinizi Marine Edin</strong></p>  <p>Mangal ve ızgara yapılmadan &ouml;nce etler, tatlarını artırmak i&ccedil;in bazı işlemlerden ge&ccedil;irilir. &Ouml;rneğin soğan, sarmısak, kimyon karabiber, biberiye, kekik, fesleğen ve benzeri bitkiler eklenip zeytinyağı i&ccedil;inde bekletilir. Bu işlem sırasında kullanılan bitkilerin i&ccedil;erdiği antioksidan maddelerin y&uuml;ksek ısı sonucu gelişen ve kanser riskini artıran heterosiklik amin oluşmasını &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de azalttığı bu &ccedil;alışmada saptandı. Mangal veya ızgarada pişirilen yiyeceklerin, pişirilmeden &ouml;nce &ccedil;eşitli bitki ve baharatlarla birlikte zeytinyağı i&ccedil;inde bekletilmesi, kanser riski artışını &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de azaltmaktadır.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>Sağlıklı Mangal Keyfi</strong></p>  <p>1) Mangalda pişirilmek i&ccedil;in tavuk eti gibi beyaz etlerin tercih edilmesi, eğer kırmızı et pişirilmek istenirse yağsız olması ve i&ccedil;ine kuyruk yağı konulmaması gerekmektedir.</p>  <p>2) Yakıt olarak alevsiz yanan ladin ağacı veya &ccedil;am kozalakları, tezek gibi kaynaklar kullanılmamalı, saf odun k&ouml;m&uuml;r&uuml; tercih edilmelidir.</p>  <p>3) K&ouml;m&uuml;r k&ouml;z&uuml;yle et arasında en az 15 santimetrelik bir mesafe bırakılmalı, etler ateşe &ccedil;ok yaklaştırılmamalı, alevle yakılarak pişirilmemelidir.</p>  <p>4) Etler pişirilmeden &ouml;nce sıvı yağ, sirke, limon suyu, s&uuml;t, yoğurt, tuz, kimyon, kekik vb. baharat ve otlarla marine edilmelidir.</p>  <p>5) &Ccedil;iğ veya pişmiş et ve et &uuml;r&uuml;nleri a&ccedil;ıkta veya oda sıcaklığında bırakılmamalı, t&uuml;ketilene kadar buzdolabı ısısında (0-4&deg;C) muhafaza edilmelidir.</p>  <p>6) &Ccedil;iğ besinler ile pişmiş yiyecekler birbirine temas etmeyecek şekilde &uuml;zerleri kapalı olarak muhafaza edilmelidir.</p>  <p>7) Mangal etlerinin yanında mutlaka s&ouml;ğ&uuml;ş sebze, salata, meyve gibi besinler t&uuml;ketilmeli, sebze ve meyveler iyice yıkandıktan sonra yenilmelidir.</p>  <p>8) Sıcak havalarda alkol t&uuml;ketiminden ka&ccedil;ınılmalı, kafeinli ve gazlı i&ccedil;ecekler yerine de ayran, limonata, taze meyve suyu ve maden suyu gibi i&ccedil;eceklerin t&uuml;ketimine &ouml;zen g&ouml;sterilmelidir.</p>  <p>9) &Ouml;zellikle &ccedil;iğ kırmızı et, k&uuml;mes hayvan etleri ve yumurta gibi besinleri hazırladıktan sonra eller iyice yıkanmalı, bu t&uuml;r besinler ile pişirilmeden t&uuml;ketilecek sebze ve meyveleri hazırlarken ayrı doğrama tahtası ve bı&ccedil;aklar kullanılmalıdır.&nbsp;</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><span style="color:#808080">Haber: Portal Gazetesi</span></p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Aug 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/et_ve_tavuk_tuketimine_dikkat.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sıcak Hava Su Ve Klima Satışını Arttırdı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/sicak-hava-su-ve-klima-satisini-arttirdi-645</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/sicak-hava-su-ve-klima-satisini-arttirdi-645</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları ilimizde de 40 dereceyi bulurken bunaltıcı sıcaklıklar klima satıcılarının yüzünü güldürürken su maden suyu gazoz ve dondurma rafları adeta boşaldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İlimizde bunaltıcı hava sıcaklıkları 40 dereceyi bulurken, hava sıcaklığının aşırı derecede y&uuml;kselmesi nedeniyle klima satıcıları, halkın klimalara b&uuml;y&uuml;k ilgi g&ouml;steriyor. Hava sıcaklıklarının artmasıyla vantilat&ouml;r ve klima satışında artış yaşadıklarını belirten klima satıcıları, klima satışlarının son iki hafta i&ccedil;erisinde arttığını, bu artışın Ağustos ayı sonlarına kadar devam edeceğini dile getirdi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Sıcak havanın y&uuml;kselmesiyle birlikte klima satışlarında artış yaşadıklarını belirten klima yetkili satıcılar; Son haftalarda artan hava sıcaklıklarının klima satışlarını da artırdığını, halkın vantilat&ouml;r yerine daha &ccedil;ok klimaları tercih ettiğini s&ouml;yledi. Vatandaşların klimayı tercih ettiğini, klimada da enerji tasarrufu sağlayan klimaların rağbet g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirtti.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>A sınıfı marka klimaların daha &ccedil;ok rağbet g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; aktaran klima yetkili satıcılar, enerji tasarrufu ve ses bakımından bu t&uuml;r klimaları tavsiye ettiklerini belirterek, klimalarda A sınıfı klimaların y&uuml;zde 40 enerji tasarrufu sağladığını, fiyat olarak da standart serilerinin uygun olduğunu belirtti.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Artan hava sıcaklığı vatandaşları bunaltırken su satışlarını da patlattı.&nbsp;Su satan esnaflar, &quot;Hava sıcaklığının mevsim normallerinin &uuml;zerine &ccedil;ıkması, halkımızı &ccedil;ok bunaltmışa benziyor. Hi&ccedil; bu kadar &ccedil;ok su sattığımı hatırlamıyorum. Sabahtan başlayıp akşama kadar satış yapıyorum&quot; dedi.&nbsp;</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Aug 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/su_satisi_yaz_ayinda_artti.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Devlet Hastanesinde Bir İlk</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/devlet-hastanesinde-bir-ilk-641</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/devlet-hastanesinde-bir-ilk-641</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Devlet Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Dr. Cefer Kaya Aksaray da bir ilki gerçekleştirdi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray&rsquo;da ilk defa paratirod adenomu hastalığında &ldquo;Paratiroid Wash-Out&rdquo; tekniği kullanarak, hastalığın teşhisinde ve tedavisinde başarılı sonu&ccedil;lar elde etti.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>&Uuml;lkemizde belli başlı &Uuml;niversite hastanelerinde yapılabilen Paratiroid Wash-Out tekniği, Aksaray Devlet Hastanesi Endokrinoloji Polikliniği ve servisinde, son iki ayda beş hastaya başarı ile uygulandı.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Tiroid ve paratiroid adenomu ş&uuml;phesi bulunan hastalarda Ultrason eşliğinde yapılan Paratiroid wash-out tekniği ile kesin sonu&ccedil; elde edildiğini ifade eden ADH Endokrinoloji Uzmanı Dr. Cafer Kaya a&ccedil;ıklamasına s&ouml;yle devam etti:&nbsp;&ldquo;Paratiroid bezleri boyunda tiroid bezi arkasında genelde d&ouml;rt adet bulunur. Paratiroid adenomu hastalığı ise bu bezlerin normalden fazla parathormanu salgılaması ile ortaya &ccedil;ıkar. Bu rahatsızlığın, zamanında teşhis ve tedavisi yapılmazsa insanlarda kalp hastalığı başta olmak &uuml;zere, b&ouml;breklerde taş ve osteoporoz (kemik erimesi) yapar.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Paratiroid Adenomu hastalığının kesin tedavisi operasyon ile hastalıklı bu bezlerin bulunup &ccedil;ıkartılmasıdır. Operasyon i&ccedil;inse en b&uuml;y&uuml;k sorun hastalıklı paratiroid bezlerinin doğru lokalize edilmesidir. Paratiroid wash-out tekniği bu noktada devreye girmektedir. Ultrason eşliğinde yapılan bu teknikle hastalara kesin tanı konulmaktadır. &Uuml;lkemizde belli başlı &Uuml;niversite hastanelerinde yapılabilen bir tekniği Aksaray Devlet Hastanesinde ilk defa kullanmaya başladık. Son iki aydır beş hastamıza uyguladık ve y&uuml;zde y&uuml;z tanı koyarak, hastaların sağlıklarına kavuşmasına yardımcı olduk, halende bu tekniği uygulamaya devam ediyoruz. Aksaray halkından, bir &ccedil;ok &uuml;niversite ve araştırma hastanelerinde bile yapılamayan tekniği, Aksaray&rsquo;da ilk ger&ccedil;ekleştiren uzman olarak, Aksaray Devlet Hastanesinin Uzman doktorlarına g&uuml;venmelerini istiyorum.&rdquo; Dedi</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Aug 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/devlet_hastanesinde_bir_ilk.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ne Derece Sağlıklı Döner Yiyoruz</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/ne-derece-saglikli-doner-yiyoruz-618</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/ne-derece-saglikli-doner-yiyoruz-618</guid>
                <description><![CDATA[Yediğimiz dönerlerin içinde çoğu zaman değişik maddeler çıkmakta]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar &ouml;zellikle ucuz fiyatlı d&ouml;nerin i&ccedil;ine hayvanlara yem olarak verilmesi gereken katkı maddeleri konulduğunu ve elde kalan pişmiş d&ouml;nerin ertesi g&uuml;n tekrar satışa sunulduğunu s&ouml;yledi.</p>  <p>&Ouml;zellikle yaz aylarında hem ucuz, hem de pratik olan d&ouml;nere olan ilgi artarken, uzmanlar ise sıcak havalarda d&ouml;ner ve fast food gibi &uuml;r&uuml;nlerden uzak durulması &ccedil;ağrısında bulundular. Vatandaşlar ise d&ouml;nerlerin i&ccedil;erisinde ne olduğunu merak ediyor. İlimizde artış g&ouml;sterilen d&ouml;ner lokantalarına karşı vatandaşlar denetim yapılmasını isterken, yetkili kurumları da g&ouml;reve davet ediyorlar. Eskiden sadece sokak aralarında bulunan ucuz d&ouml;nerciler, denetimsizlik y&uuml;z&uuml;nden kentin işlek &ccedil;arşılarına taşındı. Vatandaşlarda hızlı servis olmasından dolayı d&ouml;nere olan ilgisi de arttı.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>&ldquo;Yediğimiz D&ouml;nerlerin İ&ccedil;inde &Ccedil;oğu Zaman Değişik Maddeler &Ccedil;ıkmakta&rdquo;</strong></p>  <p>Yal&ccedil;ın Kahraman isimli vatandaş; &ldquo;İlimizde her cadde de birden fazla g&ouml;rm&uuml;ş olduğumuz d&ouml;ner lokantalarının sayısının artması ile birlikte, kalite de azalmakta. 80 gram et d&ouml;nerin fiyatı 8 Liradan, 80 gram tavuk d&ouml;ner 4,5 liradan satışa sunulurken, kimi yerlerde tavuk d&ouml;ner, ayran 2 lira. Fiyatları ne olursa olsun kaliteleri birbirlerine yakın. Ancak hepsine sağlıksız diyemeyiz. Fakat d&ouml;ner lokantaları &uuml;zerinde herhangi bir denetim olmamasından dolayı fiyatlarda birbirlerinden farklı yer almakta. Yediğimiz d&ouml;nerler de &ccedil;oğu zaman et ya da tavuk &uuml;r&uuml;n&uuml; olmayan bir&ccedil;ok katkı maddesi &ccedil;ıkabiliyor. D&ouml;nerlerin i&ccedil;erisinde kullanılan domatesler de belirlenen beyazımsı renkler ise GDO&rsquo;lu &uuml;r&uuml;n olup olmadığı konusunda bizleri tedirgin ediyor. D&ouml;nerciler tarafından kullanılan ucuz &uuml;r&uuml;n biz t&uuml;keticilerin de sağlığını etkilemektedir&rdquo; dedi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>&ldquo;Yetkili Kurumları G&ouml;reve Davet Ediyoruz&rdquo;</strong></p>  <p>D&ouml;ner lokantalarına karşı herhangi bir denetimlerin yapılmadığını ifade eden vatandaşlar &ldquo;sağlığımızı doğrudan etkileyen en &ouml;nemli noktalardan birisi gıdadır&rdquo; dediler. Samet Yılmaz; &ldquo;Sağlıklı ve hijyenik ortamlarda d&ouml;ner ve fast food &uuml;r&uuml;nlerinin &uuml;retildiğini d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum. &Ouml;zellikle yaz aylarında bir&ccedil;ok doktor gıda t&uuml;ketimine dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulunurken, bu uyarılara lokanta işletmecileri ne derece uyuyor. Sağlıklı besin t&uuml;ketiyor muyuz? Bizler bunları bilemeyiz. Ancak yetkili kurumlar bu t&uuml;r işletmeleri kontrol ederek bizlerin sağlıklı besin yemeleri konusunda yardımcı olabilirler. Kimi yerler zincirleme mağazalar kurarken, bu t&uuml;r lokantaların hijyenik ve sağlıklı olduklarını bildirir bir ibare yer almamakta. Yetkili kurum ya da kurumları g&ouml;reve davet ediyoruz&rdquo; dedi.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p><strong>&ldquo;Ne Eti Yiyoruz&rdquo;</strong></p>  <p>&Ouml;zellikle yaz mevsiminde hazır yiyeceklere y&ouml;nelen vatandaşlar fast food ve d&ouml;ner &uuml;r&uuml;nlerinde yer alan etleri de sorguluyorlar. Enes Keser;&ldquo;Ne t&uuml;r et yiyoruz. &Uuml;lkemizde ete gelen zamlar ortada iken, 2 Liraya Tavuk d&ouml;ner, 4 liraya et d&ouml;ner satılmakta. D&ouml;ner fiyatlarına baktığımızda ne t&uuml;r et yiyoruz anlam veremiyorum. Yetkililerin biran &ouml;nce bu konu &uuml;zerinde &ccedil;alışma yapmalarını bekliyoruz&rdquo; ifadesini kullandı.</p>  <p>(Haber: Armağan ŞEN)</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 02 Aug 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/ne_derece_saglikli_doenr.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sulama Kanallarında Ölümüne Serinlik</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/sulama-kanallarinda-olumune-serinlik-588</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/sulama-kanallarinda-olumune-serinlik-588</guid>
                <description><![CDATA[Çocukların tehlikeli serinleme çabası devam ediyor..]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sıcaklarına dayanamayan &ccedil;ocuklar, tehlikeli olmasına rağmen DSİ&#39;ye ait sulama kanalları ile s&uuml;s havuzlarını tercih ederek serinlerken, mevsim normallerinin &uuml;zerindeki hava sıcaklığından bunalan kimi vatandaşlar ise, park ve bah&ccedil;e gibi alanlarda vakit ge&ccedil;irerek serinlemeye &ccedil;alışıyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Sıcaklarından serinlemek isteyen k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuklar, sulama kanallarında &ouml;l&uuml;m&uuml;ne serinliyor. Verimli tarım arazilerini suya kavuşturan sulama kanallarında &#39;Kanala girmek tehlikeli ve yasaktır&#39; uyarısına aldırış etmeden y&uuml;zen &ccedil;ocuklar, yol kenarında g&uuml;neşlenmeyi ihmal etmiyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>Her yıl serinlemek i&ccedil;in onlarca &ccedil;ocuğa mezar olan sulama kanalları, bu yılda en &ccedil;ok tercih edilen serinleme yeri olması dikkat &ccedil;ekti. Devlet Su İşleri (DSİ) M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; ait sulama kanallarına <strong>&quot;Kanalla girmek tehlikeli ve yasaktır&quot;</strong> uyarı yazısına aldırış etmeyen yaşları 7 ile 16 arasında değişen &ccedil;ocuklar, akıntılı kanalla girerek serinliyor. Sıcaklardan bulandığı i&ccedil;in y&uuml;zme havuzuna gidemediğini s&ouml;yleyen yaşı k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuklar, Hava &ccedil;ok sıcak. Y&uuml;zmeyi &ccedil;ok iyi biliyorum, ama sulama kanalı yine de tehlikeli. &Ccedil;ok sıcak olduğu i&ccedil;in &ouml;l&uuml;m&uuml; g&ouml;ze alarak serinlemek i&ccedil;in kanala giriyoruz. Daha &ouml;nce bu kanalda birka&ccedil; arkadaşım boğulama tehlikesi ge&ccedil;irdi. Buna rağmen sıcaklara dayanamayıp suya giriyoruz. Akıntıya karşı k&ouml;pr&uuml; &uuml;zerinde takla atarak kendilerini sulama kanallına atan &ccedil;ocuklar, beli bir mesafeden sonra kendilerini kanal kenarına taktıkları iplere tutunarak karaya &ccedil;ıkıyorlar.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Jul 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/olumune_serinlik_h4149.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Biz Elimizden Geleni Yapmaya Hazırız</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/biz-elimizden-geleni-yapmaya-haziriz-499</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/biz-elimizden-geleni-yapmaya-haziriz-499</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Fakültesi İçin Senato Kararı Alındı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray &Uuml;niversitesi (AS&Uuml;) Rekt&ouml;r&uuml; Prof. Dr. Yusuf Şahin, sağlıkla ilgili geniş bir zemin hazırlamak ve oluşan altyapı &uuml;zerine Tıp Fak&uuml;ltesi&rsquo;ni konumlandırmak istediklerini s&ouml;yledi. AS&Uuml; Rekt&ouml;r&uuml; &uuml;niversite y&ouml;netimi olarak yapmak istedikleri &ccedil;alışmaları anlattı. Aksaray&rsquo;ın &ouml;nceliklerini &ouml;nemsediklerinden s&ouml;z eden ve kamuoyunun beklentilerini en ideal bi&ccedil;imde karşılamaya &ccedil;alıştıklarını s&ouml;yleyen Rekt&ouml;r Şahin, &ouml;zellikle sağlık alanında ciddi yatırımlar oluşması i&ccedil;in gayret g&ouml;sterdiklerini belirtti. &Uuml;niversiteye Tıp Fak&uuml;ltesi kurulması ile alakalı alınan Senato Kararı&rsquo;nın Y&Ouml;K&rsquo;ten ge&ccedil;tiğini ve kısa s&uuml;re i&ccedil;inde Bakanlar Kurulu&rsquo;na sunulacağını anımsatan Prof. Şahin, &ldquo;&Uuml;mit ediyoruz ki; Tıp Fak&uuml;ltesi Bakanlar Kurulu&rsquo;ndan da ge&ccedil;ecek. Buna ek olarak, doktorlarla birlikte &ccedil;alışan ekibi yetiştiren Sağlık Bilimleri Fak&uuml;ltesi&rsquo;ni kurmak i&ccedil;in gereken &ccedil;alışmalara başladık; Senato Kararı&rsquo;nı aldık. Sağlıkla ilgili geniş bir zemin oluşturmak ve Tıp Fak&uuml;ltesini bunun &uuml;zerine konumlandırmak istiyoruz&rdquo; dedi. &nbsp;AS&Uuml; Rekt&ouml;r&uuml;, bu noktada medyanın desteğini &ouml;nemsediklerini s&ouml;yleyerek, &ldquo;Medyamızla birlikte aynı şeyleri s&ouml;yleyebilirsek, muhataplar bizleri daha fazla ciddiye alacaktır. Aksaray i&ccedil;in biz elimizden geleni yapmaya hazırız&rdquo; diye konuştu.&nbsp;</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Jul 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/rektor.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlıkta Büyük Dönüşüm</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglikta-buyuk-donusum-479</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglikta-buyuk-donusum-479</guid>
                <description><![CDATA[Anjiyolar Aksaray&rsquo;da yapılacak]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>8 yeni ameliyathane yakında hizmete giriyor</strong></p>  <p><strong>Acil Serviste gece 24&rsquo;e kadar normal poliklinik hizmeti başlıyor</strong></p>  <p>Sağlık hizmetlerinin daha uygun şartlarda ve kaliteli olarak sunulması i&ccedil;in başlatılan d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m &ccedil;alışmaları tamamlanma aşamasına geldi. Devlet Hastanesinde 8 yeni ameliyathane yakın zamanda hizmete giriyor. Acil Serviste yapılan d&uuml;zenleme ile vatandaşlara acil vakalar haricinde gece 24&rsquo;e kadar normal poliklinik hizmeti verilecek.</p>  <p>Aksaray Valisi Şeref Ataklı Aksaray Devlet Hastanesini ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Aksaray Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Himmet Turgut,&nbsp; hastane y&ouml;neticileri ve doktorlarla g&ouml;r&uuml;şen Vali Ataklı bir s&uuml;redir devam eden &ccedil;alışmalar hakkında bilgi aldı.</p>  <p>Acil Servis ve yeni ameliyathaneleri gezen Vali Ataklı, sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve eksiksiz yerine getirilmesi gerektiğini s&ouml;yledi.</p>  <p>Bunun i&ccedil;in her t&uuml;rl&uuml; tıbbı cihaz ve hizmet mek&acirc;nlarınınoluşturulması gerektiğini ifade eden Vali Ataklı, Aksaray Devlet Hastanesi b&uuml;nyesinde yapılan &ccedil;alışmalar sonunda vatandaşların daha iyi sağlık hizmeti alacağını s&ouml;yledi.</p>  <p><strong>Anjiyolar Aksaray&rsquo;da yapılacak</strong></p>  <p>Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Himmet TurgutAksaray Devlet Hastanesi b&uuml;nyesinde 8 yeni ameliyathanenin yakın zamanda hizmete gireceğini belirterek, yeni ameliyathanelerden bir tanesinin kalp damar cerrahisinde hizmet vereceğini s&ouml;yledi.</p>  <p>Turgut, en geniş imk&acirc;nlardaAksaray Devlet Hastanesinde kalp anjiyolarının yapılacağınıbelirterek, &lsquo;Anjiyoların en geniş imk&acirc;nlarla burada yapılmasını sağlayacağız. Ancak burada s&uuml;rekli ameliyat yapılsın olarak d&uuml;ş&uuml;nmemeliyiz. Burası kalp damar cerrahisinde ve anjiyolarda olası komplikasyonlara karşı hazırlıklı olmak i&ccedil;in anında m&uuml;dahale edebilecek ekip ve ekipman olacak şekilde de d&uuml;zenlendi.&nbsp; &Ccedil;ok yakın zamanda bu servisimizi de hizmete a&ccedil;acağız.&rsquo; dedi.</p>  <p><strong>Acil servise yeni d&uuml;zenleme</strong></p>  <p>Acil Serviste yapılan d&uuml;zenlemelerle ilgili Vali Ataklı&rsquo;ya bilgi veren Turgut, acil servis imkanlarının daha da genişletileceğini s&ouml;yledi. İki ayrı b&ouml;l&uuml;m de hizmet verecek acil serviste ilk karşılama biriminin gelen vatandaşların şikayet ve durumlarına g&ouml;re y&ouml;nlendirme yapacağını, d&uuml;zenlenen yeni b&ouml;l&uuml;m&uuml;n bu noktada normal poliklinik hizmeti vereceğini belirtti.</p>  <p>Vali Şeref Ataklı, yapılan &ccedil;alışmalarda ger&ccedil;ek acil vakaların ilgili serviste tedavilerinin yapılacağını tıbben acil durumu olmayan hastaların da diğer serviste sağlık hizmetinden yararlanacağını b&ouml;ylece acil serviste yoğunluğun azalacağını s&ouml;yledi.&nbsp;</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Jul 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/saglik.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Sektörüne Taze Kan</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-sektorune-taze-kan-293</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/saglik-sektorune-taze-kan-293</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Hüseyin Cahit Korkmaz Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi, üç bölümden toplam 91 öğrenciyi mezun etti]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray H&uuml;seyin Cahit Korkmaz Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi, &uuml;&ccedil; b&ouml;l&uuml;mden toplam 91 &ouml;ğrenciyi mezun etti.</p>  <p>Aksaray H&uuml;seyin Cahit Korkmaz Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi, &uuml;&ccedil; b&ouml;l&uuml;mden toplam 91 &ouml;ğrenciyi mezun etti. Okuldan 30 hemşire, 28 acil tıp teknisyeni, 33 diş protez teknisyeni mezun olarak sağlık alanında hizmet kervanına katıldı.</p>  <p>Okul M&uuml;d&uuml;r&uuml; Hızır Faruk Maraşlıoğlu, mezuniyet t&ouml;reninde yaptığı konuşmada, &quot;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Değerli velilerimiz&nbsp; 4 yıl &ouml;nce emanet olarak aldığımız değerli evlatlarınızı, bir ebeveyn olarak b&uuml;t&uuml;n idarecilerim, &ouml;ğretmenlerim ve&nbsp; personelim ile&nbsp; onları &ouml;zg&uuml;veni y&uuml;ksek , ne istediğini bilen, işini en iyi şekilde yapan, yaşamayı ve&nbsp; yaşatmayı seven bunu&nbsp; g&ouml;rev bilen sevgi dolu sağlık&ccedil;ılar&nbsp; olarak, sizlere b&uuml;y&uuml;k bir mutluluk ve heyecan i&ccedil;erisinde tekrar takdim ediyorum dedi.</p>  <p>Konuşmanın devamında Maraşlıoğlu; Değerli meslektaşlarım, bir anne baba şefkati ile kucaklayıp, erdem ve bilgi ile donattığınız bir nesli daha bug&uuml;n buradan uğurluyoruz. Onlara g&ouml;sterdiğiniz &ouml;zveri, fedakarlık ve yol g&ouml;stericilik i&ccedil;in sizlere teşekk&uuml;r ediyorum dedi.</p>  <p>T&ouml;rene mezun &ouml;ğrencilerin aileleri ve okul &ouml;ğretmenleri de katıldı. &Ouml;ğrenciler, diplomalarını &ouml;ğretmenlerinin ellerinden aldı. B&ouml;l&uuml;m birincileri okul yaş k&uuml;t&uuml;ğ&uuml;ne birincilik plakasını hep birlikte &ccedil;aktı. T&uuml;m &ouml;ğrenciler d&ouml;rt yıllık zorlu bir s&uuml;reci başarı ile bitirmenin sevincini birbirlerine sarılarak kutladılar.</p>  <p>Mezuniyet t&ouml;reni, velilere y&ouml;nelik ikramların sunulmasının ardından hatıra fotoğrafı</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 29 May 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/sa_sl_-k_sektplus_rplus-ne_taze_kan_4.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aksaray Kamu Hastanelerin De Ultrason Çilesi Devam Ediyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aksaray-kamu-hastanelerin-de-ultrason-cilesi-devam-ediyor-230</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aksaray-kamu-hastanelerin-de-ultrason-cilesi-devam-ediyor-230</guid>
                <description><![CDATA[Vatandaş soruyor; Hani Devlette Devamlılık Esastı ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>  <p>T&uuml;rkiye son 12 yılda Sağlık sekt&ouml;r&uuml;nde ve sağlık hizmetlerinde &ccedil;ağ atlarken, Aksaray&rsquo;da vatandaşa verilen sağlık hizmetleri gerek y&ouml;netim boşluğundan gerekse personel yetersizliğinden dolayı sekteye uğruyor.</p>  <p>&nbsp;</p>  <p>&Ccedil;OCUK HASTANESİNDE &ldquo;G&Ouml;REVLİ İZİNLİ&rdquo; OLUNCA ULTRASON ODASININ KAPISINA KİLİT VURULUYOR</p>  <p>Şammaz Vehbi Ekecik Kadın Doğum ve &Ccedil;ocuk Hastanesi ile Aksaray Devlet Hastanesinde Ultrasan konusunda b&uuml;y&uuml;k sıkıntı yaşanıyor. Vatandaşlar, &ouml;zellikle &Ccedil;ocuk Hastanesinde Ultrason i&ccedil;in g&uuml;n verilen bir hasta, belirtilen g&uuml;n ve saatte hastaneye geliyor ancak Ultrason odasının kilitli olduğunu g&ouml;r&uuml;yorlar.&nbsp; G&ouml;revlilerin &ldquo; Ultrason &ccedil;eken arkadaş izinli olduğu i&ccedil;in maalesef &ccedil;ekemiyoruz. Aksaray Devlet Hastanesine gidip orada &ccedil;ektireceksiniz!&rdquo; şeklindeki a&ccedil;ıklaması ile şaşkına d&ouml;n&uuml;yor.</p>  <p>DEVLET HASTANESİNDE DE ULTRASON PERSONELİ YETERSİZ&nbsp;</p>  <p>&Ccedil;ocuk hastanesindeki Ultrason odasının kapalı, g&ouml;revlisinin ise izinde olması nedeniyle Devlet Hastanesine giden hastalar burada da personel yetersizliği ile karşı karşıya kaldılar. Bir ay &ouml;ncesinden Ultrason randevusu alan vatandaşlar, iki ayrı Ultrason odasında sadece iki g&ouml;revlinin olması nedeniyle saatlerce sıra beklemek zorunda kaldılar.</p>  <p>Devlet Hastanesinde ki Ultrasonda g&ouml;revli bir bayan ve bir erkek personel hastalara yardımcı olabilmek i&ccedil;in bir 2 nolu odaya bir 3 nolu odaya koşuşturdular. Sırada bekleyen hastalar ise &ldquo; Bu nasıl iş koskoca Aksaray Devlet Hastanesinin Ultrason b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde sadece 2 g&ouml;revli var. Onlara da bizlere de yazık değil mi ? Neden personel sayısını artırıpta vatandaşlara daha &ccedil;abuk hizmet vermiyorlar? Şeklinde konuşarak idarecilere tepki g&ouml;sterdiler.</p>  <p>Aksaray&rsquo;daki sağlık rezaletine bir an &ouml;nce son verilmesini isteyen vatandaşlar &ldquo;Devlette devamlılık esastır. Radyoloji uzmanı izinli ise yerine başka birisi bakar. T&uuml;rkiye&rsquo;miz sağlıkta &ccedil;ağ atlarken demek ki Aksaray&rsquo;da hala hastane y&ouml;netiminde ve idare de boşluk var. &Ouml;zellikle Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği&rsquo;nin bu konuda eksikliği giderip vatandaşlara layık olduğu hizmetleri sunmasını bekliyoruz. Aksi takdirde Aksaray&rsquo;da yaşanan sağlık sorunlarını Başbakanlığımıza ve gerekirse Cumhurbaşkanlığımıza kadar iletip değerli devlet b&uuml;y&uuml;klerimizden yardım isteyeceğiz&rdquo; şeklinde konuştular.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 May 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/1_4.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aksaray&amp;#39;ın Sağlıkta 215 Yılı Hedefleri Açıklandı.</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aksaray39in-saglikta-215-yili-hedefleri-aciklandi-220</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/aksaray39in-saglikta-215-yili-hedefleri-aciklandi-220</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı Uz. Dr. Zafer Çukurova Aksaray&#39;a geldi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı T&uuml;rkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı Uz.Dr. Zafer &Ccedil;ukurova Aksaray&#39;a geldi.</p>  <p>KHK Başkanı &Ccedil;ukurova; Aksaray Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği ziyaret ederek&nbsp; Aksaray Devlet Hastanesinde incelemelerde bulundu.</p>  <p>Hastanenin fiziki ,tıbbi ve personel y&ouml;n&uuml;nden Aksaray Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op.Dr. Himmet Durgut&#39;tan bilgi aldı.</p>  <p>Aksaray Kamu Hastaneleri Birliğini ziyaretinde, Genel Sekreter Op.Dr. Himmet Durgut, Daire başkanları ve hastane y&ouml;netimi ile bir araya TKHK Başkanı Uz. Dr. Zafer &Ccedil;ukurova, Aksaray&#39;ın mevcut sağlık yapısı ve 2015 yılı hedefleri hakkında değerlendirme toplantısı yaptı.</p>  <p>TKHK Başkanı Uz. Dr.&nbsp; Zafer &Ccedil;ukurova, Yeni Devlet Hastanesinin ihalesinin yapıldığını ve 750 g&uuml;nde tamamlanmasının planlandığını s&ouml;yledi.</p>  <p>T&uuml;rkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı Uz. Dr. &Ccedil;ukurova, değerlendirme toplantısında Aksaray Devlet Hastanesinin Kalp Merkezinin de bu yıl i&ccedil;inde sağlık hizmeti vermeye başlayacağını, anjiyo ve kalp ameliyatlarının Aksaray&#39;da yapılacağını, bu konuda personel eğitimin s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ve tıbbi cihazların temin edilmekte olduğunu s&ouml;yledi.</p>  <p>Değerlendirme toplantısı sonrasında Aksaray Devlet Hastanesine ge&ccedil;en Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı Uz. Dr. &Ccedil;ukurova, hastanenin Kalp Merkezi ile yeni ameliyathanelerinde incelemelerde bulunarak,&nbsp; 2015 yılı i&ccedil;inde Aksaray Devlet Hastanesi Ş.V.Ekecik Kadın Doğum ve &Ccedil;ocuk Kliniğine Pediatrik Yoğun Bakım &Uuml;nitesi ve &Ccedil;ocuk kreşinin de kurulmasının planlandığını, Aksaray&#39;a alkol ve uyuşturucu bağımlılarının tedavi olabilecekleri AMATEM Merkezinin kurulacağını da a&ccedil;ıkladı.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/tkhk_baskani_ziyaret1.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlığımızı Tehdit Eden Faktörler Ve Korunma Yolları</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/sagligimizi-tehdit-eden-faktorler-ve-korunma-yollari-113</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/sagligimizi-tehdit-eden-faktorler-ve-korunma-yollari-113</guid>
                <description><![CDATA[Zarife Durak]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Zarife Durak</em></strong></p>  <p>Sağlığımızı tehdit eden sayısız fakt&ouml;r vardır. Bu fakt&ouml;rler insan yaşamının i&ccedil;ine girmiş her şeydir. Yenilen, i&ccedil;ilen, kullanılan, giyilen; kısacası insanın aklına gelen her şeyin sağlığa etkisi bulunmaktadır.Bunlardan bazılarına kısaca maddeler halinde değinmeye &ccedil;alışacağız.</p>  <p>SİGARA</p>  <p>Sigara, bilinen en pop&uuml;ler sağlık tehdidi olarak g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki &ouml;nemini kanser yaptığı İnsanlarla beraber her ge&ccedil;en g&uuml;n arttırmaya devam ettirmektedir. Sigaranın i&ccedil;inde bulunan d&ouml;rt binden fazla kanserojen madde, insan sağlığını her nefesle birlikte ciddi olarak etkilemektedir, i&ccedil;enler, gen&ccedil;liklerinin verdiği g&uuml;&ccedil; ve dinamizmle bir miktar dayanırlar; ama bir s&uuml;re sonra korkun&ccedil; ger&ccedil;eklerle karşı karşıya kalmaktan kurtulamayacaklardır.Sigaranın insanın psikolojisinden başlayarak fizik&icirc; sağlığı da d&acirc;hil neredeyse etkilemediği hi&ccedil;bir organı yoktur.</p>  <p>ALKOL</p>  <p>Sigara gibi alkol de az gelişmiş ve h&acirc;l&acirc; gelişmekte olan &uuml;lkelerde daha yoğun kullanılmaktadır. Eğitim d&uuml;zeyinin azlığı bilinenin aksine yaygınlaşmasında &ouml;nemli bir etkiye sahiptir. Stres fakt&ouml;rlerinden korunmakta avutucu ve ge&ccedil;ici olan etkisi, alkol bağımlılığına ve hastalıkların ilerlemesine neden olur.Alkol bağımlılığı başlı başına tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalık tablosu meydana getirir. &Ouml;zellikle karaciğere ve t&uuml;m i&ccedil; organlara yaptığı hasar geriye kolay kolay d&ouml;n&uuml;ş&uuml; olmayacak boyutlara varabilir, i&ccedil;ilen bir bardak alkol, t&uuml;m i&ccedil;sel ve ruhsal tek&acirc;m&uuml;l&uuml; geriye doğru d&ouml;nd&uuml;rmeye başlar. İnsan alkole bağımlı olduk&ccedil;a psikolojik olarak yıpranmaya maruz kalır.</p>  <p>KİMYASAL MADDELER</p>  <p>Temizlik maddeleri de bir t&uuml;r kimyasal maddedir. Temizledikleri organ veya dokuda hasara sebep olurlar. Kıyafetlerin, ev eşyalarının, beyaz eşyaların, banyo, tuvalet gibi yerlerin temizlendiği kimyasal maddeler uzun ve sık temaslar sonucunda ciddi hasarlara neden olabilir.</p>  <p>Oda ve araba spreyleri olarak kullanılan etrafın g&uuml;zel kokmasını sağlayan parf&uuml;m ve deodorantlar anında veya bir s&uuml;re sonra bedenimizde meydana gelecek alerjik reaksiyonlar i&ccedil;in tetikleyici rol oynayabilir.</p>  <p>Bu kapsamda bayanların kullandıkları sa&ccedil; boyaları, rujlar ve &ouml;zellikle lastikten yapılmış &uuml;r&uuml;nler dikkatli kullanılmalıdır. Lateks alerjisi yeteri kadar bilinmeyen veya bir&ccedil;ok kişi tarafından fark edilemeyen olduk&ccedil;a yaygın bir alerji &ccedil;eşididir.</p>  <p>Bu y&uuml;zden diş macunlarının doğal bitki &ouml;zl&uuml; olanları daha &ccedil;ok tercih edilmeye .</p>  <p>Şark&uuml;teri &uuml;r&uuml;nleri, daha &ccedil;ok işlenmiş gıdalardır. Bunlar arasında sık&ccedil;a kullanılanlar; sucuk, salam, sosis, pastırma, mayonez, ket&ccedil;ap vb. Bir&ccedil;oğu bozulmamaları ve sıcak havaya dayanabilmeleri i&ccedil;in kimyasal yabancı maddelerle desteklenmiştir.</p>  <p>&Ouml;rneğin yaz sıcaklarında bolca i&ccedil;ilen meyve sularında bile bir&ccedil;ok kimyasal madde bulunmakta ve bunlar uzun s&uuml;re boyunca alındığında beden i&ccedil;indeki derin boşluklarda birikmeye devam etmektedir. Bu birikintiler, toksin olup gıda maddeleri i&ccedil;indeyken onları koruyucu; ama insan bedenindeyken insan sağlığını tahrip edici &ouml;zelliğe sahiptir.</p>  <p>Elektromanyetik Kirlenme ise en korkun&ccedil; olanıdır.En sık rastlanan kirlenme fakt&ouml;r&uuml; cep telefonları ve baz istasyonlarının yaydığı manyetik dalgalardır. Bunlar kısa s&uuml;rede belirgin şekilde etkilerini hissettirmeyebilir. Fakat gizliden gizliye b&uuml;t&uuml;n bedenin hormonal mekanizmasını etkileyen, diğer yandan ruh ve beden sağlığını tahrip eden etkiler meydana getirmektedir.</p>  <p>Her ge&ccedil;en g&uuml;n cep telefonlarının insan sağlığını etkilediğine dair bir&ccedil;ok araştırma sonucu a&ccedil;ıklanmaktadır. Bunlardan biri Uluslararası Kanser Araştırma Merkezi&rsquo;ne (CIRC) aittir. CIRC&rsquo;ın 13 &uuml;lkede yaptığı araştırmaya g&ouml;re 10 yıl cep telefonu kullanan kişilerin kanser hastalığına yakalanma olasılığı &ldquo;&ouml;nemli oranda&rdquo; artmaktadır.</p>  <p>Manyetik alanlar, sağlıklı insanın normal olması gereken manyetik alanını bozar. B&ouml;ylece psikolojik bir&ccedil;ok hastalığın da ortaya &ccedil;ıkmasında rol oynar. &Ouml;rneğin &uuml;lkemizde ve d&uuml;nyada bir&ccedil;ok insanın hi&ccedil;bir psikolojik sebep yokken depresyon hastalığından kurtulamayışlarınm en temel nedeni bozulmuş manyetik alanların meydana getirdiği kronik hastalanma halidir. Bu halin genel belirtisi, kronik yorgunluk sendromudur ve tedavi i&ccedil;in &ccedil;aba sarf edilmelidir.</p>  <p>PEKİ NASIL KORUNMALIYIZ?</p>  <p>İ&ccedil;inizden yaşamayalım o zaman dediğinizi duyar gibiyim.Haklısınız artık bunlar hayatımızda olmak zorunda olan şeyler.Uzmanlar bunlardan korunmanın sadece doğal antioksidan &uuml;r&uuml;nler kullanarak olabileceğini s&ouml;yl&uuml;yor.Yani nasıl bunlarla yaşamak zorundaysak doğal antioksidan &uuml;r&uuml;nlerlede yaşamak zorunda kaldığımız bir &ccedil;ağ başladı.Bundan 30 yada 40 yıl &ouml;nce doğal antioksidanlardan bahsetmemiz gerekmiyordu &ccedil;&uuml;nk&uuml; zaten doğaldı yaşam şartlarımız.İnsanlar bu kadar sağlığı tehdit eden şeylere mağruz kalmıyordu.Şimdi bu &uuml;r&uuml;nler olmazsa olmazlarımız arasına girecek.Yakın bir zamanda herkesin dolaplarında,&ccedil;antalarında ila&ccedil;lardan &ccedil;ok bu &uuml;r&uuml;nler olacak. SAĞLIKLI YAŞAMAK VE DAHA FAZLA BİLGİ ALMAK İSTEYENLER İ&Ccedil;İN&nbsp;</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 May 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/grafik1_4.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Vitamin Eksikliğinin Sağlığımız İçin Önemi </title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/vitamin-eksikliginin-sagligimiz-icin-onemi--104</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/vitamin-eksikliginin-sagligimiz-icin-onemi--104</guid>
                <description><![CDATA[Zarife DURAK]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sadece Yiyecek ve i&ccedil;eceklerden alınabilen vitaminlerin eksikliği halinde &ccedil;eşitli hastalıklar meydana geliyor. Bir &ccedil;ocuğumuz d&uuml;zenli beslendiği d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor ve vitamin eksikliği gibi bir sorun yaşamıyacağı kanısında. G&uuml;n&uuml;m&uuml;z yaşam şartlarında d&uuml;zenli beslenebilmek neredeyse imkansız.Bu nedenle de vitamin eksikliği tehlikesi herkesin sorunu olmuş durumda.</p>  <p>V&uuml;cudun yapı taşları olan vitaminler ve mineraller, yaşamamızı s&uuml;rd&uuml;rmemizi sağlayan bir&ccedil;ok metabolik olayın ger&ccedil;ekleşmesinde rol alan en &ouml;nemli sağlık akt&ouml;rlerindendir. Bazı vitaminler ise &lsquo;koruyucu&rsquo; g&ouml;rev &uuml;stleniyor.</p>  <p>Vitaminleri ve mineralleri g&uuml;nl&uuml;k beslenme d&uuml;zeni i&ccedil;inde yiyecek ve i&ccedil;eceklerden, hatta g&uuml;neşten alabiliyoruz. Ancak hastalık ya da beslenme bozukluğu durumunda veya hastalıklardan korunmak i&ccedil;in ekstra vitamin ve mineral desteğine ihtiyacımız olabiliyor.</p>  <p>Prof. Dr. Metin &Ouml;zata, vitamin eksikliğinde sağlık problemlerinin ortaya &ccedil;ıktığını s&ouml;yl&uuml;yor ve bazı kronik hastalıkların &ouml;nlenmesinde de vitaminlerden faydalanıldığını belirterek, &ldquo;Bazı durumlarda ilave vitamin ihtiyacı ortaya &ccedil;ıkabilir. Ancak y&uuml;ksek dozda alınan bazı vitaminler v&uuml;cutta birikerek fayda yerine zarar getireceğinden, bu ila&ccedil;ları gelişig&uuml;zel kullanmak yerine bazı belirtilere kulak vermek ya da direkt olarak kan testi yaptırmak gerekir&rdquo; dedi.</p>  <p>Sağlığımız i&ccedil;in &ouml;nem taşıyan vitaminleri, g&uuml;n&uuml;m&uuml;z yaşam şartlarında besinlerden doğal olarak alamıyoruz.Sebze ve meyvelerdeki hormonlar,GDO (genetiği değiştirilmiş organizma) besinler,maruz kaldığımız radyasyon,ozon tabakasının delinmesi,marketlerdeki gıdaların raf &ouml;mr&uuml;n&uuml;n uzatılabilmesi i&ccedil;in kullanılan kimyasal katkı maddeleri....Evet sanırım bu yazdıklarım birazda olsa neden doğal beslenemediğimiz konusunda size ip u&ccedil;ları vermiştir.</p>  <p>Bir &ccedil;ocuğunuzun &quot;Peki ne yapmalıyız?&quot; diye sorduğunu duyuyorum...</p>  <p>Bu soruyu bende kızımdaki ve kendimdeki &ccedil;ok ciddi sağlık problemleri yaşadığım bir d&ouml;nemde sormuştum. Benim sorularımın cevaplarını Forever Living &Uuml;r&uuml;nlerini verdi. Hem kızımın sağlığını hem kendi sağlığımı Forever Living &Uuml;r&uuml;nlerine bor&ccedil;luyum.</p>  <p>Besin tamamlayıcıları v&uuml;cudumuzun ihtiyacı olan vitaminleri karşılayabilmemiz i&ccedil;in olmazsa olmazlarımızdan oldu. Artık herkesin besin tamalayıcılarına ihtiyacı var.D&uuml;nya devi Forever LİVİNG Firması bunu fark etmiş ve 1978 yılında besin tamamlayıcı &uuml;r&uuml;nleri &uuml;retmeye başlamıştır.36 yıldır Sağlıklı Beslenme sekt&ouml;r&uuml;nde faliyet g&ouml;stermektedir.D&uuml;nyanın 159 &uuml;lkesinde Forever Living &uuml;r&uuml;nleri kullanılmaktadır.</p>  <p>D VİTAMİNİ</p>  <p>G&uuml;neş en b&uuml;y&uuml;k D vitamini kaynağıdır. D vitaminini doğal yollardan, her g&uuml;n en az 30 dakika, saat 10.00-15.00 arasında g&uuml;neşlenme yapılması ile alabilirsiniz. &Ccedil;ıplak tenin direkt olarak g&uuml;neşi g&ouml;rmesi gerekir. Kasım-Şubat ayları arasında &uuml;lkemize gelen g&uuml;neş ışınlarının geliş eğiminden dolayı cilt, D vitamini sentezini yapamaz. G&uuml;neşlenseniz bile v&uuml;cutta D vitamini oluşmaz. Bu d&ouml;nemlerde kapalı ortamlarda yaşayanlarda,ilk 1 yıl anne s&uuml;t&uuml; almayan ve g&uuml;neşlenme yapılmayan bebeklerde D vitamini eksikliği g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. G&uuml;neş g&ouml;rmeyenler de, b&ouml;brek-karaciğer yetersizliği olanlarda, yaşlılarda, kilo problemi yaşayanlarda da D vitamini eksikliği g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p>  <p>D vitamini eksikliğinde; Kemik erimesi ve kemiklerde kırılmalar başlar. Kemiklerdeki bu durumda sakatlığa neden olabilir. Yorgunluk olur. V&uuml;cudun kalsiyum dengesi bozulacağından kemiklerdeki kalsiyum kana ge&ccedil;er ve kemikler zayıflar. Kırık oluşma riski artar. Kas g&uuml;c&uuml; azalır. Y&uuml;r&uuml;me, merdiven inip-&ccedil;ıkma zorlaşır. Dengede bozulma olup, d&uuml;şme riski artar. Depresyona eğilim artar. Unutkanlık olabilir. Kilo vermek zorlaşır. D vitamini kaynağı olan g&uuml;neşten yararlanamadığımız d&ouml;nemlerde sofranızdan yumurta sarısı, karaciğer, yağlı balıklar, tereyağı ve D vitamini destekli s&uuml;tleri eksik etmeyin.</p>  <p>Vitamin eksikliği deyip ge&ccedil;mememiz gerektiğini bu yazdıklarımdan anlamış olmanızı diliyorum.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/grafik1_3.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Florürün 8 Zararı ve Florürden Korunma Yolları</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.aksaraymeydan.com/haber/florurun-8-zarari-ve-florurden-korunma-yollari-89</link>
                <guid>https://www.aksaraymeydan.com/haber/florurun-8-zarari-ve-florurden-korunma-yollari-89</guid>
                <description><![CDATA[Florür tartışmalı bir madde. Düşük dozlarda diş çürümelerini engellediği için önceleri serbestçe diş macunlarına, hatta bazı ülkelerde şebeke suyuna katılırken, son yıllarda zararları faydalarından daha çok tartışılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Flor&uuml;r tartışmalı bir madde. D&uuml;ş&uuml;k dozlarda diş &ccedil;&uuml;r&uuml;melerini engellediği i&ccedil;in &ouml;nceleri serbest&ccedil;e diş macunlarına, hatta bazı &uuml;lkelerde şebeke suyuna katılırken, son yıllarda zararları faydalarından daha &ccedil;ok tartışılıyor.</p>  <p>&Ccedil;in, Avusturya, Bel&ccedil;ika, Finlandiya, Danimarka, Norve&ccedil;, İsve&ccedil;, Hollanda, Macaristan ve Japonya gibi bazı &uuml;lkelerde suya flor&uuml;r katılması yasak. T&uuml;rkiye&rsquo;de suya flor&uuml;r katılmıyor, ama pek &ccedil;ok ilimizin şebeke suyunda doğal olarak flor&uuml;r bulunuyor. &Uuml;stelik şebeke suyu tek flor&uuml;r kaynağı değil. Hazır meyve suyu ve gazlı i&ccedil;eceklerden tutun, bebek mamalarına kadar pek &ccedil;ok &uuml;r&uuml;nde flor&uuml;r bulunuyor.</p>  <p><strong>Flor&uuml;r Kaynakları</strong></p>  <p>&Ccedil;oğu kişi flor&uuml;rs&uuml;z diş macunu kullanarak bu kimyasalın zararlı etkilerinden korunabileceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor. Ancak bazı illerimizde şebeke suyunda y&uuml;ksek sayılabilecek miktarlarda flor&uuml;r bulunuyor.&nbsp; T&uuml;rkiye İ&ccedil;me Sularında Flor&uuml;r&uuml;n B&ouml;lgesel Dağılımı (Y) (PDF) başlıklı &ccedil;alışmada, Marmara B&ouml;lgesi&rsquo;nin suları incelenmiş ve bazı il&ccedil;elerde flor&uuml;r değerlerinin tehlikeli seviyelere &ccedil;ıktığını saptamış. &Ouml;rneğin Kırklareli merkez il&ccedil;ede sudaki flor&uuml;r değerlerinin, D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml;&rsquo;n&uuml;n g&uuml;venli bulduğu aralık olan 0,5 &ndash; 1.7 mg/lt.nin &uuml;zerinde olduğu saptanmış.</p>  <p>İşin k&ouml;t&uuml;s&uuml;, oturduğunuz b&ouml;lgedeki suların d&uuml;ş&uuml;k flor&uuml;rl&uuml; olması da yetmiyor, &ccedil;&uuml;nk&uuml; t&uuml;kettiğimiz pek &ccedil;ok hazır i&ccedil;ecek, T&uuml;rkiye&rsquo;nin farklı b&ouml;lgelerinde, şebeke suyundan &uuml;retiliyor. Eğer &uuml;retimin yapıldığı b&ouml;lgedeki sular y&uuml;ksek flor&uuml;r i&ccedil;eriyorsa, &uuml;r&uuml;n&uuml; t&uuml;kettiğinizde siz de flor&uuml;re maruz kalıyorsunuz.</p>  <p><strong>Flor&uuml;r kaynağı olabilecek bazı &uuml;r&uuml;n ve gıdalar ş&ouml;yle:</strong></p>  <p><strong>Flor&uuml;rl&uuml; diş macunu&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong></p>  <p><strong>Bebek maması</strong></p>  <p><strong>Hazır &ccedil;orba</strong></p>  <p><strong>Tavuk bulyon</strong></p>  <p><strong>Teflon tava veya tencerede pişmiş gıdalar</strong></p>  <p><strong>Gazlı i&ccedil;ecekler</strong></p>  <p><strong>Hazır meyve suları</strong></p>  <p><strong>Paketli ve/veya işlenmiş gıdalar</strong></p>  <p><strong>Anestezi kimyasalları</strong></p>  <p><strong>Flor&uuml;rl&uuml; tuz</strong></p>  <p><strong>Sigara</strong></p>  <p><strong>Flor&uuml;r neden zararlıŞ</strong></p>  <p><strong>1. Biyobirikim</strong></p>  <p>Biyobirikim, belirli bir kimyasalın v&uuml;cutta birikme eğilimine verilen teknik isim. Flor&uuml;r, biyobirikimli kimyasalların arasında. Sağlıklı bir kişi, her g&uuml;n aldığı flor&uuml;r&uuml;n %50 &ndash; 60&rsquo;ını idrar yoluyla v&uuml;cudundan atıyor. Geri kalanıysa kemiklerde ve beyinde birikiyor. Bebek ve &ccedil;ocuklarsa aldıkları flor&uuml;r&uuml;n sadece %20&rsquo;sini v&uuml;cuttan atabiliyor. Kemiklerde biriken flor&uuml;r miktarı hayat boyu artış g&ouml;steriyor.</p>  <p><strong>2. &Uuml;reme sistemi</strong></p>  <p>Laboratuvar hayvanlarında yapılan deneylerde, y&uuml;ksek dozlarda flor&uuml;r&uuml;n erkek &uuml;reme organlarına hasar verdiği ve kısırlığa yol a&ccedil;tığı tespit edilmiş. ABD&rsquo;de yapılan bir araştırma, şebeke suyunda 3 mg/lt. ve daha fazla flor&uuml;r bulunan yerlerde doğurganlık oranlarının d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirlemiş. Bir başka araştırmaysa, yine y&uuml;ksek flor&uuml;rl&uuml; b&ouml;lgelerde yaşayan erkeklerde ortalamanın altında testosteron hormonu tespit etmiş.</p>  <p><strong>3. Beyin (merkezi sinir sistemi)</strong></p>  <p>Flor&uuml;r&uuml;n merkezi sinir sistemi i&ccedil;in zararlı olduğunu belgeleyen onlarca araştırma var. Flor&uuml;r&uuml;n beyinde biriktiğine, davranış değişikliklerine yol a&ccedil;abildiğine ve uzun vadede Alzheimer hastalığına yol a&ccedil;abildiğine dair bulgular var.</p>  <p>İ&ccedil;me suyunun flor&uuml;rlenmesini destekleyenler, bu &ccedil;alışmalarda &ccedil;ok y&uuml;ksek dozda flor&uuml;r kullanıldığını savunsalar da, flor&uuml;r&uuml;n biyobirikimli olduğunu unutmamak gerekli.</p>  <p><strong>4. D&uuml;ş&uuml;k IQ</strong></p>  <p>&Ccedil;in, İran, Hindistan ve Meksika&rsquo;da yapılan 24 ayrı &ccedil;alışmada, v&uuml;cuttaki flor&uuml;r miktarıyla IQ arasında ters bağıntı olduğu ortaya konmuş. İ&ccedil;me suyundaki 1 mg/lt. flor&uuml;r artışının, 0,59 IQ puanı kaybına yol a&ccedil;tığı bulunmuş.</p>  <p><strong>5. Erken ergenlik</strong></p>  <p>Flor&uuml;r&uuml;n merkezi sinir sistemi dışında da olumsuz etkileri var. Flor&uuml;r aynı zamanda pineal bezini olumsuz etkiliyor. Bu bez, pek &ccedil;ok başka işlevin yanı sıra, b&uuml;y&uuml;me ve ergenlik s&uuml;re&ccedil;lerinden sorumlu. İapılan araştırmalar (PDF), i&ccedil;me suyuna flor&uuml;r katılan b&ouml;lgelerde kız &ccedil;ocukların, flor&uuml;r kullanılmayan b&ouml;lgelere kıyasla 5 ay &ouml;nce &acirc;det g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ortaya koymuş.</p>  <p><strong>6. Tiroid hormonları</strong></p>  <p>Flor&uuml;r&uuml;n tiroid bezini de olumsuz etkilediği bildiriliyor. Ukrayna&rsquo;da yapılan bir &ccedil;alışmada, 2,3 ml/lt. d&uuml;zeyinde flor&uuml;r&uuml;n tiroit hormonunda azalmaya yol a&ccedil;tığı belirlenmiş. Hatta bu etki o kadar tutarlıymış ki, 20. y&uuml;zyıl ortalarında hipertiroidizmi (aşırı aktif tiroid bezi) olanlara flor&uuml;r tedavisi &ouml;nerilmiş.</p>  <p><strong>7. Romatizma belirtileri</strong></p>  <p>Skeletal florozis, flor&uuml;r&uuml;n kemiklerde birikmesiyle ortaya &ccedil;ıkan ve romatizma benzeri belirtilere yol a&ccedil;an bir rahatsızlık. İşin k&ouml;t&uuml;s&uuml;, belirtileri romatizmayla karıştırılabildiğinden, erken safhada teşhis koyulması olduk&ccedil;a g&uuml;&ccedil;. Belirtiler ışığında doktorlar genellikle romatizmadan ş&uuml;phelendikleri i&ccedil;in, aslında son derece basit bir şekilde (flor&uuml;r alımını keserek) tedavi edilebilecek rahatsızlık, uzun yıllar tedavi edilmeyebiliyor.</p>  <p><strong>8. Kemik erimesi</strong></p>  <p>Flor&uuml;r, kemiklerde birikiyor. Flor&uuml;r&uuml;n sağlık &uuml;zerindeki etkisini araştıran ilk &ccedil;alışmalardan birine g&ouml;re, i&ccedil;me suyuna flor&uuml;r katılan b&ouml;lgelerdeki &ccedil;ocuk n&uuml;fusunda g&ouml;r&uuml;len kemik ve kemik bağlantılı rahatsızlıklarda iki kat artış kaydedilmiş. Benzer şekilde, Meksika&rsquo;da yapılan bir araştırma (PDF), diş macunundaki flor&uuml;rle &ccedil;ocuk kemik kırılmaları arasında bağıntı olduğunu ortaya &ccedil;ıkarmış.</p> ]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 May 2015 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.aksaraymeydan.com/images/haberler/dis-cocuk_1.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
